"Seslerin de rengi varmış meğer, seslerin de karakteriolduğu gibi. Kimi sesler suyun renginde olduğu gibi işliyor içine, kimi seslertoprak renginde kucaklıyor, sarmalıyor. Kimi sesler ateş renginde yakıyor amayıkmıyor; arındırıyor."
Salgın günlerinde dost yüzlerine hasret kaldık. Dostyüzlerinin süsü gözlerden yoksun kaldık, gönül eşiğimizde hüzün her daim aynıbesteyi çalmaya devam ettik. Buruk hisler yumağına dolanmışız, bir türlüçözülmek bilmiyor duygularımız. Birbirine girmiş, iç içe geçmiş ne önü var nesonu. Bilinmeyen denklemleri çözmeye mahkûm edilmiş gibiyiz.
Elim kolum bağlı, ten kafesimiz müebbet yatmayahazırlanıyor. Beyin buna uyum sağlamaya başlarsa vay hâlimize ki vay. Ruhumuzunhapsi ise apayrı bir çile çekmekte. "Ya sabır" dedirtiyor. Gönül zaman zamanisyana düşse aklın ve imanın rehberliğinde insana inanmaya devam ediyor.Gözyaşı medeniyetinin yolcuları ne çileler çektiler, ne ızdıraplar yaşadılar.Bak geçmişine ki bugünü geleceğin umut ışığıyla aydınlat.
Sil gözündeki sürmeleri, serin serin suyun akışınabırak kendini. Uyanışa geç. Uyanışlar için zorlu engeller aşmak gerekir.Uyanışlar hakikatin eşiğinden geçme cesaretine sahip olanların işidir.
Umuda bakmak ötelere bakmayı öğretir. Görüşünü enuzağa odaklamalısın. En uzak aslında umuda en yakın olandır. Bugüne hapsolduğunmüddetçe kaybolmaya da mahkum olmuşsun demektir. Kimsesizliğin ve çaresizliğingirdabında bilmediğin bir sonun karanlığındasındır.
Oysa dost gönüllerin gözlerinde aydınlanan ruhumuzönümüze her ne çıkarsa çıksın ilerlemeye devam eder. Yüreğindeki kuvvet dostunbakışlarındadır. Eğer bugün bu bakışlar gurbete çıktıysa seslere kulak verelim.
Gözlerin rehberliğine ne kadar sarılmışsak seslerinâlemine aşinalığımız başlasın. Şimdiden sesler dünyasında dost gönülleriseçebiliyorum. Online eğitimlerde dokunamadığım, göremediğim öğrencilerimeseslerin dünyasından ulaşıyorum. Sesler âleminde yeni keşifler yepyeni birdeneyim oldu hepimiz için.
Hele sevdiklerimin sesi. Hep gözlerden gönülleregirmeye alışmış gönlüm sesler âlemini tanımaya başladı. Annemin sesi, kardeşleriminsesi, arkadaşlarımın sesi.
Seslerin de rengi varmış meğer, seslerin de karakteriolduğu gibi. Kimi sesler suyun renginde olduğu gibi işliyor içine, kimi seslertoprak renginde kucaklıyor, sarmalıyor. Kimi sesler ateş renginde yakıyor amayıkmıyor; arındırıyor. Kimi sesler tuz tadında hep susatıyor, kimi seslerşekerli hiç bırakmasın gitmesin diyorsun. Kimi sesler güller gibi dikenlerinarasında güzele ulaşmak için sabretmek gerekiyor.
Sesler giriyor gönül eşiğinde bazen ağlatıyor, bazengüldürüyor. Seslerde tanımlıyorum artık hayatı. Engellilerimizi düşünüyorum.Salgın günlerinde hepimiz birer engelliyiz. Engelimiz nispetinde yeni duyuşsal,bilişsel beceriler geliştiriyoruz. İnsanoğlu kayıp kıtalarında kendinikeşfediyor.
İnsana dair yeni keşifler. Sesler kayıtta görüntülerdeğil. Görüntüler insafsız, vahşi. Bakmıyorum, görmüyorum, duymuyorum. Şu anbile sesler âleminden bakıyorum dünyaya. Görmekten bakmaya adımlarken geçmiştebugün duymaktan bakmaya geçişlerdeyiz.
Bir gün gelecek salgın günlerini de geride bırakacakinsanlık. Ne duyduklarını unutmayanlar dimdik ayakta kalacak. Sadece bakanlaraldanacak. Görmeyi yeniden keşfedecekler. Gözlerden gönüllere bakmayı, hâllisanınca konuşmayı yeniden öğrenecekler.
Sesler âleminde hakikatin sesi her zaman duyulmayadevam edecek. Her hoşça kal deyişimizde bir merhaba sesinin uyanışı saklıkalacak.