Selamlaşmaadabına bu hafta da devam edelim.

Sözlüselamın dışında; gülümsemek, el sıkışmak, el öpmek, başı öne doğru eğmek, elsallamak, eli başa götürmek, sağ eli göğsün üzerine götürmek, ayağa kalkmak,şapka çıkarmak, öne doğru yarım eğilmek, sarılmak, el sıkarak veya omuzlarıbirleştirerek sarılmak ve korna çalmak suretiyle selamlaşmak da mümkündür.Nitekim Peygamberimiz (sav), bir gün mescide geldiğinde kadınların oturduğunugörmüş ve onları eliyle selamlamıştır.

Türkkültüründe beden dili ve davranış biçimli selamlaşma türlerinin, yoğun olarak'el', 'baş' ve 'bağır' bölgeleri üzerinden gerçekleştirilirken; selamlaşmayadönük olarak "öpmek" eylemi, Türk kültürüne daha sonraki dönemlerdeeklemlenmiştir.

Selamlaşma,kullanılan iyi niyet ifadeleri ile sonlanır. Oysa çoğu zaman, selam ifadeleriile selamın ardından kullanılan bu iyi niyet ifadeleri birbirine karıştırılır.

" Hoşgeldin. ", " Nasılsınız? ", " Hayırlı işler .", " Kolay gelsin ."," Bereketli olsun .", " Teşekkür ederim .", " Sağlıcakla kalın ."," Esen kalın .", " Esenlikler dilerim .", " Allah'a emanet olun ."," Güle güle .", " İyi dersler .", " İyi çalışmalar ." gibiifadeler; selam değil, selamlaşmayı taçlandıran iyi niyet ifadeleridir.Selamdan sonra bu içten, rahatlatıcı ve güven verici ifadeleri kullanmak önemlibir görgü davranışıdır. Ancak bu tür ifadeleri, selam ifadelerinin alternatifiolarak düşünmemek gerekir.

Yaygınkabulün aksine, " merhaba " Anadolu kültüründe bir selam ifadesi değildir." Geniş ve güvenli bir yere geldiniz. Gönlün ve yerin geniş olsun. Rahatolun. " anlamına gelen ve Anadolu'nun birçok yerinde selamdan sonra mutlakakullanılan bir iyi niyet ifadesidir. Selamlaşmadan sonra misafire veyamuhataba, " Lütfen rahat ol. Kendini evinde gibi hisset. " mesajı verilenbir rahatlatma ifadesidir. Ancak " merhaba " günümüzde sosyal selam olarakkullanılan bir ifade olmuştur.

Genelkabullere uygun olarak, sosyal ortamlarda ve sosyal ilişkilerde " merhaba "bir selam ifadesi olarak kullanılabilir. Ancak bir kamu çalışanının resmîortamlarda yöneticiye ve üst kişiye " merhaba " diye selam vermesi ciddibir saygısızlık olarak kabul edilir.

Hz.Peygamber (sav); evlerimize girdiğimiz zaman ev halkına, başka evlerin kapısınavardığımızda ev sahiplerine selam vermemizi, tanıdığımız ya da tanımadığımızherkese selam vermemizi, bir meclise vardığımızda ve oradan ayrıldığımızdameclisi selamlamamızı tavsiye etmektedir.

Selamlaşmaadabı açısından dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

İbadethanede,toplantıda, tiyatroda, sinemada, lokantada ve kalabalık ortamlarda çevreyirahatsız etmemek için sözlü selamlaşma yerine başı hafif öne eğerek muhatabaselam vermek daha doğru bir davranıştır.

Yaşçaküçük olan büyük olana, yürüyen oturana, taşıtta olan yaya olana, kapıdan çıkangirene, merdivenden inen çıkana, kapalı bir ortama giren orada bulunanlara, birortamdan ayrılan kalanlara, sayıca az olan topluluk kalabalık olan topluluğa,mevkii veya bilgisi az olan fazla olana, arkadan gelen yetişince önden gideneönce selam vermelidir.

Küçüğünbüyüğünü önce selamlaması saygının, büyüğün küçüğü önce selamlaması sevginin,yaş veya konum olarak eşit olanların muhatabını önce selamlaması ise nezaketinbir ifadesidir.

Muhatabınduyacağı bir ses tonuyla selam vermeli; mesafe uzak ise sesle değil, bir selamhareketi ile selamlaşma yapılmalıdır.

Birselama aynıyla veya daha güzeliyle cevap verilmelidir. Selama başka birifadeyle cevap vermek (" selamünaleyküm " diye selam verene " merhaba "şeklinde cevap vermek gibi) adaba aykırı bir davranıştır.

Lokantavb. mekânlarda bir tanıdıkla karşılaşıldığında, selamlaşmak için yemek yiyenkişinin masasına kadar gitmeden uzaktan baş veya elle selamlamak yeterlidir.

Selamlaşmasırasında oturanın ayağa kalkması, gözde güneş gözlüğü varsa çıkarılması, baştaşapka varsa ele alınması, eller cepte ise elin cepten çıkarılması ve muhatapile mutlaka göz teması kurulması önemli bir görgü kuralıdır.

Ezan,Kur'an ve hutbe okuyana, namaz kılana, Cuma hutbesi ve Kur'an dinleyene, duaedene, yemek yiyene (yemek bitinceye kadar), su içene (içme işi bitinceyekadar), tuvaletteki ve hamamdaki kişiye, ders anlatana, toplantı halindeolanlara ve bir topluluğa konuşma yapan kişiye selam verilmez.

Verilenselamı almak bir yükümlülüktür. Selam vermek üzere hazırlanan kişiyi görmezdengelmek ve bir karşılaşmada selam vermeden veya verilen selamı almadan geçmek,büyük bir saygısızlıktır. Her selama aynısıyla veya daha güzeliyle karşılıkverilmelidir.

Selamalmaya hazırlanmak, muhatap yaklaşırken onun selam verme ihtimaline karşı toparlanmak,yaklaşan bir kişi varsa oturuşunu düzeltmek ve yüzünü muhatabına doğru çevirmekönemli bir görgü kuralıdır.

11.10.2023