İsmail Zorba

İsmail Zorba

SÖZÜN EŞİĞİNDEN
İsmail Zorba'nın ve diğer yazarlarımızın köşe yazılarını ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Sadece Bir Masal

Eklenme : 7.06.2022 00:00:00
Görüntülenme: 492

"Hayret bakışlarına sahip bilenler bilinmeyenler arasında kaybolmuş. Ruhlar trafiğin gürültüsünde çığlık çığlığa. Bunlar haklının sessiz çığlığı değil. Kör bir bıçak giriyor aramıza. Cımbızla yoluyor, tükenmiyor kin, nefret, riya.  Ağızlara sakız olmuş tüm güzellikler çiğneniyor. Otuz üç adalet, otuz üç merhamet, otuz üç sevgi. Nedense doksan dokuzda tamamlanmıyor adalet."

Bir çıkış kapısı arıyor insanlık. Kırk kapının her birinde kırık kilit. Bütün uğraşları bir kilit, bir kapı. Ömürler beyhude gelip geçiyor. Bir sahnen var seyircisi bile olmadığın. Uzaklara bakan gözler nerede? Hayaller, umutlar hazan yaprakları gibi uçuştular aramızdan. Nehirler kurudu, su sesine hasret kaldık. Damla damla birikirdi her masal. Masallardan öykülere uzanan köprüler yıkıldı.

Bu bahar başka bahar. Tablo muhteşem ama o tabloyu gören gözler nerede? Güneşin ne parıltısı ne de sıcaklığı değiyor yüreklere. Sonsuzluk girdabına yuvarlanıp gidiyor yürekler. Her dişlide bir yürek çarpıntısı. Sürüler hâlinde akıp gidiyor insanlar. Zamanın çığlığını duyan yok.

Hayret bakışlarına sahip bilenler bilinmeyenler arasında kaybolmuş. Ruhlar trafiğin gürültüsünde çığlık çığlığa. Bunlar haklının sessiz çığlığı değil. Kör bir bıçak giriyor aramıza. Cımbızla yoluyor, tükenmiyor kin, nefret, riya.  Ağızlara sakız olmuş tüm güzellikler çiğneniyor. Otuz üç adalet, otuz üç  merhamet, otuz üç sevgi. Nedense doksan dokuzda tamamlanmıyor adalet.

Bir yerden başlamak lazım. Yepyeni bir masal yazmaya başlasak. Dinleyicileri çocuklar olmasın. Onlar kendi masallarını yazsınlar. Bir yokmuş bir varmış.. Bir zamanlar varlığın yokluğunda yaşananlar tüketmeye başlamış insana ait ne varsa. Unutulmaya mahkum edilmiş tüm yaşananlar. Biri varmış unutmamış. Son kibriti saklayan bir kız çocuğu. Herkes öldü bilirken o ölmemiş. Saklamış elindeki kibriti. Prometheus gibi el vermiş insanlığa.

Sonra hayat bulmuş kibritçi kızın alevinde küllenen canlar. Bir damla çiğ değmiş göz kapaklarına hatırlamışlar. Her ne varsa unuttukları geri gelmiş. Masal bu ya. Bu sefer kahramanlarını terk etmiş. Her can kendi kahramanını aramış. Oysa aramaya ne hacet. Her ne varsa yüreğinde saklıymış. Gökten düşmesi beklenen üç elma hiçbir zaman görülmemiş. Bir yıldız kaymış ardından bir gökkuşağı. Sonra yağmur yağmaya başlamış.

Kulaklar suyun sesinde huzura ermiş. Sonra kuş sesleri, yaprak hışırtıları. İnsan önce dinlemiş, sonra izlemiş. Hatırlamış. Başlamış saymaya otuz üç adalet, otuz üç merhamet, otuz üç sevgi. Ve doksan dokuz da aşk. Sadece aşk.

Aşk demiş ki sadece oku. Okun ucu okumaya düşünce masalımız burada bitmiş.

Ey insan! Masalımız burada bitti. Ama senin yazılacak çok öykün var.

 

ÖNCEKİ yazı
{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft