Bir esinti yüzümüzü yalayıp geçtiğinde bazen pek mutlu oluruz. Bu genelde havanın çok sıcak olduğu zamanlarda ve ferahlamak istediğimizde olur. Bir esinti kış günü sert şekilde yüzümüze vurursa bu kez de içimiz ürperir.

Son günlerde İran’a doğru esen rüzgâr bir kış esintisi izlenimi bırakıyor. Gazze vahşeti başlangıcından bu yana İsrail, İran’ı açıktan hedef göstermiş ve onun bölgedeki etkinliğini kırmak için her türlü çareye başvurmuştur. Yeni yılda ABD başkanlık seçimlerini Trump kazanınca yeniden gözler Ortadoğu’ya çevrildi. Bölgeyi hatta dünyayı dizayn etmek isteyen ABD her yeni güne kararlar açıklamakta ve bu durum dünyanın birçok ülkesini tedirgin etmektedir.

 7 Mart 2025 tarihli bir haberde ABD başkanı Trump’ın İran’a bir mektup gönderdiği gündeme düştü. Trump yaptığı açıklamada mektup için “Umarım müzakere edersiniz çünkü askeri olarak girmemiz gerekirse bu korkunç bir şey olacak.” dedi.

 İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da 11 Mart'ta Trump'ın tehditlerine ilişkin "Tehdit ettiğin için seninle müzakere etmeyeceğim. Ne halt etmek istersen et." ifadelerini kullandı.

 Ardından uluslararası basında, İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) aracılığında ABD ile dolaylı görüşmeler yapma teklifini değerlendirdiği bildirildi.

 Bir süre sonra İran, ABD’ye Umman üzerinden bir mektuplu cevap gönderdi. Trump basına yaptığı açıklamada “İran anlaşmaya yanaşmazsa daha önce hiç görmedikleri şekilde bombalayacağız.” tehdidinde bulundu. İran da bu duruma karşılık vereceğini belirtti. Ardından balistik füzelerini sergilediği bir gösteriye girişti. İsrail’in bölgede geniş çaplı bir operasyonu zorladığı herkesin malumu. Böyle bir operasyon nelere sebep olur onu düşünmek lazım. Hemen kısaca madde madde sıralayalım.

  1. Küresel güç ABD ve bölgesel güç İran arasında olası bir mücadelede ağır silahlar konuşur. En uç noktada nükleer tehdit bile gündeme gelir. Bu da bölgenin ateş topu olmasına neden olur.
  2. Tahran başta olmak üzere batı bölgesinde vurulacak şehirlerle beraber göç dalgası başlar. Bu durumda Türkiyeye yeni bir insan topluluğunun sığınmacı olarak gelmesi demektir.
  3. ABD yeterli seviyede bir yıpratıcılık sağlayamazsa Rusya ve Çin için daha büyük güç gösterileri perdesi açılır.
  4. Çin, İran’dan ciddi şekilde petrol ithal ediyor. Böyle bir kaynağın sıkıntıya girmesini istemez. ABD için yeni perdeler açmayı dener.
  5. Suudi Arabistan ve Türkiye gibi ülkelerin savaşın içine sürüklenmesi için senaryolar devreye girer. Mezhep üzerinden cereyan edecek böyle bir savaş bölge ülkelerinin hepsini yıpratır.
  6. Türk- Pers savaşı için de ayrı senaryolar oluşturulabilir. İran içindeki ciddi Türk nüfusu kışkırtılabilir. Kadim tarih bilgisine dayanarak itidalli olmak gerekir.
  7. Hürmüz Boğazı dünya petrol sevkiyatı için hayati önemde. Böyle bir noktada petrol sevkiyatı durursa petrol varil fiyatı akla hayale gelmeyecek seviyelere gelir. Dünya ekonomileri için çıkmaz sokak olur.

Buna benzer maddeler ekleyebiliriz. Hem coğrafi hem ekonomik hem de siyasal birçok sonucunun olacağı aşikâr olan saldırının hiç olmamasını dileriz. Bir gerçek var ki her şey hemen oluverecekmiş gibi de tetikte olmak gerekir. Rüzgâr esiyor, zaman daralmış gibi. Sonraki hedefin de Türkiye olma ihtimali pek yüksek. Amerikan emperyalizminin rüzgârını esmeden dindirmek dileğiyle.