Aslınabakılırsa Cumartesi günü Zeybek Sineması ile ilgili üç haberinaltına yapılan yorumların hepsi de ne amaçla ve hangi duygu yoğunluğu içindeyapılmış olursa olsun kıymetlidir. Hiçbirisinin " kötü niyet taşıdığı "söylenemez. Olayı kavrayamayanlar olmuş olabileceği gibi, yorumların yarısı " duygusallık "ürünü ise yarısı da " bilmemezlik " ürünü olmalı...

Meselaadını vermeyeyim, Düğerek 'ten birinin " Birazda yerin sahibifedakâr olmalı. Bu pandemi de para kazanmıyor. Tabi ki sahibi zenginse adamparayı düşkünse onun için böyle değerli bir sinema kapanmış umurunda değildir. "şeklindeki yorumu sinemanın sahibi Zeybek ailesine büyük haksızlıkolmuş. El insaf...

Zeybek ailesinin o sinemadan 4 bin lira kira aldığını bilen var mı? Zeybek Sineması (Turgutreis) Caddesi 'ndeki küçücük mağazaların kirası ne kadardır birsorgulamak lazım... Sorunu doğru koymak lazım. Sokaktaki vatandaş neyse de bizgazeteciler dikkatli olmalıyız. Sorun hepimizin malumu herkes için Pandemi..

KiPandemiden sonra sinemalar olmayabilir de.. Eskiden "cep sinema" mı vardı?Zamanın ruhu değişiyor.. Şimdi "Neftlix"ler geliyor.. Ancak "tiyatrolar" öyledeğil.. Belki bakarsınız şehrimizin "kültür evleri" birer "küçük sahne" halinegetirilir. Getirilmeli de...

xx xx xx

Yapılanyorumların ortalaması " Kentin hafızası, kültürü, kente sinemanın büyüsünütaşıyan sembol mekanıdır, caddenin adı, yol tariflerin en kolay işareti,AVM'lerin ruhsuz, gürültülü birbirine yabancı salonlarına inat kapıdan girenherkesin tanış olduğu 'merhabalı, dost' mekandır Zeybek Sineması. Şehringülümseyen büyülü perdesi Zeybek sineması yaşamalıdır... Zeybek sinemasıkapanırsa şehir hafızasından renkli ve neşeli bir parçayı kaybeder, adressiz,kimliği eksik kalır. " şeklinde...

Sormaklazım; Zeybek Sineması 'na gelinceye kadar " kimliğimiz " tam mıydı?Hafızamız yerinde miydi? Bir anda hafıza kaybına mı uğradık? KonakaltıKültür Merkezi , " Han " iken avlusu yazları " FerayiSineması "ydı.. Bugünkü haliyle film gösterimi için ne engeldi?.. KatlıOtopark " Menteşe Belediye Sineması "ydı.. Ondan önce orada " KulüpSineması " vardı.. İş Bankası 'nın eski binasının olduğu yerde " BaharSineması "ydı... Bu yapılar " ortak hafızamızın " parçaları değilmiydi?

Saburhane 'de Zalihe'ninHamamı ile Sekibaşı Caddesi üzerinde Subhanelerin Hamamı 'nda yıkanmadık mı? Aynı caddede Ankaralı'nınKahvesi 'nde taş oynamadınız, Safuru da mı beklemediniz? KocahanGeçidi 'ndeki " Belediye Fırını "nda Ramazan Pidesi kuyruğunagirmedik mi? Yarımhan 'da rakı, Şadırvan 'da bira içmediniz değilmi?

Saburhane'de"İlhan Selçuk Evi", "Dudu Bahçesi", "Asaryani Kilisesi", "Rum Kız Mektebi"kimliğimizin parçası ve "ortak hafızamız" değil mi? Bırakın kadim Muğla'yı;Erman Şahin'den, Orhan Çakır'dan ne kaldı Muğla'da? Kurşunlu Cami yanındakimeydandan ne istendi.?!

xx xx xx

Geçenlerdeşehir merkezini dolaştım. Kurşunlu Cami yanındaki düzenlemeden utandım.O meydandan, güvercinlerin havuzundan ne istediniz? Hadi Koca Han ortadan kaldırılırken " kentli bilincimiz " yoktu, havuzlu meydanı ortadankaldırıp, camiyi çukura gömerken ne tür " kentli " ve " korumacı "bilince sahiptik dersiniz...

ZeybekSineması hassasiyeti gösterenler bu düzenlemede neredeydiler acaba? !

Bukonuyu ayrıca ele alacağız... Şu kadarını söyleyeyim, o meydanda düzenlemeyapılsın, cami meydanla bütünleşsin diye çok yazdım. Otopark yapılırken, " Yeraltıotoparkı yapın " diye adeta yalvarmıştım. Dönemin Valisi Ahmet Altıparmak ta Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 'e " Siz otoparktanvazgeçin, ben özel idare binasını yıkayım " diye rica etmişti.. Muğla lıları dinlemeyen Valiyi midinler?

Ahmet ve Bahattin Zeybek kardeşlerin dedesi, 19. Dönem Muğla MilletvekiliŞükrü Zeybek 'in babası Ahmet Zeybek 'in mesleği " tabaklık "tır.Kenara koyduğu birikimi ile dönemin (1961-65) Valisi Şerif Tüten 'egider, " Biraz param var okul mu, camimi yaptırsam " diye sorar. ValiŞerif Tüten " Bunları Devlet yapar. Sen sinema yaptır. " der.Rahmeti valiyi dinlemiş... Torun Ahmet Zeybek anlattı; " Dedemsinemayı yaşatmamızı isterdi. Erol amcayı da severdi. Onun için 'Sıkmayın'derdi. Sıkmadık. Sinema bizim değil, kamunun. Yaşatmak görevi bizim kadar yerelyönetimlerimizin, Kültür Bakanlığımızın da olmalı "

Haksızmı?

xx xx xx

Yorumlaratakılmak istemiyorum, ama katıldığım yorumlarda oldu. İstemeyen katılmaz.

Muğlasosyal demokratlarından Hasan Balı yorumunda Bahattin Gümüş ve Dr.Osman Gürün 'e " Geldiğiniz yerlere gelmenize emek verenlere eziyet,'meziyet' değildir. Biraz empati kurun ve vefalı olun. Dünya sizin etrafınızdadönmüyor. Geldiğiniz yerler size babanızdan miras kalmadı. Sizi oralaragetirmek hiç te kolay olmadı. Oralara gelmeniz için koşulsuz destek olanlarayüz çevirerek tutunamazsınız. Mesele sadece bu da değil, bırakın nereleregeldiğinizi biraz kendinize gelin. Erol Kutlay'ın emeğinin hakkını verin. Yoksabu insanlar da yüz çevirecek. Tırnaklarımızla yaptığımız kaleler, ellerinizdeeriyecek. Bakalım o vakit bedelini kim ya da kimler ödeyecek! " diyeseslenirken, " Aslında 'Sinemacı Erol' abimizle özdeşleşen ZeybekSinemasının başına gelenler sadece pandemi ile de açıklanamaz, mahallebakkallarımızın her köşe başında açılan 'A bilmem kaç' zincir marketlerkarşısında yaşadıkları ile de ilişkili. " diyen Kardiyolog Op. Dr.Vehip Keskin de şu ifadelerde bulundu:

" Kentininkültüründen uzaklaşmış insanların ve yetiştirdiği çocuklarının, 'yok koltuklaryumuşak değil, yok park bilmemesi', işin doğrusu AVM'lerde aldıkları pahalı veradyasyonlu havayı bulamamaları sonucu, zaten uzun süredir kendini döndüren yada cüzi bir karla yaşamaya çalışan, buna karşılık yine de birçok insana ekmekkapısı da olan bir yerdi. Pek tabii ki son darbeyi pandeminin koşulları densede, 3-5 müteahhite garanti geçiş ücretleri, vergi muafiyetleri ile milyarlarcapara aktaran pek sayın devletimizin, 'işletmeni kapat başının çaresine bak'politikası vurdu. Sonuç olarak, Zeybek Sineması ve Erol Kutlay kolayvazgeçebilecek ve yeri doldurulabilecek değerler asla değildir. ZeybekSineması, başında mutlaka 'Sinemacı Erol'un' olduğu bir çözüm bulunarak yaşatılmalıdır.Bunun için yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve de Muğla halkınagörev düşmektedir. "

xx xx xx

" Muğlasinemacılığında " Erol Kutlay bir " markadır "... Herkes bilmekzorunda değil, ama Muğla sülale isimleri ile zengindir. Onlardan biri de" Sinemacılar "dır. " Sinemacılar ", " Soydan ailesi "lakabıdır.. Muğla 'nın ilk sineması olan " Kulüp Sineması " ve ilkyazlık Kulüp Sineması bu ailenin elindeydi. Muğla 'nın " sinemacı "sıfatına sahip ilk kişisi de " Sinemacı Mustafa "dır. O zamanın ünlüfutbolcularından Cengiz Bomin 'in babasıdır. Hepsi rahmetli oldu...

AhmetTan Karaosmanoğlu 'nundaha çok Erman Şahin 'in Başkan Yardımcısı ve " tütün tüccarı "olarak bilinen babası Burhan Karaosmanoğlu da " Sinemacı "dır. " BaharSineması "nın sahibidir. Erol Kutlay , Burhan Karaosmanoğlu 'nun Muğla 'da ve Yatağan 'da makinisti olduğu gibi " Sinemacı Mustafa "nında makinist yardımcısı, el verdiklerindendir. Tabi Erol Kutlay bumesleğe ömrünü verdi ve yaşarken " Sinemacı Erol " diye efsane oldu...Dünya hiçbirimizin çiftliği olmadığı gibi, eşeği de değil.. Sırası gelengidiyor. Allah gecinden versin, Erol Ağabey 81 yaşında. Ondansonra Allah kerim mi..?

AhmetTan Karaosmanoğlu ayrıntıyı kaçırmaz. MUTSO 'nun Zeybek Sineması kapısına yapıştırılmış " İş yerimiz Muğla Ticaret ve Sanayi Odasınakayıtlı yerel işletmedir. Muğla'dan kazandığını Muğla'ya harcayan İŞLETMENESAHİP ÇIK " yazılı afişinden yola çıkarak şu yorumda bulundu:

" MuğlaZeybek Sineması kapatılmasın. Haftanın Muğla gündemi bu. Evet kapatılmasın.Ancak mülk sahiplerinin de haklarını korumak gerekir. Yerel yönetimin bunamüdahalesi zor. Mevzuat buna izin vermeyebilir. Verse bile böyle bir zihniyetinolacağını düşünmüyorum. Çünkü kendi sinemasını yıkıp, otopark yapan bir yerel yönetimdenbunu bekleyemeyiz. Ancak sinemanın kapısındaki yazı önemli. MUTSO gecikmiş kiraborcunu (Kaldı ki mülk sahipleri feragat etmiş) ve gelecek 6 ayın kira bedeliniMUTSO ödesin. Hem kültürüne hem de esnafına yardımcı olur. Hatta hattaişletmeyi devralsın, başına da Erol ağabeyi oturtsun. MUTSO'nun da sanat da birtuzu olur. Hem mülk sahipleri de mağdur olmaz. "

Vallahidört günün en isabetli önerisi de galiba bu oldu...

xx xx xx

CHPMenteşe 'de Erol Kutlay 'ın İlçe Başkanlığında ve bu günde sekreterlik göreviyapan Gülcihan Güven 'de şu yorumda bulundu:

" Zeybeksineması Muğla'mızın ve Erol amcamızın bütünleştiği, içerisinde nicekongrelerin yapıldığı, herkesin her kesimden insanların birleştiği, Muğla'mıziçin fikir ve projelerin oluştuğu hiç sinema görmemiş evlatlarımızın sinemayagetirildiği, ebeveynlerin rahatlıkla evlatlarını sinemaya, yani Erol Kutlayamcalarına teslim ettiği, valisinden, kaymakamından, bakanından,milletvekilinden, belediye başkanlarımıza, öğrencisinden velisine, akıllısındandelisine, her insanın rahat girip çıktığı, mis gibi mısırın koktuğu bir tarihsöyleyin şimdi ne olacak? Oradan ekmek yiyen insanlarımız ne olacak? Sankilabirentteyiz! İnşallah rahatlıkla çıkar Muğla'mız nefes alır saygılarımla.. "

Altınaimza atarım. Sevgili Gülcihan keşke bu güzel sözleri BelediyeSineması 'nın yerine otopark ucubesi dikilirken de söyleyebilseydin...

Allahaşkına Osman Gürün ve Bahattin Gümüş neden bu kadar sessiz..?

----------------------------------------

GÜNÜNSÖZÜ: Hakkını helal et dememe bakma sen... Hayatını haram edene hak helaledilir mi hiç. - Alıntı.

ÇİVİ

Arkadaşım"Pandemiden ev cezaevine döndü. Herkes bir yerde volta atıp duruyor. Umarımmutfakta şişlenmem." dedi.

BeniBi Gülmek Aldı: )))))