Sevgili Şehir Kudüs;
Peygamberler şehri olarak da bilinen,
Müslümanlığın yanı sıra Hristiyanlık,
Ve Musevilik için büyük öneme sahip Kudüs’ü,
Haçlılarının işgalinden Kurtaran Selahaddin Eyyubi,
Şehrin fatihlerinden biri olarak bilinir.
Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın da,
İçinde yer aldığı bu güzel şehri 638’de,
Bizans işgalinden kurtaran,
İslam’ın ikinci Halifesi Hazreti Ömer’dir.
Tarihe Kudüs’ün ilk fatihi olarak geçmiştir.
Hazreti Ömer'in halifeliği döneminde,
Fethedilmesinin ardından uzunca süre,
Müslümanların hakimiyetinde kalan Kudüs,
Birinci Haçlı Seferi sonunda 1099’de,
Yeniden Hristiyanlar tarafından işgal edildi.
Haçlı işgali altındaki şehir,
İşgale son verecek fatihini beklemeye başladı.
Kudüs’ü prangalarından kurtaran komutan Selahaddin Eyyubi’dir.
‘Kudüs işgal altındayken ben nasıl gülebilirim ki” sözüyle,
Hafızalara kazınan Selahaddin Eyyubi,
Eyyubiler devletini kurduktan sonra,
Kutsal şehirdeki işgale son vermek için harekete geçti.
Birinci Haçlı Seferi sonucunda kurulan,
Ve kutsal şehri işgal altında tutan Kudüs Krallığı ordusu ile
Selahaddin Eyyubi’nin komutasındaki ordusu,
Tarihte ilk kez "Hittin Savaşı" olarak bilinen muharebede karşılaştılar.
Selahaddin Eyyubi’nin askeri dehası sayesinde ordusu kazandı.
Kudüs Krallığının askeri gücünün,
Büyük ölçüde yok edildiği Hittin Savaşı,
Kudüs’ün fethinin de yolunu açtı.
Aldığı ağır yenilgi sebebiyle,
Kudüs Krallığı Eyyubilere karşı işgal ettiği toprakları koruyamıyor,
Kutsal şehir Kudüs’ün fethi,
Her geçen gün daha da yaklaşıyordu.
Selahaddin Eyyubi komutasındaki ordu,
Hittin zaferinden yaklaşık 2,5 ay sonra,
20 Eylül 1187’de işgal altındaki Kudüs’ü kuşattı.
Kudüs aşığı Selahaddin Eyyubi,
Kuşatma sırasında şehre zarar gelmesini önlemek için,
Büyük özen gösterdi.
Ünlü komutanın Kudüs'ü korumak için kuşatma sırasında,
“Kudüs'ün, Yaradan'ın kutsal saydığı beldelerden biri olduğuna,
Büyük bir inancı vardır.
Karşı tarafa;
‘Sizin de kutsallığına inandığınız bu beldeye,
Muhasara ve savaşın gerektirdiği yollarla,
Hücum etmek ve girmek istemiyorum.”
İfadelerini kullandığı rivayet edilir.
Kuşatmayı kıramayan Kudüs’ün işgalci komutanı,
İbelinli Balian'ın 12 Ekim 1187’de şehri,
Eyyubilere teslim etmesiyle,
Kudüs’teki 88 yıllık Haçlı işgali sona erdi.
Kudüs'ün fethi İslam aleminde sevinçle karşılanırken,
Vatikan ve Hristiyan aleminde şoka neden oldu.
Haçlılarca tahrip edilen Mescid-i Aksa’yı,
Gül yağıyla yıkatan Selahaddin Eyyubi,
Harem-i Şerif’i Hristiyan sembollerinden arındırdı.
Eyyubi sonrasında da Kudüs’e birçok eser kazandırmıştır.
Kudüs’ü yeniden işgal etmek isteyen Avrupa ülkeleri,
Tekrar bir haçlı seferleri düzenleyip,
Kudüs önlerine geldiler.
Bu kez başarılı olamadılar.
Sonrasında da
1517’de Yavuz Sultan Selim Kudüs'ü Osmanlı himayesine kattı
Ve Kudüs 400 sene bizim idaremizde oldu.
Dört asır idaremiz altında bulunan Kudüs'ü 9 Kasım 1917'de ,
İngilizler'e terk etmek zorunda kaldık.
Arap -İngiliz işbirliğini,
Askerimizin bu işbirliği ile
Sırtından hançerlenmesini,
İşkencelere maruz kalmasını unutmadık.
Kudüs bir sancak dikeceksek Ay-Yıldız’ı dikeriz.
Kısaca Kudüs hakkında bilgi vermeye çalıştım.
Orta Doğuyu sıkı takip ediyorum.
Burada çok büyük strateji yatıyor.
Bunları anlamak öğrenmek zorundayız.
Diyorum ki;
Balkanları anlamazsak,
Kafkasya’yı anlamazsak,
İpek yolunu anlamazsak,
Asya devletleri ve ilişkileri anlamazsak,
Rusya’yı anlamazsak,
Kara Denizi anlamazsak
Avrupa birliğini anlamazsak,
Boğazları anlamazsak.
İstanbul ve önemini anlamazsak,
Ayasofya’yı anlamazsak
Ege denizini anlamazsak,
İzmir’i anlamazsak,
Akdeniz’i anlamazsak,
Doğu Akdeniz’i anlamazsak,
Hatay’ı anlamazsak,
İskenderun körfezini anlamazsak
Kudüs’ü anlamazsak,
Orta Doğu’yu anlamazsak,
Anadolu’yu kaybederiz.
Senelerdir Orta Doğu’yu,
Yatırım ve tüketim merkezi haline getirerek,
Bölgeyi dönüştürmek için uğraşıyorlar.
Bölgede Arap, Türk, Kürt,
Türkmen, Alevi, Sunni diye ayrıştırıcı unsurlarla,
Bölgenin çöküşünü sağlamak için uğraşıyorlar.
Bölgeyi bölme projesi;
Bölge ülkelerini içten zayıflatmak ve çökertmek amaçlıdır.
Yaptıkları politikalar batıyı birleştirirken,
Orta Doğu’yu çökertmektedir.
Orta Doğu’nun bir parçası olarak,
Ve Arz-ı Mevüd diye,
Topraklarımıza göz dikildiği için,
Orta Doğuyu anlamak zorundayız.
Ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin,
Barış Pınar’ı Hareketi,
Zeytin Dalı Hareketi,
Fırat Kalkanı Hareketi ile
Bir terör devletinin kurulmasını önledik
İsrail-Filistin savaşını da,
Haç-Hilal savaşına dönüştürmeyeceğiz.
Bölgeyi çok iyi analiz edip,
Stratejik adımlar atacağız.
Uyanık olacağız.
Korkmayacağız.
Yolda biz varız.
Eğitiliyoruz.
Hazırlanıyoruz.
Anadolu’nun,
Mustafa Kemal’in,
Laik Cumhuriyetin Evlatları,
Laik Cumhuriyetin Kadınları Olarak.
Kısaca;
Orta Doğu’yu çok iyi okuyacağız…