6 Şubat 'ta yaşanan Maraş merkezli depremlerinüzerinden 5 ay geçti. Kış geçti, bahar geçti, yaz geçiyor...

Biz depremi de depremzedeleride unuttuk. Onların ihtiyaçlarını da unuttuk, depremdeki ihmalleri ise birgüzel unutturdular!

Ölen öldü, kalan sağlarkimindir?!

Tam 11 ilin etkilendiğidepremde 50 bin üzerinde canı kaybettik. Aileler dağıldı, binlerce çocukyetim-öksüz kaldı. Yüzlerce insan evinden, iş yerinden oldu, işsiz evsiz kaldı.Bari ders aldık mı?

Korkuyla, kaygıyla alır gibiolduk, aldığımızı da unuttuk. Acılar geçmedi ama artık bunu konuşmuyoruz.

Kaç kişi, kaç yıllayargılanıyor, bunun bilgisi artık verilmiyor. Binalara ruhsat veren hiçbiryetkili görevden alınmadı, yargılanmıyor... Farkında mısınız?

xx xx xx

Kayıp insanlarla ilgili resmibir açıklama yapılmamakla birlikte sayı on binlerle ifade ediliyor. Depremlerde17 binden fazla bina yıkıldı. Ağır hasarlı veya orta hasarlı olarakaçıklanan 301 bin bina da acil yıkılacak...

Barınma ise depremzedeler içinhala en büyük sorun...

Özellikle Hatay'da temizsuya, hijyen malzemelerine ulaşılamıyor. Yardımların azalması ve gönüllüler deşehirden çekilince Hataylılar hepten yalnız, çaresiz ve umutsuz kalmışlar...

Kış aylarında depremzedelerinkaldığı çadırları su basmıştı, baharda haşereler arttı, çocuk hastalıklarıyaygınlaştı, yaz sıcakları başladı barınma krizi derinleşti. Belediyecilikhizmetlerinin sekteye uğramasıyla birlikte halk sağlığı sorunu hep gündemde...

Depremde yerle bir olan Hatay'davatandaşların sokak duvarlarına "Umudunu yitirme geri döneceğiz Hatay"yazması yürekleri sızlatmıştı... Günlerce sosyal medyada paylaşmıştık. Hepunuttuk... İnsan yazdığını unutur mu? Hataylı unutmamış, dönmek istiyor, amaalt yapı izin vermiyor...

xx xx xx

Biz gazeteciler de unuttuk...Ama ben de "korkmuş kaygılanmış" olmalıyım ki, hiç değilse bu köşeden Muğla'nındepremselliğini sorgulamaya, depreme karşı ve yaşanması halinde depremdensonrası için alınan önlemleri anlamaya çalıştım. Menteşe Belediyesini yapılarımızındepreme dayanıklılıklarını veya dayanıksızlıklarını belirlemeye çağırdım. Anacaddelerdeki apartmanların zemin katlarının kolon ve kirişlerinindenetlenmesini önerdim...

Bugüne kadar tek bir açıklamagelmedi... Bir ara İnşaat Mühendisleri Odası harekete geçer gibi oldu,ama galiba arkası gelmedi. Neyse ki genç gazetecilerimiz var.

Muğla Basınında artık kimkiminle, kimlerle ne neler yapıyor bilmek istemiyorum. Gazeteciliğin dışındaher şey yapanlar olduğunu duyuyorum, ilgilenmiyorum. İnzivadayım... Şaşırtıcıama mesleğinizi icra etmeye çalışan genç gazeteciler var. Mesleğimizin geleceğiiçin umut veriyorlar...

Tırsıp, bırakıp gideceklerdiye de kaygılanıyorum!

Onlardan Esma Turan "Benunutmadım" dercesine gitmiş Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş ileAnka Ajansı ve Yenigün Gazetesi için röportaj yapmış... Benim buköşeden sorduğum, ama yanıtsız bırakılan sorularımın çoğunun yanıtını almış.Ancak ben Başkan Gümüş'ü açıklamalarında pek samimi bulmadım, kaçamak yanıtlarverdiği de belli oluyor...

xx xx xx

Sevgili Esma Turan'ınröportajından anladığım kadarıyla Muğla'da henüz yapılarda "Depremedayanıklılık" inceleme ve araştırması başlatılmış değil. Oysa Muğla depremriski ve potansiyeline sahip önde gelen illerden...

Daha çok "kaçak yapılaşma"konuşulmuş. Demek ki "deprem" değil, "kaçak yapı" sorunumuz var!

Başkan Gümüş , bugüne kadar 'imara aykırı 669 yapıyla ilgiliişlem başlattıklarını, 200'ün üzerinde yapının yıkım işleminigerçekleştirdiklerini' söylemiş. Menteşe Belediyesi kurulmadanönce sadece İmar Müdürlüğü bulunurken, üç birim oluşturulduğunu ve "dahahassas denetim ve inceleme yapılması" için "Yapı Kontrol Müdürlüğü"kurulduğunu kaydetmiş.

Yapılar sadece inşaataşamasında değil, inşaattan sonra kullanılmaya başladığında da kontrolediliyorsa ne mutlu bize... Böyle bir belediye ödüllendirilir...

Başkan Gümüş son söz olarak, "En son müfettişler geldiburaya, kaçak yapılar konusunda da yıkım süreci, yapılan işlemlerle ilgilibelediyeler arasında en çok bizi beğendiler. Hatta Özlem Hanım'ı (İmar Müdürü)diğer belediyelere gönderdiler nasıl yaptığımız anlatması için. Biz mücadeleyisonuna kadar devam ettireceğiz." demiş.

Okurken beni bi gülmekaldı... Demek ki müfettişler artık müdürleri başka belediyelere de eğitimvermeye gönderebiliyor. Ne güzel...

Başkan Gümüş bu şaşırtıcı son sözünü söylerken "Bizim ensıkıntılı olduğumuz konu kaçak yapılar konusu. Ranta yönelik.. Mesela Akbüktarafında dışarıdan gelmiş birisi restoran açıyor, bunlara asla taviz vermiyoruz.Bazen köylerde komşular anlaşamadığı zaman birbirlerini şikayet edebiliyor,vicdanen rahat olmuyoruz ama tabi yapacak bir şey yok." ifadesinde debulunmuş.

"Tespit edilebilmiş" 669yapının ancak 200'ünü yıkabilmiş ve başkanı "Bizim en sıkıntılıolduğumuz konu kaçak yapılar konusu." diyen bir belediye nasılbeğenilir? Demek ki öteki belediyeler daha içler acısı...

xx xx xx

Biz konuya dönelim... BaşkanGümüş o "Yapı Kontrol Müdürlüğü" ile ilgili şöyle anlatmış:

".. içerisinde bir deYapı Denetim Ruhsatlandırma gibi kendi iç birimlerinin yanında bir de kaçakyapıya yönelik bir birim oluşturduk. Bu birim içerisinde de sadece kaçakyapılarla ilgili uğraşan, denetleyen ve bunların tüm takibini yapan 9 tane depersonelimiz var. Tabi kaçak yapı görevi sadece ilçe belediyelerinde değil aynışekilde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nce de denetimleryapılıyor. Yine Büyükşehir Belediyemizin de kaçak yapıyla ilgili üst birdenetim yetkisi var. Sonuç itibariyle her ne kadar işlemler ilçe belediyeleriüzerinden yürüse de aslında kaçak yapıyla mücadele de bir bütün olarak,Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü,kolluk güçleri gibi ekip çalışması var."

Akıl alacak gibi değil...Böyle bir "teşkilatlanma" ile bırakın Muğla ilini, Menteşeilçesini, Muğla'nın göz bebeği Akbük ve Turnalı da kaçakyapılaşma önlenemiyor! Bahattin Gümüş'ün Menteşe'nin değil de Bodrum'unveya Marmaris'in Belediye Başkanı olduğunu düşünebiliyor musunuz?

Ben Bahattin Gümüş'ünyerinde olsam 1 zabıta Akbük'e, bir zabıta Turnalı'ya çakarım. Haberim olmadantek çivi çakılamaz. Söyletmeyin beni...

xx xx xx

Bir de sevgili Esma arabaşlıklarından birini Başkan Gümüş'ün ağzından "Kaçak yapılaşmaoranının en düşük olduğu illerden biriyiz" diye atmış. Muhtemelen "Menteşe"demek istemiştir, ama Kentsel SİT Alanı'ndaki evlerde yüksek bahçeduvarlarının arkasında kaçak aile oturduğunu Muğla'da "kaydırma ev"tanımının ne olduğunu biliyor mu acaba? Pes...

Başkan Gümüş , Esma Turan'ın "İmar affının artı veeksi yönlerini açar mısınız?" sorusuna da"İmar affınınbana göre artısı hiç yok. Eksisi çok. Muğla, Türkiye'nin en güzide illerindenbirisi ve herkesin gözünün olduğu bir il. Buraya özellikle dışarıdan geleninsanlar, aldıkları yer imarlı mı, yapılaşma hakkı var mı, en basitinden biryapı yapılabilmesi için yola cephesi var mı diye araştırmadan, hatta yerigörmeden satın alıyorlar. Vahşi bir şekilde yapılaşmayı, izinsiz kaçakyapılaşmayı en çok bunlarda görüyoruz. Pandemi süreci de imar barışı ileberaber bunu tetikledi." diye yanıt vermiş. Oturduğum yerden kalkıpalkışlayasım geldi... Gerçekten güzel özetlemiş...

Ama şeytan dürtüyor işte,sormadan edemeyeceğim, "Bayır/Deştin'de kurulmakta olan çimento fabrikasınınyola cephesi var mı? Arsası imarlı mıydı?"... acaba...

xx xx xx

Esma Turan 'ın üç sorusuna bayıldım.

"Denetim yaparkenTMMOB'a bağlı odalar ve diğer odalarla işbirliği ve fikir alışverişindebulunuyor musunuz?" diye sormuş, "TMMOB ile bir protokolümüz var.Tabi ki TMMOB'a bağlı odalarla veya İKK dediğimiz kurulla sürekli toplantılaryapıyoruz. Yaptığımız işlerle ilgili onların önerileri olursa, o önerilerdoğrultusunda işleyiş şekillerimizde bazen düzeltmeler, değişikliklerdeyapılıyor. Kaçak yapı ile ilgili olan kısımda ortak yapabileceğimiz bir şeyyok. O konu da bir işbirliğimiz yok." diye yanıt almış.

Yanıt beni şoke etti... ÇimentoFabrikası'na ruhsat verirken odaları dikkate almayan Başkan Gümüş "Kaçakyapı ile ilgili olan kısımda ortak yapabileceğimiz bir şey yok. O konu da birişbirliğimiz yok." diyor. Odalar ne der acaba? Oysa yapıların depremedayanıklılığı ve zeminlerde kolon kiriş kontrolünde pekala işbirliğiyapılabilir...

Başkan Gümüş , "Vatandaşlar inşaat ruhsatı alma süreçlerininuzun olduğunu bu sırada inşaat malzemelerine zam geldiği için mağduriyetyaşadıklarını söylüyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?" sorusunada "Biz ekibimizi çok güçlendirdik. Normal, düzgün bir proje MenteşeBelediyesi'nden 30 gün içerisinde ruhsat alabilir."diye birşaşırtıcı yanıt daha verirken, "Denetimleri bir plan üzerine mi yoksagelen şikayetler üzerine mi yapıyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtıvermiş:

"İş yeri kullanmaruhsatları verilirken arkadaşlarımız çok hassas davranıyor. Bizim en önemliişimiz bu aslında. Orası el değiştirse bile yeni bir kişi de iş yeri açmak içinmüracaat ettiğinde yakın zamanda denetim yapılmış olsa da yine orada planı,projesiyle hem oradaki zabıtamız hem kaçak yapı birimindeki bir arkadaşımızgidip denetlemesini yapıyor. ... Denetimden ziyade ihbar, şikayet iş yükününbüyük çoğunluğunu oluşturuyor. Vatandaşlar bu konuda çok hassas, denetimyapmaya bile gerek kalmadan özellikle Cimer üzerinden, bakanlığın ihbar hattıüzerinden yine bizim Menteşe Belediyesi'nin çağrı merkezi ve dilekçe üzerindenihbarlar da bulunuyorlar. Biz de ihbarı yapılan işlemle ilgili yasal süreleriçerisinde gidip müdahalemizi yapıyoruz."

Müdahaleye gidenler, "Filancanınşikayeti üzerine geldik" de diyorlar mıdır acaba? Neyse güzel birröportaj olmuş...

---------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ: CHP,Atatürk'ün ilkelerini 21. yüzyıla taşıyamadığı için yenildi. --Zülfü Livaneli