Unut­tuk mu?
Ha­tır­la­ma­ya ih­ti­ya­cı­mız var.
He­pi­miz ha­tır­la­ma­lı­yız ki,
Bas­tı­ğı­mız bu top­rak­lar,
Şe­hit­le­ri­mi­zin kanı ile su­lan­mış­tır.
Em­per­ya­list­le­rin emel­le­ri­ni ters düz eden Mus­ta­fa Kemal,
Dünya ta­ri­hi­nin sey­ri­ni de­ğiş­tir­di.
Ve bugün bile her­ke­si de­rin­den et­ki­le­yen ve dü­şün­dü­ren sa­vaş­lar­danbi­ri­si
Ça­nak­ka­le Şa­va­şı'dır.
Ça­nak­ka­le ge­çil­mez.
Bil­me­li­yiz ki,
Bay­rak­la­rı bay­rak yapan üs­tün­de­ki kan­dır.
Top­rak eğer üs­tün­de ölen varsa va­tan­dır.
Şe­hit­le­ri­miz onlar bizim.
Ken­di­le­ri­ni feda eden,
He­da­da­ki en yük­sek te­ka­mü­lü ya­şa­yan­la­rı­mız­dır.
On­la­rın fe­da­la­rı­nın kar­şı­lı­ğın­da ken­di­mi­zi bir sor­gu­la­ya­lım.
Vatan top­ra­ğı ve va­ta­na bağ­lı­lık gibi de­ğer­le­ri­mi­zi ir­de­le­ye­lim.
Şe­hit­le­ri­miz ve on­la­rın can­la­rı­nı bu top­rak­lar için feda ediş­le­ri­niunut­ma­ya­lım.
Bi­linç­li ve sis­tem­li bir bi­çim­de milli şu­ur­dan vatan kav­ra­mı si­lin­mek­te­dir.
Biz unut­ma­ya­ca­ğız.
Biz şe­ref­li du­ra­ca­ğız.
Bu va­ta­nın için­de olup,
Vatan top­ra­ğı­nı ba­ba­sı­nın malı gibi sa­tan­la­ra karşı ol­du­ğu­muzkadar,
Ana­do­lu'yu ele ge­çir­mek is­te­yen em­per­ya­list­le­re karşı da sa­va­şa­ca­ğız.
Hep söy­lü­yo­rum va­ta­nı­mız ses­siz iş­ga­lin için­de.
Buna hep bir­lik­te dur de­me­li­yiz.
Şubat ayın­da ya­şa­dı­ğı dep­rem­le bir­lik­te,
Büyük acı­lar çeken HATAY,
Ta­rih­te;23 Tem­muz Hatay'ın düş­man iş­ga­lin­den kur­tul­du­ğu gün ola­rakkabul edil­miş­tir.
Lakin bu çok mühim günde,
Hiç­bir si­ya­si oto­ri­te,
Ko­nuy­la il­gi­li bir açık­la­ma­da bu­lun­ma­dı.
Sanki HATAY kendi ka­de­ri­ne terk edil­miş gibi bir ha­va­da.
Bugün ül­ke­miz­de si­ya­se­tin şuur ala­nın­da,
'Vatan top­ra­ğı kut­sa­lı­mız­dır' kav­ra­mı si­li­nip git­miş gibi.
Ki bu va­ta­nın şe­hit­le­ri,
Ku­la­ğı­mı­za gön­lü­mü­ze ru­hu­mu­za fı­sıl­dı­yor­lar.
Va­ta­nı ko­ru­yun diye hay­kı­rı­yor­lar.
Ledün il­mi­ne kal­bi­mi ka­pat­ma­dı­ğım için,
Şe­hit­le­ri­mi­zin ses­le­ni­şi ru­hum­da.
Şe­hit­le­ri­mi­zin mi­ra­sı­na sahip çı­ka­ca­ğız.
Hatay için "Kırk asır­lık Türk yurdu düş­man elin­de ka­la­maz" diyen Ata­türk,1 Kasım 1936'da TBMM açış ko­nuş­ma­sın­da"..
'Mil­le­ti­mi­zi gece gün­düz meş­gul eden baş­lı­ca büyük me­se­le,
Ger­çek sa­hi­bi öz Türk olan İsken­de­run,
An­tak­ya çev­re­si­nin ge­le­ce­ği­dir.
Bunun üze­rin­de cid­di­yet ve ke­sin­lik­le du­ru­yo­ruz" diye ko­nuş­muş­tu.
Mus­ta­fa Kemal bu.
Bi­rin­ci Dünya Sa­va­şın­da Hatay,
1 Mart 1918 ta­ri­hin­de müt­te­fik dev­let­ler­den,
Fran­sa ta­ra­fın­dan işgal edil­miş­ti.
Ve o zaman tek­rar bu top­rak­la­rı vatan top­ra­ğı­na kat­ma­ya ant iç­miş­ti.
28 Ocak 1920 ta­ri­hin­de Mi­sak-ı Mali'ye dâhil edi­len Hatay, Mil­let­ler
Ce­mi­ye­ti'ndeki en kes­kin tar­tış­ma­la­ra sahne ol­muş­tu.
Ata­türk Fran­sız bü­yü­kel­çi­si­ne, "Hatay benim şahsi da­vam­dır Şa­ka­yagel­me­ye­ce­ği­ni bil­me­li­si­niz" demiş,
Fran­sız­lar, Hatay için silah gü­cü­nün kul­la­nı­la­ca­ğı­nı an­la­ma­ya baş­la­mış­lar­dı.
Mus­ta­fa Kemal ba­ğım­sız­lık ate­şi­ni Su­ri­ye ve Lüb­nan'da da yaktı.
Fran­sız­la­rın sö­mür­ge­si ol­muş­tu bu­ra­lar da.
Biz ha­re­ke­ti­mi­zi on­la­ra da ya­ya­rak Su­ri­ye ve Lüb­nan'ın ger­çek ba­ğım­sız­lık­la­rı­nıda sağ­la­ya­bi­li­riz,
Ama gö­re­cek­si­niz, dava ya­kın­da is­te­di­ği­miz gibi çö­zü­le­cek­tir."dedi.
HATAY önce ba­ğım­sız bir dev­let ya­pıl­dı.
Son­ra­sın­da da vatan top­ra­ğı­na ka­tıl­dı.
23 Tem­muz 1939 Fran­sız bir­lik­le­ri Hatay'ı terk et­ti­ler.
Hoş gel­din tek­rar yur­du­na HAT-AY dedik.
Özüne dön­müş­tü.
Hatay vatan top­ra­ğı ya­pıl­ma­dan ön­ce­ki yıl­lar­da
Mus­ta­fa Kemal ve Ni­co­la Tesla gizli bir gö­rüş­me yaptı.
HATAY'ın tüm gi­zem­li sır­la­rı­nı sır mu­ha­fı­zı Mus­ta­fa Kemal öğ­ren­di.
Zaten ken­di­si­de yük­sek bir ruh ol­du­ğu için çok fazla bil­gi­ye de sa­hip­ti.
Türk­lük ta­ri­hi için HAT-AY çok önem­li.
HAT-AY ile bağ­lan­tı­lı;
Kı­zıl-Ay,
Ye­şil-Ay,
Kızıl Elma gibi,
Ezo­te­rik bil­gi­le­ri bu­ra­da an­lat­ma­ya­ca­ğım.
Bil­me­li­yiz HAT-AY bizim şah da­ma­rı­mız.
Dik­kat et ki Şah da­ma­rı­mı­zı düş­ma­na kes­tir­me!