Busene şenlikten çok " panayır " ve " Perdenin Ardındakiler grubununMuğlalı solisti Dorukcan Ereşter'in konseri " konuşuldu, tartışıldı. Oysa CumhuriyetYazarı Sosyolog Prof. Dr. Emre Kongar ile Gazeteci Yazar ZülalKalkandelen 'in " Cumhuriyet Devriminin 100 Yılı " başlıklı söyleşileriöne çıkabilir, çıkarılabilir ve konuşulup tartışılabilirdi...

Ki 6-7-8 Ekim 'de gerçekleştirilen " Menteşe Kültür ve Sanat Şenliği "den 21 gün sonra Cumhuriyetin 100. Yılı kutlanmaya hazırlanılırken,bu etkinlik, şenliğin her türlü saldırıya, provokasyona rağmen 100 yaşına dimdik ulaşabilmiş Cumhuriyetimize dair tek etkinlikti.

Herne kadar afişlerinde " 8'nci " ibaresi yer almış olsa da " sosyaldemokrat, halkçı belediyeciliğin duayenlerinden " Erman Şahin 'in BelediyeBaşkanlığı 'ndan beri yapılagelen bu kadim şenlik bu seneye özgü " CumhuriyetŞenliği " olarak kutlanabilirdi...

Farkındaolduklarını bile sanmıyorum, bu 29 Ekim , Muğla 'nın da " iloluşunun " 100. Yılı ... Hadi şu 2024 yılını " 100 YıldaMuğla " çalıştayları ile bezeyin degörelim... Gerçi bu Büyükşehir 'e yakışır ama...

Dünküyazımda da vurguladım, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün de şenlikaçılış konuşmasında " 30 yıldır bu şenlik sayesinde Muğla kültürü dejenereolmadan devam ediyor. " diyor.

Benbir şey demiyorum, siz ne derseniz deyin...

xxxx xx

Gençmeslektaşım Altar Zeyhan beni engellediği için paylaşımlarınıgöremiyorum. Dün bir arkadaşım aradı, " Altar'ın paylaşımını gördün mü? "diye sordu. " Hayır " deyince Menteşe Belediyesi Kültür ve Sosyal İşlerMüdürü Hülya Ereşter 'in Altar 'a sorusu üzerine yaptığı açıklamanınyer aldığı haberi gönderdi. Haberde yer alan ifadeler özetle şöyleydi:

" Basındaçıkan bir haberde, Hülya Ereşter'in oğulları için konser planladığı, gruba 150bin lira para verildiği iddiaları yer aldı. Telefon ile görüştüğüm HülyaEreşter, 'Bizden maddi talepleri olmadı. Sadece geliş gidiş ve konaklamaücretlerini ödeyeceğiz. Muğlalı oldukları için bu konsere sıcak bakıldı. Burayagelebilmek için de konser programlarını değiştirdiler. Hatta ben yanlışanlaşılabileceğini söyledim. ... "

AltarZeyhan 'ınadını vermediği gazete Marmaris Manşet olmalı... Keşke Kültür veSosyal İşler Müdürü Ereşter , soru üzerine yaptığı açıklamayı Manşet 'ten Ercan Arslan arkadaşımızın haberi üzerine yapmış veya MenteşeBelediye Başkanı Bahattin Gümüş bir açıklama gereği duymuş olsaydı...

Oncakıyamet kopmasaydı...!

xxxx xx

" Nepotizm "denilebilecek olayı ben de Manşet 'in 4 Ekim tarihli " PerdeninArdından 'Oğul' Çıktı! " başlıklı haberinden öğrendim. Kaynağı da bizim AliTurbalıoğlu 'nun paylaşımı imiş... Ben de 6.10.2023 tarihli yazımda " SizinMuğla halkına düşmanlığınız mı var??? " başlığı ile Manşet 'inhaberini ve Ali Turbalıoğlu 'nun " Şimdi sizlerle bir şeypaylaşacağım. Hiç kimse AKP'li belediyelere kızmasın laf söylemesin. Çünkü yokbir farkımız. " diye başlayan 3 Ekim tarihli paylaşımındakiiddialara yer verdim ve " Bundan kimin haberi varsa herkesin Muğla halkınabir açıklama borcu yok mu? " ifadesinde bulundum.

Ne Bahattin Gümüş ne de bir başka " yetkili " resmi bir açıklamadabulunmadı! Sadece şenlikte konser verenlerden " Perdenin Ardındakiler "grubunun Muğlalı solisti Dorukcan Ereşter 'in sevgili annesi MenteşeBelediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Hülya Ereşter , Altar Zeyhan 'ınsorusuna yanıt vermiş bulunuyor. O da sanırım benim yazımın yayınlandığı günveya bir gün sonra haber olmuş.

Turbalıoğlu 'nun iddialarıise hala orta yerde duruyor...

xxxx xx

Buarada sosyal medyadaki tartışmalara Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti BaşkanıCem Kaytan arkadaşımızda " Muğla'nın evladı Menteşe'yi salladı.Teşekkürler Dorukcan Ereşter... Menteşe Kültür ve Sanat Şenliğinde o kadar çokyaygara koptu ki, cevabını Cumhuriyet Meydanını dolduran kalabalık verdi.Perdenin Ardındakiler grubunun Muğlalı solisti Dorukcan Ereşter'in tümşarkılarına, meydanı dolduran yaklaşık 30 bin kişi hep bir ağızdan söyledi.Artık bizler yani Muğlalılar, bir birimize köstek olmayalım, bir başarı varsa,öküzün altında buza arayacağımıza hep destek olalım. Çünkü diğer illerde bu hepböyle oluyor... "

Vallahibaşka yerlerde nasıl oluyor bilmiyoruz da Muğla 'da yaşanan bu olay pek " etik "değil... Ki genç müzisyen Dorukcan Ereşter 'e de bir şey diyen yok.Yaygara koparan da yok... Tersine Ali Turbalıoğlu 'nun iddiaları karşısında" duygusallık " içinde yaygara koparanlar var. Sevgili Cem 'iarayıp, " Yaygara koparanlardan biri benim " dedim. AliTurbalıoğlu 'nun paylaşımından haberinin olmadığını, benim yazımıgörmediğini, bu konuda çıkan haberler için o paylaşımı yaptığını söyledi...

xxxx xx

Buşehrin bazı insanlarını artık anlamakta zorluk çekiyorum. Hüseyin İlkerCömert arkadaşımızda 7 Ekim 'de " Menteşe BelediyesiŞenliği&Panayır Alanı " başlıklı paylaşımda bulundu. Kendisi AKPartili bilinir ya... Merak ettim okudum, şaşırdım. Şenliğin baş savunmanıolmuş. " Böyle şenlik olur mu? Olur. Dışarıda yemek alanları seyyar satıcılarşehrin göbeğinde olur mu? Olur. " demiş.

Dünyanınher yerinde Avrupa da bu şekilde yemeli içmeli sokak şenlikleri oluyormuş! İlahi İlker konsept aynı mı? Bizdeki her biri ayrı bir şenlikolacak etkinlikleri Avrupa'da bir programda mı gerçekleştiriyorlar. Kesinliklebeceremezler! Bizimki " arabesk " kaçmıyor mu, senin de dediğin gibi " panayır "havasında olmuyor mu?

Sevgili İlker " savunusuna " Burada ki vatandaş ilgisine bakacakolursak bu panayır alanı son derece başarılı ve amacına hizmet etmiş. Muğlalıesnaf Etkilenir mi? Hayır. Böyle iki üç günlük şeylerle esnaf etkilenmez. Hattadeğeri daha da anlaşılır. Orada bir kere çağ kebabı yedik diye öğle yemeklerindeMuğla lokantasından ya da köfteci Kemal'den vaz geçecek değiliz. " diyedevam etmiş...

Sanki" esnaf " Muğla Lokantasından , Köfteci Kemal 'den ibaret...Gittim yerinde gördüm, millet bir yıl kullanacağı iç çamaşırını, bir yıltüketeceği salçasını, çamaşır mandalını, mandallı iğnesini, eşofmanını, sporayakkabısını alıyor...

Tabii İlker de haklı olabilir... Birileri " yaygara " yaparken,esnafımızın, MUTSO 'nun gıkı çıkmadı... Eh bu panayır işgalcilerineredeyse çadırlarını söküp gitmek üzereyken, Muğla Yiyecek MaddeleriYapanlar ve Satanlar Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken bazı gazetelerdetepki gösterir gibi oldu... Geçmiş olsun. Bir de bu yaygara koparanlar, tepkigösterenler bu şebekenin önceki gelişlerinde neredeydiler acaba?

xxxx xx

MuğlaGazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut ta " Muğla'mızın yüz akıprojesi olan ve adına Kent Meydanı denilen alan, panayır alanı olarak hizmetvermeye başladı. Yazın da düğün salonu olarak kullanılabilir " ve " Türkiye'ninhiçbir şehrinde görülmemiş bir uygulama mı desem, böyle bir uygulamayıTürkiye'de vizyon sahibi hiçbir belediye izin vermez mi desem bilemedim.Trafiği felç olmuş, tıkanmış bir şehirde, araç trafiğinin akacağı öğretmeneviyanındaki bu yolu, şu mezbele görüntü için kapatarak, akıllarla dalga geçenlerive gözlerine soka soka esnafıyla rekabet edenleri nasıl hatırlarız bilmem amabu anlayış, başarısız olarak anılmak için bile tarihte yer bulamayacaktır.Kasabalar bile böyle yönetilmedi. Şaka gibi.. Yazık bu kente.. " diyeiki paylaşımda bulundu...

Trafiğinfelç olması dışında tamamına katılıyorum...

Bunlarıkim " kolluyorsa " geldiler Muğlalının parasını topladılar, çerçöplerini, zift karası sıvı yağ atıklarını zeminde bırakıp gittiler...

xxxx xx

Yoko değil de seyyara izin vermeyen, ne pilavcı, ne midyeci, ne simitçi, nekokoreçci görülmeyen şehrimizde, mutfağı-lavobası olmayan mekana ruhsatvermeyen yerel yönetimimiz bu rezilliği şenliğin orta yerine nasıl koydu halaanlayabilmiş değilim...

İyiki Muğla Tarım Orman İl Müdürü Barış Saylak var... Şehrimizde belediyezabıtası o günlerde " şenlikte görevli " oldukları için (!) şenlikpanayırında (panayır şenliği mi demeliydik) gıda satışı yapan tezgahları Muğlaİl Tarım ve Menteşe İlçe Tarım Müdürlüğünden oluşan 11 kişilik " uzmanekip " denetledi. Sağlıksız gıda satışı yaptığı tespit edilen 9 tezgahsahibi hakkında tutanak tuttu. Tabii panayırcılar tutanaktan sonra dasatışa devam ettiler!

Tarımİl, İlçe Müdürlükleri ceza yazamaz. Tutanak tutar, zaptı belediyeye gönderir.Bakalım belediyemiz misafirlerine ceza keser mi kesmez mi? Süleyman Akbulut demiş ya şaka gibi...

xxxx xx

Hüseyinİlker Cömert yazısında " Perdenin Ardındakiler Konseri "ne de parmakbasmış. Şu ifadelerde bulunmuş:

" Dorukcan Ereşter müdürün oğluymuş para verilir mi? Verilir. Hem de o gelenlerin hepsineverilenden daha fazlası. Dorukcan Muğla çukurundan kendini yetiştirip başarıpTürkiye'ye çıkmış önemli bir isim. ... Muğla'nın yetiştirdiği bir çocuğaparanın da en fazlasını vermeliyiz. Ha grubu ya da çocuğu siz bilmiyorolabilirsiniz. Sokağa çıkın bir sorun bakalım gençlere.. gelen sanatçılararasında en çok beğenilen kim? Yada gidin bu akşam konserine bakın bakalım!!Dün akşamki kalabalığa bakılacak olursa halkımız bu tür etkinlikleri seviyor vedestekliyor. Herkes yiyor içiyor alışveriş yapıyor. Efendim Tarım il Müdürlüğüdenetlemiş falan filan. Çok güzel çok tebrikler!! "

Maşallah İlker herkesi nasiplendirmiş...! Ah şu " halkımız " ah... Nekullanışlıdır...

xxxx xx

" Muğla'nınçocuğu " diye başka ifade edenler de oldu. Rahmetli Talat Baktaş 'ınoğlu Dorukhan Bektaş , Began-Beran Çağlav kardeşler, Uygar Karaca (ilkaklıma geliverenler) ne çocuğu? Yapmayın... Şaibe olur... Derler... " Nepotizm "derler... Size göre hava hoş... Hem DorukcanEreşter Muğla 'nın yetiştirdiği biri değil... Kendisinin ve ailesininyetiştirdiği başarılı bir müzisyen. " Perdenin Ardındakiler " ve Dorukcan henüz kariyerlerinin başındalar... Dijital platformdaönemli bir kitleye de ulaşmış durumdalar... Karamsarlık ve umutsuzluk taşıyanbir soundları var... Gençler seviyor. Dileriz Tarkan kadar daünlenirler...

Eğer Muğla 'nın çocuğuna sahip çıkacaksanız " albümlerini " satınalırsınız, gelirse konserine gidersiniz. Yakın illerde konserlerini takipederseniz. Muğla 'nın çocuğuna pekala ilçe belediyelerimiz de sahipçıkabilir.

Ancakannenin görevli olduğu Menteşe Belediyesi'nin davet etmiş olması şık değil...

Üstelik Ali Turbalıoğlu 'nun iddiaları, ahiret soruları orta yerde duruyor...