Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin Muğla’mıza özellikle sanat anlamında kattığı yansımalar şehrin dokusuna da güzellikler katmaya devam ediyor. Müzikten görsel sanatlara edebiyata şehrimizde eğitim alan öğrenciler kenti bir laboratuvar olarak kullanıp hem şehre hem de kendilerine çok özel katkılar sunuyorlar.

Üniversitemizin kuruluşundan bu yana otuz yılı aşan bir zaman geçtiği düşünülürse ilk andan atılan tohumlar boy verdi fidan oldu, gölgesinde yepyeni fidanlar yetiştiren bir olgunluğa erişti. Üniversite kurulduğu andan itibaren tartışılan önemli konulardan biri de şehir ile üniversitenin istenilen bağ dokuyu kuramamasıydı. Bu söylem bir sorun olarak söylendi durdu. Ama son yıllarda bu söylemin anlamını yavaş yavaş da olsa yitirdiğine tanıklık etmekteyiz.

Üniversite ile şehir arasında önemli hatta daha vahim bir sorun da Kötekli’nin sosyal durumunda görülen sıkıntılar ki bu apayrı bir yazı konusu. Ve kesinlikle ilgililerce üzerinde durulması, tartışılması ve gerekli çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği herkesin kabul ettiği bir gerçek.

Bizim yazımıza kaynaklık eden bizi yer yer gülümsetecek, yer yer güzellikleriyle büyüleyecek bir sanat sergisine. Tabi bu sergiden bahsetmeden evvel üniversitenin kuruluşundan itibaren görev alan bir ustayı özne olarak almalıyız. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Çetin Çelebi bizler için her şeyden önce bir gönül güzeli. Giyiminden başlayarak konuşma ve üslubuna, güler yüzüne ve siz dost sıcaklığı ile sarıp sarmalayan samimiyeti ile Çetin Çelebi şehir ile doğrudan can bağları kuran güzel bir insan. Çetin Hoca’nın Muğla’da adım atmadığı yer yoktur sanırım. Başlı başına kayda keder bir gurme olarak şehrin lezzet haritasını da rahatlıkla çıkarabilir. Yaşamı bütün dokularıyla en güzel kucaklar Çetin Hoca. Ne zaman çağırsanız anında yanınızdadır.

Bir sanatçı ve öğretici olarak Çetin Çelebi Hoca’nın özellikleri, nitelikleri emsalsizdir. Sanatının tavrından, disiplininden asla taviz vermez. Öğrencileriyle birebir şahit olduğum usta-çırak ilişkisinde yeri gelir baba şefkatiyle, sevgisiyle yeri geldi disiplininden ödün vermeyen bir usta tavrıyla tamamen kapsayıcı, kucaklayıcıdır. Çetin Hoca’nın Muğla’da bir ekol olarak çok özel bir sanat olan ebrunun hayat bulmasında çok özel bir yeri vardır. Ustanın öğrencileri sadece Muğla’da değil ülkenin çeşitli yerlerine dağılarak ebru sanatını hak ettiği güzellikte yaşatmaya devam ettiklerini görüyoruz.

Çetin Hoca resim sanatının her alanında kendi ustalığını göstermesinin yanı sıra özellikle geleneksel sanatlarda klasik üslubu devam ettirmenin mücadelesini vermektedir. Hoca’nın sadece Muğla’da değil ülkenin çeşitli yerlerinde tarihi mekanlarında restorasyon çalışmalarına çok özel katkıları olmuştur. Mesela Muğla’da Kurşunlu Cami, Birgi’de Çakırağa Konağı restore çalışmaları.

Çetin Hoca bizleri görev yaptığı Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde açılan “Temel Tasarımlar Sergisi ”ne davet edince davete icabet etme faslını bir kenara bırakın gündelik hayatın monotonluğundan sıyrılmamıza vesile olacak yepyeni güzel bakışları keşfetme heyecanını yaşamak adına yola çıktık. Bu sergi Hoca’nın birinci sınıf öğrencilerinin okul açıldığından beri yaptıkları ilk ürünler olma açısından son derece kayda değerdi. Serginin önemli öğrencilerin ilk sanat vuruşlarını ve kompozisyonlarını içeren nokta ve çizgiden oluşan çalışmalarıydı. Her bir çalışmada değişik nesnelerden oluşan grupların değişik bakış açılarından farklı perspektiflerde üstelik makro mikro çizimleriyle karşılaşıyordunuz. Çizimlerden oldukça etkilendiğimi söyleyebilirim. Kalem ve ruhun matematikle birleştiği son derece özel ilk çalışmalardı bunlar. Gözden ellere, kalp ve akla yansıyan bu birliktelik geleceğin resim sanatının farklı dallarında yetişecek ressamların ilk çalışmalarıydı.

Sergi sırasında öğrencilerle yaptığımız sohbetlerde onların güzelliklerle sarmalanmış ruh dünyalarından bizlere yansıyanları anlatmak bizi sadece gururlandırır. Kendilerini bu alana adamış, son derece bilinçli gençler. Muğla’da yaşanan barınma sorunu, şehrin diğer üniversite şehirlerine göre yüksek yaşam standartları ve üniversite sınavlarında yaşadıkları baraj puan sorunu öğrencilerin bu bölüme gelmesine mani oluyor. Öğrenci sayısı oldukça az. Gelebilenler de son derece nitelikli. Bu gençlerin bu şehirden sanatsal alacakları alanları bazında kısıtlı imkânlar taşıyor. Özellikle gerçek anlamda bir sergi salonu eksikliği var. Var olanlar da onlar için kısıtlı alanlara sahip. Bu konuda yöneticilerimizden büyük adımlar atılmasını bekliyorlar.

Sergimizi gezmeye devam edelim. Çetin Çelebi Hocamız şehirler öğrencilerini buluşturmaya devam ediyor. Hoca öğrencilerine şehrin tarihi dokularını gezdirerek farklı alanlarda gözlem yapmalarını ve kendileri seçtiği bir yeri tabloya aktarmalarını istiyor. Öğrencilerin fırçasından şehre ait çok güzel görüntülere rastlamak hepimizi mutlu etti. Sergide bana eşlik eden Muğla Sanatseverler Derneği Sadettin Özbek ile Adin Derelioğlu bir Muğlalı olarak özellikle bu tablolardan etkilendiler. Hatta Sadettin Bey an geldi o kadar etkilendi ki şiir ile resmin mükemmel birlikteliğine şahit olduk.

Sergide dikkatimi çeken gençlerin natürmort çalışmalarında ışığı, renkleri ne kadar canlı kullandıklarıydı. Sergide ayrıca başarılı bulunmuş diğer sınıflarda eğitimlerine devam eden öğrencilerin çok güzel örnekleri de vardı.

Sergiyi başından sonuna dek gezdiren Çetin Çelebi Hocamı ayrıca gözlemliyorum. Gözlerindeki ışık, öğrencilerin başarısından duyduğu başarıda kendi eserinde yarattığı güzelliklerin ötesinde üretime yepyeni sanatçılar yetiştirme işleviyle olgunlaşan bir güzelliğe şahit oluyorum.

Sergiyi gezdikten sonra hayal kuruyorum kendi kendime. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi sanata eğitimi alan öğrencilerin eserleriyle kuşatılmış bir Muğla’da yaşamak ne güzel olurdu.