Hükümetin ekonomik değerleri özelleştirerek, satarak kaynak yaratma çalışması devam ediyor.
“Özelleştirmeye” karşı senelerce Muğla’da yaşanan “kavga” bugünlerde Ankara’da yaşanıyor.
Ankara’nın enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Çayırhan Termik Santrali ve maden sahaları satılıyor özelleştiriliyor: 2 bin işçi toptan olmasa da özelleştirmeye karşı en sağlam mücadelenin verildiği Yatağan’da, Yeniköy’de, Kemerköy’de olduğu gibi peyderpey işten çıkarılma ve işsiz kalmakla karşı karşıya...
Toplumsal hayatın olmazsa olmazı olan enerji, stratejik öneme sahip…
Bununla birlikte satışa çıkan bu tesisler yüksek kazanç da sağlıyor. Bu nedenle en az 2 milyar dolar değere sahip tesisin satışına da anlam verilemiyor.
Özelleştirmeye karşı sendikalar ve bölge halkı birleşti, mücadeleyi hızlandırıyor. Geçtiğimiz Salı günü sabah 8 vardiyasında yerin 1 km derinliğinde kendilerini maden ocağına kilitleyen 500 maden işçisinin direnişi sürüyor.
Özelleştirme kararından vazgeçilmemesi halinde işçilerin açlık grevine başlamalarından kaygı duyuluyor...
+
Bu arada aynı zamanda Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım ile Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin “kamulaştırılmalarını” isteyerek, direnişteki Çayırhan termik işçilerine destek verdi.
Başkan Aras paylaşımında “Çayırhan Termik Santrali’nde çalışan madencilerimizin özelleştirmeye karşı başlattıkları mücadeleyi destekliyorum.” diyerek şu ifadelere yer verdi:
“Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri de bir an önce kamulaştırılmalıdır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlar hayata geçirilerek, Paris İklim Anlaşması gereği taahhüt edilen sürede kömür ile enerji üretimi sonlandırılmalıdır.
Havamız, suyumuz, toprağımız, ormanlarımız, zeytinliklerimiz, köylerimiz ve yaşam hakkı korunmalıdır.”
+
Başkan Ahmet Aras’ın bu paylaşımı ile MUSKİ’de “Sayaç Okuma, Açma Kapama” işinin özelleştirileceği ortaya çıktı.
Çalışanların tepkilerini DİSK Genel-İş Sendikası Muğla 2 No'lu Şube Başkanı Heybet Özman “Hem özelleştirmeye karşıyız hem özelleştiriyoruz.” şeklinde dile getirdi…
Önümüzdeki Aralık ayının 5’inde yapılacak özelleştirme ihalesinin “Mobil Cihaz Kamerası İle Online ve Offline Endeks Tespiti, Su Kapama açma, Sayaç Değiştirme ve Tespit Kontrol İşi Özel Teknik Şartnamesi” başlıklı şartnamede şöyle denildi:
“Muğla MUSKÎ Genel Müdürlüğümüz sorumluluğunda bulunan ilçelerdeki su/atıksu abonelerinin Mobil cihaz kamerası ile endeks tespiti Online/offline sayaç okunması, faturalandırılması, kaçak ve usulsüz su kullanımı bildirimi, geçmiş dönem borcundan dolayı kesme, ödemeden dolayı suyun kullanıma açılması, sayaç sökme, sayaç takma, sayaca emniyet mührü ve kelepçe takılması, tespit kontrol ve bunlara bağlı hizmetlerin yerine getirilmesine ilişkin hükümleri kapsamaktadır.”
Buradan da anlaşılacağı gibi, işin özeti “Sayaç Okuma ve Açma Kapama” özelleştiriliyor...
+
Peki bu belediye personeli de olmayacak kişilerin yaptığı ‘okuma işlemi’ nasıl denetlenecek?
Abone İşleri Daire Başkanı Hayrettin Çakar imzalı Şartnamede bu konuda da şu ifadelere yer verilmiş:
“Kaçak usulsüz su kullanan aboneleri bildirmeyen personel/personeller daha sonra ilgili Şube Müdürlüğünce yapılacak kontrollerde, abonenin kaçak veya usulsüz su kullandığının tespit edilmesi halinde İdare, yükleniciye ilgili personel/personeller hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılması için yazılı talimat verecektir ve okumacı tarafından tespit edilemeyen ya da Kaçak ekiplerince tespit edilen müdahalenin eski bir müdahale olmasının anlaşılması halinde her tespit karşılığı yükleniciye poz 1x3 ceza verilecektir. Ancak, İdareden kaynaklanan hatalar doğrultusunda cezai müeyyide uygulanmaz.
9.2. Hatalı her okuma için cezai müeyyide uygulanacaktır. Buna göre; her hatalı okuma için, poz l (okuma) X3 ceza uygulanacaktır. 9.3. Kesme işleminin şartname hususlarına uygun gerçekleşmediğinin yerinde ve/veya dijital ortamda tespiti durumunda işin yapılış şekline göre poz 3 veya poz 4 (sayaç sökme) x 3 tutarında ceza uygulanır. Ancak; hatanın MUSKİ'den kaynaklı olduğunun tespiti halinde ceza uygulanmayacaktır.
9.4. Açma işleminin şartname hususlarına uygun gerçekleşmediğinin yerinde ve dijital ortamda tespiti durumunda işin yapılış şekline göre poz 5 veya poz 6x3 tutarında ceza uygulanır. 9.5. Sayaç sökme ve bağlama işleminin şartname hususlarına uygun gerçekleşmediğinin yerinde ve dijital ortamda tespiti durumunda poz 7x3 tutarında ceza uygulanır.”
+
Duyumlarımıza göre, söz konusu özelleştirme ile MUSKİ’nin çalışan 200 personeli ile yürütülen iş, 285 kişi tarafından yürütülecek. Bu yüzden işin giderinin daha da artacağı öne sürülürken, işçilerin kafası karışık...
Bu duyumlar nedeniyle il genelinde çalışan MUSKİ personelinin tedirgin olduğu gözleniyor. İlgili birimin çalışanları bu ihaleden vazgeçilmez ise “daha önce İtfaiye Daire Başkanlığı personelinin mağdur olduğu gibi mağdur edilebilecekleri” endişesini taşıyorlar.
Bu konuda endişeleri dile getiren DİSK Genel-İş Sendikası Muğla 2 No'lu Şube Başkanı Heybet Özman şunları söyledi:
“Biz sendika olarak özelleştirmeye sonuna kadar karşıyız. Belediye yönetimimizde bu konuda en az bizim kadar hassastır. Ki biz Ahmet Aras başkanımız ve yönetimi ile iş yerlerimize çalışma barışının geldiğine inanıyoruz. İnanıyor değil, yaşıyoruz. Ancak bu özelleştirme işi huzurumuzu kaçırdı. Yapılmak istenen ile ilgili detaylı bilgiye sahip değiliz. Ancak su sayaçlarının okuma işini bizim arkadaşlarımız disiplinli bir uygulama ile istenildiği şekilde yapabilirler. Buradaki arkadaşlarımız MUSKİ kurulduğu andan itibaren 10 yıl boyunca gece gündüz yağmur çamur demeden canla başla çalıştı. Mağdur edilmemeliler. Mevcut personele takviye olarak yeni personel alınıp işe devam edilebilir. İşin sürdürülebilir olması kurum açısından daha yararlı olacaktı”
+
Kendisiyle görüştüğüm Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras bir yanlış anlaşılma olabileceğini belirterek, “Özelleştirme söz konusu değil. Hizmet satın alıyoruz. Kimse işten çıkarılacak değil. Kimsenin endişelenmesine gerek yok.” dedi.
MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül de “Yapılmak istenen bir özelleştirme değil. Sadece bizim adımıza sayaçların okunası yapılacak” ifadesinde bulundu.
Ben de “O zaman üniversite öğrencilerinden part taym yararlanabilirsiniz” dedim. Genel Müdür Şengül, “Neden olmasın, bunu da değerlendiririz” derken şöyle anlattı:
“Bu konuda abonelerimizden de şikayetler alıyoruz. Aylarca okunmayan sayaçlar var. Kayıp kaçak sorunları var. Bir de bu işin görüldüğü birimin röntgenini çıkardık, bura da bize daha kalifiye işlerde yararlı olabilecek arkadaşlarımız olduğunu gördük. Herkes için iyi olacak. Bu uygulamadan mağduriyet çıkmaz. Biz verimlilik peşindeyiz.”
+
Anladığım kadarıyla bu bir “hizmet satın alma” uygulamasıdır.
Genel Müdür Şengül’ün açıklamalarına göre de haklılığı ve gerekliliği olan bir uygulama...
Üstelik gözden kaçırdığımız bir gerçek de MUSKİ’nin ‘belediye’ değil, bir ‘belediye iştiraki’ olduğudur... Bir şirket içinde yapılan ‘hizmet satın almaya’ da ne kadar ‘özelleştirme’ diyebiliriz bilemiyorum.
Bu hizmet satın almada çalışacak olanların sendikaları da olacaksa mesele yok. Ki Ahmet Aras Başkan bildiğimiz kadarıyla “Sendikalaşmaya karşı” biri de değil...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ;Bu dünyada yapılacak, öğrenilecek o kadar çok şey vardı ki, yedi saat uyuyunca kendimi suçlu hissediyordum.--Jack London