Sosyal medyada son zamanlarda viral olan bir söz var ‘Var bir hayalimiz’.

Beni tanıyanların bildiği üzere at ve atçılık üzerine çok meraklıyım. Yıllardır rahvan atçılık yapıyorum. Diğer disiplinlerle de uğraşsam da geleneksel atçılığımız olan rahvan camiası bana büyük keyif veriyor.

Geleneksel Spor Dalları Federasyonu’na bağlı olan rahvan atçılık ülkemizde her geçen gün çıtayı yükseltiyor. Ben de hâlihazırda Geleneksel Spor Dalları Federasyonu İl Temsilciliği görevindeyim.

At yarışları ve merakımızdan dolayı bol bol atçılık seyahatine çıktım. Birçok ilde atçılığın nasıl yapıldığına şahit oldum. İstanbul Veliefendi Hipodromu Tesislerinde iki haftalık eğitime katıldım. İşte o zaman imkân ne demekmiş gördüm. Hipodromda sadece at yarıştırılmıyor. Eğitim alanları, spor alanları, sosyal alanlar, restoranlar, kafeler, parklar ve daha pek çok imkân sunuyor.

Tabi bunun bir de iş ve yatırım imkânları var.

Bu hayallerle yıllarca hep sohbetini yaptık. Hep heves ettik, umduk ama elimizden bir şey gelmedi. Aradan yıllar geçti. Bir akşamüzeri Menteşe Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Sami Tomurcuklu ile sohbet ederken ‘Menteşe’ye hipodrom yapılsa ne büyük fayda sağlar. Sosyal alanlarıyla, ekonomik getirileriyle hatta sezon dışı turizm faaliyetleriyle ne büyük hizmet olurdu’ diye konuşurken, Muğla Gelişim Platformu olarak bu projeyi geliştirebileceğimizi hatta ‘pişirebileceğimizi’ fark ettim. Hızlı bir toplantı ayarladım. Tüm üyelerimiz konuya çok sıcak baktılar. Hemen organize olduk. ER-GA Mermer’in sahibi Erdi Ertuğrul, Harita Mühendisi Celal Mert Turasay, Mimar Rana Bozkurt ve ben 4 kişilik bir araştırma komisyonu kurduk.

Valimiz Dr. İdris Akbıyık, Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanımız Gonca Köksal bu konuda bizlere sınırsız desteklerini verdiler. Pek çok görüşme ve araştırmalardan sonra artık Türkiye Jokey Kulübü’ne görüşmeye gitmeye hazırdık. Vakit kaybetmeden TJK Yönetim Kurlu Üyesi Kerem Alkan Bey ile randevulaşıp İstanbul Veliefendi Hipodromu’na gittik.

Kerem Bey çok zeki ve farkındalığı yüksek bir yönetici olduğunu bize toplantının hemen başında gösterdi. Biz daha İstanbul’a varmadan platformumuz hakkında her şeyi biliyordu. Bu vesileyle ziyaret sebebimizi ve kendimizi anlatmamıza hiç gerek kalmadan konuya doğrudan girdik.

Biz buraya ‘bu iş olmaz’ lafını duymamaya geldik.

İlk cümlem bu oldu. Kerem Bey tebessümle cevap verdi, “Teknik ayrıntılarına bakmak lazım ama bu iş neden olmasın?”. Bu cevap bizim için o kadar yeterliydi ki.

Hemen ayrıntıları konuşmaya başladık. Bizim istediğimiz şey, TJK’yı Menteşe için heyecanlandırmanın bir yolunu bulmaktı. Birçok sorular sorduk. Komisyonumuzda mimarımız ve mühendisimiz olduğu için başlangıç seviyesinde teknik çalışmaları inceleyebildik. Umduğumuzdan çok fazlasını alarak Kerem Bey’in yanından ayrıldık.

İzmir Şirinyer Hipodrom Müdürü Cenk İşkara Bey’den randevu aldık ve ziyarete gittik. Şirinyer Hipodromu’nu teknik ve yönetimsel olarak inceleme fırsatı bulduk. Buca’ya neler kattığını öğrendik. Hemen arkasından İstanbul Veliefendi Hipodromu’na tekrar gittik ve Hipodrom Müdürü Volkan Yıldız Bey ile görüştük. Detaylıca teknik araştırma yaptık. Binaları, yerleşkeyi inceledik.

Teknik çalışmalarımızı aşağı yukarı bitirdikten sonra Muğla sevdalısı değerli Ağabeyim Prof. Dr. Aydın AYAYDIN Hocamı ziyaret ettik. Menteşemize bu projeyi kazandırma konusuna çok sıcak baktı ve nerelerde aksama yaşayabileceğimizi çalıştık. ‘Bu proje Menteşe’ye ikinci üniversite olur’ vizyonuyla hemen aksiyon aldı. Sağ olsun birkaç saat içinde projemiz bambaşka bir noktaya ilerledi.

Geldiğimiz noktada Menteşemize hipodrom kazandırmaya iyice yaklaştık. Muğla’da, Ankara’da, İstanbul’da kimin kapısını çalsak hep ilgi gördük.

Bu proje uzun soluklu ve mücadele etmemiz gereken bir süreç. Tabi ki olmama ihtimali hep var. Ama sonuna kadar bu işin peşini bırakmamaya kararlıyız. Şu ana kadar çok destek gördük bundan sonra ise daha fazlasına ihtiyacımız var…