Güzel Muğlamıza en iyisi yakışır.

En iyi okullar, yollar, hastaneler.

En iyi siyasetçiler, müdürler, hekimler.

Belki de en iyi dönemlerinden birini geçirmekte olan Muğla’ya nazar ettik. Belediye Başkanımız Gonca Hanım’ın ailesinin evine bir saldırı oldu, hiç alışık olmadığımız tehdit gündemleri çıktı, Ak Parti ve CHP il başkansız bir süreçte, siyaset üstü gördüğüm sevgili Aydın Hoca bir rahatsızlık geçirdi ve pek çok proje aksadı, çimento fabrikası ve belediye kavgası belediyeleri olumsuz etkiledi, yağmurlar yağmadı seller akmadı vs…

Tabii her çıkışın bir inişi vardır. Baştan başlayalım,

Gonca Hanım’ın ailesinin evine yapılan saldırı ve daha sonrasında istihbaratımızın kendi evlerine bir eylem bilgisi alması neticesinde Muğla’nın başka bir güzelliğini hatırlattı bizlere. Tüm Muğla olması gerektiği gibi birleşti ve tek yürek oldu. Parti ve görüş fark etmeksizin Başkanlarımıza sahip çıktık.

Ak Parti’nin de CHP’nin de eli kulağında. Başkanlarımıza kavuşmamız an meselesi. MHP’de herhangi bir sıkıntı görünmüyor. Herhalde 1-2 haftaya başkansız parti kalmayacak.

Aydın Hoca ise geçirdiği bir rahatsızlık neticesinde tedavisinin daha doğrusu istirahatinin son günlerini tamamlamak üzere. Birçok kereler danıştığım ve Muğla için her zaman elinden geleni yapacağına inandığım sevgili Hocam da 1-2 haftaya gelecektir.

Çimento fabrikası ve belediye kavgası da soğuyor gibi görünüyor ki bu Muğla için hayırlısıdır. Süreç nasıl sonuçlanır bilemem hukukun dediği olacak. Ama kavgadan beslenen ‘’bahisçiler’’ bu kavga bitince de işsiz kalacaklar. Elbet bir gün bitecek.

Yağmurlar da yağmaya başladı zaten.

Beklentiler arttı. Beklentiler arttıkça siyasilerin ve bürokratların yükleri de arttı. Hele daha önceki görevlerinde Türkiye çapında başarılı bürokratlar yeni görevlerine terfi olunca çıta arşa çıktı.

Bu duruma çok güzel bir örnek İl Sağlık Müdürümüz Dr. Eriş Başaran Akça. Önceki görevinde pandemi sürecinde Türkiye’nin en başarılı aşılama programını yönetmişti. Haliyle kısıtlı yetkisiyle sağladığı başarılar artan etki alanıyla bizlere umut oluyor.

Daha önce de değindiğim gibi Üniversite Hastanemiz ilin hatta bölgenin hastanesidir. Menteşe’ye bırakın yetmesini birçok alanda tercih dahi edilmiyor. Yanlış anlaşılmasın noksanlığından değil, yoğunluğundan dolayı. Hemşehrilerimiz günlük veya acil sağlık sorunlarında ısrarla Menteşe Devlet Hastanemize gidiyorlar. Ulaşım ve yoğunluk bir de Allah’ı var Op. Dr. Şadi Ballı’nın tavrı bu tercihte çok etkili.

Şadi Ballı’yı bütün Muğla gibi ben de çok eskiden tanırım. Memleketimizin yetiştirdiği istisnalardandır. Belki bu benzetmem onu gücendirecek ama işin doğrusu onu biraz ‘’gurk tavuğa’’ benzetiyorum. Hani civcivlerinin başında ‘’gurk gurk’’ diye korumacı bir kabartıyla, telaş içinde pır döner ya. Ya hastanenin bahçesinde gelen hastaları karşılıyor, ya çatısında su sızıntısını bulmaya çalışıyor, ya ameliyathanede cerrahlık yapıyor, ya da bürokratların, siyasilerin yanında kıymetli hastanesine birşeyler istiyor. Allah razı olsun. Bu emek, bu takip, bu ısrar unutulmayacaktır.

Dedim ya şanslıyız. Muğla Gelişim Platformu toplantımıza katılan İl Sağlık Müdürümüz Eriş Başaran Akça yaptığı konuşmasında, Menteşe Hastanesi’nin korunmasını bırakın olabildiğince geliştirilip en iyi hale getirileceğini, bunun zaman alacağını ama planlandığını, Menteşe’nin nitelikli bir kent hastanesini hak ettiğini söylemişti. Bizler de süreci takip ediyoruz. Sağlam adımlar atıldığını görüyoruz. Ancak Eriş Hanım’dan beklentimiz öyle büyük ki bu sürecin daha da hızlanmasını bekliyoruz. Muğla Sağlığı çok zaman kaybetti. Bunun telafi görevi Eriş Hanım’da, başaracağından hiç şüphem yok.