100 YILIN REFERANDUMUEŞİĞİNDEYİZ...
Muğla'da bu seçimlerdeCumhurbaşkanlığı için herkesin çoktan kararını verdiğini söyleyebilirim. "Sonuçne olur?" derseniz, sandık bilir. Ben yine de Cumhurbaşkanlığı seçiminin ortadaolduğunu söyleyebilirim.
Cumhur İttifakı'nda çoğunlukCumhurbaşkanı Erdoğan'ın arkasında dururken, daha çok MHP çevrelerinde olmaküzere bir kısım seçmen de "Başkanlık sisteminin" devamı için oy kullanmayahazırlanıyorlar.
Millet İttifakı, Emek veÖzgürlük İttifakı ve Sosyalist Güç Birliği İttifakı paydaşları ile TİP,Memleket, Zafer ve öteki muhalif partilerin çevrelerinde CumhurbaşkanıErdoğan'a ve dolayısıyla "Başkanlık sistemine" karşı duruş ortaya konmuşdurumda. Ancak bu cephede Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı KemalKılıçdaroğlu'na "Evet" denildiğini düşünmek yanlış olacaktır. Çünkü bu cephedaha çok sistemle hesaplaşanların bir cephesi... O yüzden mesela Türkiye İşçiPartisi "Bir Oy Kemal'e, Bir Oy TİP'e" diyor... Yani Kılıçdaroğlu sisteme karşıçıkanların bir ortak paydası...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşıKılıçdaroğlu'nun dışında bir de Zafer Partisi merkezli Ata İttifakı adayı SinanOğan ve Memleket Partisi adayı Muharrem İnce var. Bu iki ismin Cumhurbaşkanlığıseçiminde başarılı olamayacağını savunanlar ise "Bu iki adayı destekleyenlerinsistemle hesaplaşma dertlerinin olmadığı" görüşünü taşıyorlar...
xx xx xx
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİMUĞLA'DA BİTTİ, SANDIKLARIN AÇILMASI BEKLENİYOR
Ülkede durum öyle... Muğla'yagelirsek, sokakta Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok milletvekilli seçimikonuşuluyor. 14 Mayıs'ta ben Muğla'da sandıklardan Kılıçdaroğlu'na en az yüzde65 oy çıkmasını bekliyorum. Partilere milletvekili dağılımı için bir tahmindebulunmak ise zor... Çünkü milletvekili adayı sıralamalarından neredeyse hiçkimse memnun değil. Özellikle CHP ve AK Parti de tepkiler dinecek gibigörünmüyor. İYİ Parti'den de homurtular geliyor, ama CHP ve AK Parti'deki kadardeğil. Bu konuyu ayrıca ele alırız... Şimdilik "Tepki oylar nereye gidiyor?"sorusunun yanıtını verip, Muğla'da seçim atmosferine "bahar havası" getirenMehmet Aslantuğ ile söyleşimize geçelim. Bu arada Aslantuğ'u evimizde ağırlamaimkanını yaratan TİP Muğla Milletvekili adaylarından hemşerimiz, çocuğumuzMuğla'da "modern mimari"nin öncülerinden İnşaat Yüksek Mühendisi MehmetYapıcı'ya teşekkür ediyorum.
Evet, tepki oylar CHP'denTİP'e, AK Parti'den MHP'ye gidiyor... Nasıl bir tesadüfse TİP'in de MHP'nin deliste başlarında sinema oyuncuları var... Seçilirler mi? Bence çoktanseçildiler. Bu soruyu "CHP ve AK Parti'ye birer milletvekili dahakaybettirirler mi?" diye sormak daha mı doğru olur bilemiyorum...
xx xx xx
"SİYASETİN DIŞINDA KALMAKMÜMKÜN MÜ?"
Sinema oyuncusu, Yazar veYönetmen Mehmet Aslantuğ ile Milas böreği ve çay eşliğinde iki saate yakınsohbet imkanımız oldu. İkimiz de 78'li olduğumuzdan mı yoksa O'nun sinemasanatçısı benim gazeteci olmamdan mı ne sanki yıllardır görüşüyormuşuz gibigeldi bana... Sanatçı "muhalif"tir... Ki, kendisi de medyada yer alanifadelerinde "Sanatçı muhaliftir, uyarır. Yaptığı işe politik iklimi dahileder. Ekonomik, sosyolojik travmaları kendine dert edinir bunu iktidara,muktedire hatırlatır. Öyle sırça köşküne çekilip 'Şimdi biz sanat yapıyoruz, buişler bizim değil' demek çok saçma olur." diyor... Ben de "Seçilirseniz veiktidar da CHP olursa?" diye sordum. O "Bugün Erkan Baş, Barış Atay, Ahmet Şıkve Sera Kadıgil ne yapıyorsa, o gün onu yaparız. İktidar da kimin olduğu önemliolmaz. Elbette güzelliklerde de yanlarında oluruz. Muhalefet etmiş olmak içinmuhalefet yapılmaz" diye yanıt verdi.
Tabii iyi bir gazetecinin de"muhalif" olması gerekir... Belki de bu yüzdendir bana eski bir dost gibigelmiş olması... Mütevazılığından da olabilir tabii... Milas böreğini ilk kezyemiyordu. Daha önce Milas'ta yemiş, "Milas'ta da Bodrum'da da ot yemekleriniyemişliğim vardır. Bu coğrafya benim tatil yaptığım bir yer olmaktan çok,sinema filmi ve dizi çektiğim, yaşamımı da kazandığım, ekmeğini yediğim biryerdir." dedi.
Siyasete attığı adım için"Neden şimdi?" diye sormaya kalktım, şu ifadelerde bulundu:
"Yeni girmiş değilim, hepiçindeyim. Gazeteci, sanatçı olmanın, yazmanın, söylemenin zor olduğu, kısaçöpün uzun çöpten hakkını alamadığı, partilerin sürekli kapanma tehdidi ilekarşı karşıya bırakıldığı, eşit işe eşit ücretin ve insanca yaşamın, gençolmanın, kadın olmanın, çocuk olmanın, hatta sokak canlısı olmanın çokgörüldüğü, sürekli parmak sallanan, en yüksek perdeden nefret söyleminingeldiği, mutsuzluğun, umutsuzluğun yaşandığı bir iklimde siyasetin dışındakalmak mümkün mü? Siyaset yapmanız için bir partide veya milletvekili olmanızgerekmiyor. Siyaset sizinle ilgileniyor, sizde onunla ilgileneceksiniz. Benşimdi sadece elimi taşın altına koydum."
xx xx xx
"TÜRKİYE BAMBAŞKA BİR SINAVDANGEÇİYOR"
Mehmet Aslantuğ gibi bir isimCHP'den de aday olabilir ve büyükşehirlerden birinde, hatta memleketi Samsun'dasıralamaya girebilirdi. TİP tercihinin nedenini sordum. Soruma gülerek"Muğla'da seçilemez miyim?" sorusuyla karşılık vererek şöyle anlattı:
"Dediğim gibi sanatçımuhaliftir. Bir çok şeyi dert eder. 'Şimdi biz sanat yapıyoruz, bu işler bizimdeğil' demek en azından dostum, şimdi genel başkanım Erkan Baş'a karşı çoksaçma olurdu. Yoksa 20 yıldır merkez sağdan da merkez soldan da teklif geldi. TİP Kültür Sanat Bürosuna dahilarkadaşlarla buluştuk. Yarattıkları heyecan dalgasının da takipçisiydim. Birarada olursak daha mutlu olacaklarını söylediler. Bu beklentiyi boşa düşürmekyapı olarak yapmayacağım bir şeydi. Bunun için birçok şeyi ötelemiş oldum, amabunların lafı bile olmaz. Çünkü o bireysel konfor alanını arkadaşlarımız,gençler terk etmiş, herkes bir sorumluluk üstleniyor. Son derece de barışçılbir dille üstleniyor. Türkiye artık bambaşka bir sınavdan geçiyor, bu net. Benide siyasetin içine çeken, TİP'e evet demem bu sorumluluktur. Üstelik, sizdebilirsiniz Türkiye İşçi Partisi. 1965 yılında uygulanan seçim sisteminin deyardımıyla 15 milletvekili çıkararak Parlamento'ya girebilmiştir. Politiksöylemleri ve temsil ettiği toplumsal sınıf açısından Meclis'teki diğerpartilerden farklı olan TİP'in parlamenter muhalefeti, 71 Muhtırası ilebaşlayan süreçte solun baskı altına alınması sonucu kapatılıncaya dek sürmüş,bu dönemden sonra da sol, bir daha parlamenter temsil imkanı bulamamıştır. İşteo TİP'in ruhu parlamentonun 27. Dönemi'nde Erkan Baş, Barış Atay, Ahmet Şık veSera Kadıgil ile vücut bulmuş durumda. Herkese örnek bir muhalefetsergilediler. Bu insanlarla siyaset yapmak haysiyetli bir iştir. Anlayacağınızbiz bu ülkeyi seviyoruz."
xx xx xx
"BU TÜR KARARLARDA NE İŞ NEAŞK ÖNCELİK TAŞIMAZ."
TİP'in parlamentodaki 4milletvekili ne kadar örnekse, Arzum Onan ve Mehmet Aslantuğ çifti de sadecesinema, sanat camiasına değil bütün ülkeye kıskandırırcasına örnek oldular.Peki Aslantuğ sevgili eşindenmilletvekili adaylığı için onay almış mıdır? Almamış... Soruyu Bodrum'danmeslektaşım Fatih Bozoğlu'nun da sorduğunu belirten Aslantuğ şöyle yanıt verdi:
"Bu tür hayati kararlaraslında elbette paylaşılarak alınır, ama burada ben Arzum'un daonaylayabileceği bir iradeyi, oğlum da dahil ailem adına kullandım. Bu ailereisliğinin herhangi bir cinsiyete teslim edilmesi gibi bir şey değil, bizimevde böyle şeyler yok. Yani çocukluğumdan buyana suyumu kendim aldım ya da suikram edilecekse kendim ettim. Bulaşık yıkanacaksa yıkadım, yemek yapılacaksadamak tadını bozmadan yapabileceklerimi yaptım. Bunu parantez içindesöyleyeyim, bizde aile içi demokrasiyi taciz edecek hiç bir tırnak içinde'sapkınlık'tan yana bir tavır olmadı. Tabii bu yaz için yönetmen olarak yazarolarak yapmam gereken işler, onlar için bazı kontratlar söz konusuydu, aktörolarak devam edeceğim işler vardı. Toparlarsak, bu bir siyaset değil, bu birhaysiyet mücadelesidir ve hayatın içinde hiç bir öncelik bundan daha ala değildir.Yaşama tutunmak için neredeyse artık yoksulluk sınırı ile açlık sınırı arasındabu toplum neyin sınavını verdiğini görüyor, biliyor ve biz de biliyoruz. Yanibiz bu ucuz talanın içinde oligarkları ağırlamak üzere bir ülke hazırlamadık.Ben öyle düşünmüyorum yani. Uzatmak mümkün özeti şu; Bu tür kararlarda ne iş neaşk öncelik taşımaz."
Aslantuğ, "Peki bu kararınızınasıl karşıladı?" soruma ise "Olumsuz bakmadı, aynı heyecanları yaşıyor. Buülkenin geleceğiyle ilgili aynı sevgiyle, muhabbetle aynı heyecanı yaşıyor."yanıtını verdi.
xx xx xx
"KILIÇDAROĞLU YÜZDE YÜZ DOĞRU"
14 Mayıs'ta yapılacak genelseçimlerde Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekili adayı olacağınızı TİP GenelBaşkanı Erkan Baş "Onu sadece unutulmayan rolleriyle değil, planlı birprovokasyona maruz bırakılan Ahmet Kaya'yı cesurca savunmasıyla da hep şükranlahatırlıyoruz. Milletvekilliği adaylık teklifimizi kabul ederek bize güç verensevgili Mehmet Aslantuğ'a yürekten teşekkür ediyorum." diye duyurdu. Ben sorumutamamlayamadan Aslantuğ "O gecedeki tavrımla ilgili sorular beni sıkıyor.Büyütülecek bir şey yok. Ben bu kadar kirlenmiş bir zamanda, zeminde yaptığımımeziyet olarak konuşmayı bile zulüm olarak kabul ettim. Orada büyük bir ayıpvar, yapılan şeyi iltifata gerek yok. Bakmamız gereken odaklanmamız gereken oayıp. Hepsi özür diledi, ama Ahmet Kaya yoktu." dedi.
Aslantuğ'a Kılıçdaroğlu veMuharrem İnce'nin adaylığını sormaya kalktım, "Kılıçdaroğlu'nun adaylığınıyüzde 100 doğru buluyorum. Önemli bir işi başardı. O yüzden partimizde 'Bir OyKemal'e, Bir Oy TİP'e' diyor. Muharrem İnce'nin hem adaylığını hem de üslubunudoğru bulmuyorum. Her insan gibi doğruyu göreceğine de umut etmek istiyorum.Çok da konuşmayalım bence." demekle yetindi.
xx xx xx
NEDEN MUĞLA?
Mehmet Aslantuğ'un yukarıdaki sorumasoru olarak verdiği "Muğla'da seçilemez miyim?" sorusunu ben de değiştirip"Muğla'da seçilebilir misiniz?" diye kendisine sordum. Hiçte öyle bir derdinin,kaygısın olmadığını gördüm. Şaşkınlığım ve kendisine saygım katlandı. Muğlatercihini şöyle açıkladı:
"Evet doğduğum şehirolmasından gurur duyduğum Samsun'dan da, Edip Akbayram'ın şarkısında "Bin birdirekli Haliç'inde akşamlar / Adalarında bahar, Süleymaniye'nde güneş / Hey senne güzelsin kavgamızın şehri / İstanbul" dediği yaşadığım şehirden de adayolabilirdim. Muğla'da yazlarımı geçirdiğim yer olarak bilinmekle birlikte ekmekkavgamın bir parçası, doğası, dinginliği ve insanıyla yaşam enerjimitopladığım, tanıdığım, bildiğim, sevdiğim bir şehir. Muğla'yı tercih ettim vekendimi Muğlalılara bıraktım."
YARIN; MEHMET ASLANTUĞ'A GÖREMUĞLA'NIN SORUNLARI...
-------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Evrende en büyükziyan, sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyindir. --Einstein