İnsanoğlu nihayet M.S. 2026 yılına ulaştı…

Okullarda Hiç bir şey yoktan var edilemez" temel bilgisi ile eğitildik.

Evrenin nasıl yaratıldığını tam olarak bilemiyoruz.

Big- Bang gibi varsayımlar bize dayatılıyor.

Bu varsayımlar, temel kabul edilerek kendimizce bir tarih inşa ediyoruz.

Evren'in haritasında dünyamızı bir nokta olarak göstermek bile mümkün değil.

Evreni yaratan yüce güce Allah diyoruz.

Evrende bir nokta büyüklüğündeki dünyada yaşamaya çalışan insan, önce evreni, sonra da dünyayı anlamaya çalışıyor.

Ben kimim?

Neden buradayım?

Benden istenen nedir?

Tüm bunları düşünecek akıl bana neden verildi?

Ölümden sonra neler olacak?

gibi yüzlerce sorunun peşinde koşarak ve bu düşünceleri kimse ile paylaşmaktan korkarak bir hayat sürmek, neyin nesi?

Sınırlı bir süre Dünya'da var olan insanın bu derece bencilliği ve acımasız hali nedir?

İnsan, kahredici silahlar yaparak, kendi cinsine karşı kullanmaktan bile çekinmiyor...

Neden böyleyiz?

Kadim uygarlığın merkezi olan Mısır uygarlığı geride bıraktığı eserler ile günümüzde dikkat çekiyor.

Kimdi bu Mısırlılar?

Kimdi Mısır Firavunları?

Mısır'da Nil nehrinin etrafında Firavunların dünyasında Amon dini geçerli idi.

Amon çok Tanrılı bir inanç idi.

Amon, gizli ve görünmeyen Rüzgâr ve Hava Tanrısı idi.

Amon, Mısır dünyasında, Yunan dünyasındaki Zeus benzeri idi.

"Amin" sözcüğü de Amon dininden geliyordu günümüze.

Amon dini Mısırlı Rahibeler tarafından tavizsiz uygulanır iken, M.Ö. 1352 yılında AKHENATON adında bir Firavun tahtta çıktı.

AKHENATON M.Ö. 1334 yılına kadar 18 yıl Mısır yönetiminde kaldı.

Akheneton 18. Hanedan Firavunu idi.

Akhenaton çok Tanrılı Amon dinine inanmıyor, Tanrının tekliğine inanıyordu.

Bu inancı da Güneşten alıyordu.

Akhenaton Mısır’daki çok Tanrılı Amon heykellerini yıktı, yazıtları duvarlardan kazıttı.

Bu devrim 18 yıl sürdü.

Mısır Rahibeleri adeta yok kabul edildi.

Tek Tanrı inancı Mısır’da çok taraftar topladı.

AKHENATON ölünce yerine küçük yaştaki oğlu TUTANKHATON geçti.

Çocuk yaştaki Firavunun etrafındaki Amon Rahibeleri, önceki firavun Akhenaton döneminde yapılan tüm tapınak ve heykeller ile yapıları teker teker yıktı, yaktı ve duvarlardan yazıtları sildirdiler.

Mısır’da Akhenaton'dan adeta iz bırakmadılar ve onu yok ettiler.

Akhenaton getirdiği tek Tanrı inancını olan ATON dinine inananları dövdüler, öldürdüler, adeta bir soykırım uyguladılar.

Bu durum karşısında Mısır dünyasında Amon dinine inananlar ile Aton dinine insanlar arasında çok büyük kavgalar, savaşlar ve soykırımlar yaşandı.

Bu bilgiler, eski Mısır yazıtlarında bulunuyor.

Ama, her olayı yazılı hale getiren Mısır Rahipleri Hz. Musa ve ona inananların Mısır’dan kaçışına dair tek bir kelime bile yazılı belge bırakmamışlar.

Mısır'dan kaçanlar tek Tanrı inancını savunan Aton taraftarları idi.

Onları kovalayan da çok Tanrılı dinin taraftarı, yani Amon taraftarları ve onları organize eden Amon Rahibeleri idiler.

Bu olay, günümüze bambaşka şekilde ulaşmıştır.

Firavunlar kendilerini Tanrı gibi görür, Sahip ve Efendi olduklarına inanırlar idi.

Günümüzde Yahudiler de "Biz Efendiyiz. Bizim dışımızdakiler bizim hizmetçimizdir" diyorlar ve buna inanıyorlar.

Yahudiler aralarına asla yabancıları kabul etmiyorlar.

Yahudi olunmaz, Yahudi doğulur, diyorlar.

Günümüzde Yahudiler, Yahudi olmayan bazı kişileri plaketler vererek onları kendi yanlarına çekiyorlar ve onları kullanıyorlar.

Yahudilerin 7 Ekim 2023 gününden bu güne kadar Gazze şeridinde, Güney Lübnan’da ve İran’da neler yaptığını gördük.

Kadın ve çocukları öldürürken bile acımasız davrandıkları gördük.

Yahudiler 1948 yılına kadar mazlum halk imajı ile yaşadılar ve çevreden hoşgörü gördüler.

1948 yılından 2023 yılına kadar Yahudilerin, İsrail ve çevresinde yaptıklarını dünya kör gözle baktı.

2023 - 2026 yılları arasında Yahudilerin yüzündeki maske düştü ve gerçek yüzleri gün yüzüne çıktı.

Acaba Yahudiler firavunların soyundan mı geliyorlar, diye düşünmeden edemiyor insan?

Mısır kayıtlarında ne Hz. İbrahim’den ne de Hz. Musa'dan bahsediliyor.

Biz, Tevrat ve Talmut'tan alınan masallar ile bu güne kadar avutulduk galiba?

Hatta Hz. Muhammed "Biz Efendiyiz, siz ise bizim kölemizsiniz" diyen Yahudiler ile mücadele etti.

Hz. Muhammed’in torunları, Hz. Ali'nin çocukları olan Hasan ve Hüseyin'i Kerbela'da susuz bırakarak katleden Muaviye ve ailesinin Yahudi kökenli olduğunu da, düşünüyorum.

Çünkü normal bir insan, bu kadar zalim ve acımasız olamaz.

Emir Timur, Ekim 1400 tarihinde zalim Muaviyenin Şam şehrindeki anıt mezarı yok etti ve kemiklerini önce yaktırdı ve küllerini Kızıldeniz döktürdü.

Tıpkı Mısır Rahibelerinin Akhenaton'un eserlerini yok ettikleri gibi.

Gazze şeridinde evleri yıkılan, anne – babaları öldürülen, susuz, yiyeceksiz bırakılan ve ölüme terk edilen milyonlarca çoluk çocuk Filistinliyi görünce, insanın aklına bunlar geliyor