5 - 9 Temmuz 2026 tarihleri arasında Ankara'da NATO Başkanlar toplantısı yapılıyor.
Ankara toplantısının en büyük konusu Kıbrıs adası olacak.
Doğu Akdeniz'de üç önemli ada bulunuyor.
Bunlar, Rodos, Girit ve Kıbrıs adalarıdır.
Rodos ve Girit adalarını 20. asrin başında kaybettik.
Kıbrıs Adasına da 1974 yılında tutunabildik.
Kıbrıs Adasını da kaybeder isek, Doğu Akdeniz'de zor duruma düşeriz.
NATO'nun Rusya'ya karşı kurulduğunu kabul ederiz.
Acaba öyle mi?
II. Dünya savaşında Rusya, Almanya'yı ABD'nin desteği ile yenmiş idi.
II. Dünya savaşı sonrası Odesa'da toplanan ABD Başkanı Truman ile SSCB Başkanı Stalin Dünyayı aralarında paylaşmışlar idi.
Birisi iyi insanı, diğeri de kötü adamı oynayacaklar idi.
Bu konuda anlaştılar.
Türkiye iyi adamı oynayan ABD Başkanı Trump'ın alanında kalıyordu.
Madem iyi adam ile kötü adam aralarında dünyayı aralarında paylaşmışlar idi, o zaman neden NATO kurulmuştu?
Karsısında da eden Varşova paktı kurulmuştu idi ?
75 yıldır bir tiyatro oyununa şahit oluyoruz
Efendim Stalin ‘Ardahan ve Kars’ı istiyor, Boğazlarda söz sahibi olmak istiyor masalı ile adeta uyutulduk.
1791 yılında İngiltere, Rusya ve Fransa tekrar Yunan devletinin kurulması için aralarında anlaştılar.
İlk adım da 1821 yılından Mora isyanı ile proje hayata geçirildi.
En son adim da 1919 yılında İzmir’e Yunan askerinin çıkması ile proje devam edilmek istendi.
Ama son adım "Anadolu felaketi " ile sonlandı.
4 Nisan 1949 günü kurulan NATO , SSCB'ne karşı değil Anadolu, İstanbul ve boğazların sahibi olan Türkiye Cumhuriyetine karşı kurulmuştu.
Biz NATO'ya "Dostuna yakın ol, düşmanına daha yakın ol" mantığı ile üye olduk
NATO'un bize karşı kurulduğu gerçeği büyük bir ustalıkla bizden saklanmaya çalışıldı.
Biz de bunu yedik, gibi yaptık.
Önce NATO'ya girmek istedik, ama kabul etmediler.
En sonunda Kore savaşına 5 bin 90 kişilik bir ordu göndermeyi kabul edip savaşta 750 canımızı şehit verince bizi, 18 subat 1952 günü NATO'ya kerhen kabul ettiler.
NATO'da yıllarca üvey evlat muamelesi gördük.
Anlamazdan geldik.
1960, 1971, 1980, 1997, 2026 darbelerinin arkasında NATO vardı.
Bizi içimizdeki bazı adamları ile uzaktan yönetmeye kalktılar, çoğu kez de başarılı oldular.
Bizdeki bazı kesimler bu gerçeği anlamamamız için elinden geleni yaptılar.
Halen de yapıyorlar.
Ankara’daki NATO toplantısında çok kritik kararlar alınacak gibi…
NATO'nun hesaplarını bozan Türkiye Cumhuriyetinin savunma sanayiindeki mucizevi başarısı idi.
Ayrıca, NATO'nun hesaplarını bozan gönül coğrafyamızda bıraktığımız insanların Türkiye aşkı idi.
Hesaplar yeniden yapılıyor.
2 bin yıl önceki tarihleri yüzü hürmetine bugünlere gelen şımarık Yunanistan, NATO'yu bıktırmak üzere.
Ankara'da NATO ve Batı’ya hiç bir katkı sunmayan ve buna karşı devamlı bir şeyler isteyen Yunanistan, her an bardağı taşıran son damla olacak bir istekte bulunabilir.
Türkiye Cumhuriyeti böyle hassas bir virajda yol alır iken, CHP akla durgunluk veren iç sorunları ile uğraşıyor.
CHP iç sorunlarından başını kaldırıp, son olaylar hakkında hiç bir öneride bulunamıyor
NATO'nun gerçek yüzü Ankara toplantısında belli olacak gibi geliyor bana.
Dünya'da güçlü olanın sözü geçiyor.
Adalet, demokrasi, kardeşlik, eşitlik ve özgürlük idealleri tatile çıkmışlar ve bizi gerçekler ile baş başa bırakmış durumdalar.
Çok dikkatli olmalıyız.
Diğer tarafta da İsrail 4 bin yıllık hikayesi ile topraklarımıza göz dikmiş durumda.
Tanrıya inanmayan İsrail, Tanrının kendilerine vad ettiği toprakların peşinde !!!
En büyük güvencesi de 350 milyonluk ABD'yi içeriden lobileri ile ele geçirmiş olması ve İngiliz Hanedanı ile ortak iş yapmaları...
Çevremizde ve dünyada bunlar olur iken, Türkiye'de SGS hala kast sistemi gibi çalışıyor.
Bağ- Kur, Sigorta ve Emekli Sandığı emeklileri arasında dağlar kadar farklılıklar var.
Bağ- Kur ve Sigorta emeklileri, toplam emekli sayısının yüzde 70’ni buluyor.
SGK’nın kast sistemini adil ve eşit bir konuma getirilmesi konusunda hiç bir partimiz elini taşın altına sokmuyor.
Hele yeni parti kuracaklar bu konuda hiç bir öneride vaatte bulunmuyor.
Bu konu üzerine giden parti, önümüzdeki seçimlerde diğer partilere fark atar.
Bakalım Ankara'daki 6 - 8 Temmuz 2026 tarihleri arasında yapılacak NATO toplantısından sonra nasıl bir dünyada yaşayacağız?