7. yüzyıldayız.
Alp Er Tunga,
Zaloğlu Rüstem,
Turan Toprakları,
Hayal mi gerçek mi?
Rüyanın içinde rüya gibi.
Saka Türklerinin döneminden,
At sırtında,
Ok atan Alp’ler,
Savaş taktikleri,
Ve İran hükümdarının,
Yani Med’lerin,
Sarayındaki ölümcül ziyafet.
İhanet ve zehir.
Hanlar,
Hakanlar,
Destanlar,
Gözümün önünden şeritler gibi akıyor.
Alp Er Tunga,
MÖ 7. yüzyılda yaşamış,
Saka Devleti hakanıdır.
Bozkırda,
Gök ile yerin arasında,
Türk boyları vardı.
Alper Tunga,
Bozkırdaki,
Tüm Türk boylarını birleştirerek,
Türklerin bir arada yaşamasını simgeleyen,
Turan coğrafyası üzerinde,
Turan Devleti’ni kurmuştur.
Tüm kanıtlar,
Turan Devletinin merkezinin Özbekistan,
ve Doğu Türkistan olduğunu göstermektedir.
Alp Er Tunga,
Cengaver bir savaşçı olarak,
Akın akın topraklarını genişletmiştir.
Her akınında da,
Topraklarına toprak katmış,
Turan topraklarından,
Kafkasları aşmış;
Anadolu, Suriye ve Filistin’i de,
Hâkimiyeti altına almış,
28 yıl hüküm sürmüş
Ve büyük türk devletini gerçekleştirmiştir.
Ahal Teke atı sırtında,
Cepheden cepheye koşmuş.
" Kuş kanadıyla, er atıyla,
At Türk'ün kanadıdır demiş,
Atın sırtında,
Cepheden cepheye yaşanan bir ömür.
Atı ilk ehlileştirenler Türkmenlerdir.
Dünyada bilinen bir çok atın atası,
Ahal Teke’dir.
Savaş meydanlarının cengaveri,
Göçebe Türkün kader ortağıdır.
Türkistan’dan İran’a,
Anadolu’dan Avrupaya kadar bu ırk yayılmıştır.
Türkmen’in gücünü kırmak isteyenler tarafından,
Kıyıma uğratılmıştır Ahal Teke.
Stalin Türk’leri katlettiği gibi,
Türkmenlerin direnişini kırmak,
ve kültürel miraslarını zayıflatmak amacıyla,
Onlar için büyük bir değer taşıyan,
Ahal Teke atlarından,
Yaklaşık 80 binini katledildiği bilinmektedir.
Töresine bağlı Türkmenin,
Kader ortağı,
Can yoldaşı,
Asırlardır Türk dünyayı sırtlamış,
Ahal Teke’de Türk’ü sırtlamıştır.
Çünkü Türk’ün kanadı Atıdır,
At olmazsa yurt olmaz.
Yurt olmazsa vatan millet olmaz.
Alp Er Tunga ‘da bu bilinçle,
Yurduna yurt katmak için,
Akın akın seferler düzenlemişti.
Onun en büyük rakibi de İranlılardır.
Özellikle de Med hükümdarı Keyhüsrev’dir.
Alp Er Tunga,
Seferler düzenleyerek,
İran topraklarını tehdit etmiş
Ve büyük zaferler kazanmıştır.
Ancak İranlılar,
Alp Er Tunga’yı savaş meydanında,
Yenemeyeceklerini anlayınca,
Planlar yapmaya başladılar.
Alp Er Tunga’yı,
Bir barış görüşmesi bahanesiyle davet ederler.
Alper Er Tunga,
Yalnızca bir savaşcı değil,
Akıllı
Bilge,
Yiğit,
Cesur,
Dürüst,
Sözünün eriydi,
Keyhüsrev’inde aynı sofrada,
Yiğit olacağını,
Tanrı misafirine mert davranacağını,
Kendisi gibi karşı tarafın da bir Alp olacağını düşündü.
Burada hileyle,
Zehirli sofra da öldürdüler.
Bu sofra kalleşti,
Bu sofra kahpece hazırlanmıştı.
Sofrada dostluktan yiğitlikten konuşuldu ama,
Alp Er Tunga’yı sırından vurdular.
Yemek diye zehri sunmuşlardı.
Alperenlerde bu sofrada öldürüldü.
Bu ölüm Saka Türkleri arasında,
Büyük bir hüzün,
Büyük bir yas yarattı.
Düşmana güvenmek hazin bir sonuç yaratmıştı.
Tarihten ders almak zorundayız.
İçinde bulunduğumuz durum bunu hatırlatıyor.
Bizi içine çektikleri,
Yeni dünya düzeni sapkınlığı ile
Elimizi kolumuzu bağlıyorlar.
Paris İklim antlaşmasından,
Açık semalar antlaşmasından çıkmalıyız.
Ve böyle bir çok antlaşma yaptık,
Onlardan çıkmalıyız.
Dijitalleştikçe köleleşiyoruz.
Ey insanlık uyan!
Yeni Dünya Düzeni= Kaos düzenidir.
Elitler ve köleler düzeni kuruluyor.
Türkiye’nin ulus kimliği,
Teslim ediliyor.
ABD Başkanı Trump,
ABD çıkarları uğruna küreselcilere savaş açtı.
Birleşmiş Milletler ve O’nunla sözleşmesi olan,
66 Örgütle ilgili her şeyini iptal ettiğin,
ABD çıkarlarına,
Ulus kimliğine zarar verdiği için,
İptal ettiğini belirti.
Biz ne yapıyoruz.
Keyhüsrev’in sofrasına oturur gibi,
Tüm ulusal çıkarlarımızı,
Yapılan antlaşmalarla,
İhanet ve zehir dolu sofraya teslim ediyoruz.
Uyanmalıyız.