85 yıl önce 9 ve 10 Kasım 1938 gün ve gecesi Almanya'nın birçok şehrinde " Kristal gecesi " olarak anılan korkunç olaylar yaşandı.
Bu iki geceye " Kırık camlar gecesi " de deniyor.
Almanlar, Almanya'da yaşayan 500 bin Yahudilerin iş yerlerini, 9 ve 10 Kasım 1938 geceleri sopalar ile darmadağın edildi.
Sinagogları yaktılar, Yahudi mahallelerinde terör estirildi.
Sopalar ile birçok Yahudi’yi yaraladılar, vahşice öldürdüler.
Almanya'daki bu olaylar, tarihin en karanlık günleriydi.
Yahudiler, mazlum ve savunmasız idiler.
Hitler Almanyası, Almanya'da bulunan 500 bin Yahudi’nin ülkeyi terk etmesini istiyordu.
Bunun üzerine ABD Başkanı Roosevelt'in çağrısı ile Avrupa ülkeleri Fransa’nın küçük bir taşra şehrinde toplandılar.
Konu, Almanya'daki 500 bin Yahudi’yi kabul edecek bir ülke bulmaktı.
Avrupa ülkeleri bol bol konuştular, insan haklarından bahsettiler, ama hiç bir devlet Yahudileri kabul etme taahhüdünde bulunmadılar.
Yahudiler Vatikan’da oturan 11. Papa Pius'a da " Bize sahip çıkın " diye yalvaran binlerce mektuplar yazdılar.
Katolik ülkelerinde Papa çok güçlü idi.
Buna rağmen hiç bir Katolik Avrupa ülkesi de Yahudileri ülkelerine kabul etmediler.
Hatta bir ara Yahudiler için Madagaskar Adası düşünüldü.
Ama denizlere egemen. olan İngiltere yüzünden bu göç de hayata geçirilemedi.
Batı ülkelerinin bu tutumu karşısında Hitler " Madem hiç biriniz Yahudileri kabul etmiyorsunuz.. Ben de ülkemdeki Yahudi sorununu kendi yöntemimle çözerim " dedi.
Papa Pius da, Hitlerin müttefiki olan Faşist Mossolini'nin baskısı yüzünden Yahudilere gereken yardımı yapamıyordu..
Hitler de bildiği metot ile Almanya"daki Yahudi sorununu çözme işine koyuldu.
Bu sorunun çözüm şekline de, hiç bir Batı ülkesi, yeteri kadar tepki vermedi.
Hitler Almanyası, önce ülkelerindeki Yahudileri yok etmekle ise başladı, sonra da hızını alamayarak işgal ettiği ülkelerdeki Yahudileri de katlederek 6 milyon Yahudiyi hunharca öldürdü, soykırıma uğrattı.
Katledilen 6 milyon Yahudi’nin arasında doğu Avrupa'da yaşayan ve MS 700’lü yıllarda Museviliği tercih eden Hazar Türkü Museviler de vardı.
Sonra olanları, hepimiz biliyoruz.
Lafı uzatmaya gerek yok.
85 yıl önce Avrupalıların bilhassa Almanların hışmına uğramış Yahudilerin torunları 2023 yılının Ekim-Kasım aylarında Gazze'de mazlum Filistinlilere soykırım uyguluyorlar.
Çoluk çocuk katledilen bu vahşeti Tv'ler de her gün görüyoruz.
Bu kadar haksızlığa uğramış bir millet, 85 yıl sonra nasıl oluyor da bu kadar acımasız olabiliyor, diye düşünmeden edemiyor insan.
İnsanoğlu bir türlü akıllanmıyor.
Hep söylemiş ve yazmışımdır, " Nükleer enerji ile çalışan denizaltılar, uçak gemileri, F-35'ler F-35B uçakları, nükleer bombalar, balistik füzeler kimin için yapılıyor? " diye.
Herhalde tüm bu kahredici silahlar dünyamızı uzaylılardan korumak için yapılmıyor....!
Bu kahredici silahlar, insanlara karşı kullanılmak üzere yapılıyor maalesef..
İnsan, insandan çektiğini kimseden çekmiyor.
En fazla 100 yıl yaşayabilen insan evladından her geçen gün umudumu yitiriyorum.
Sonra " Kardeşlik, özgürlük, eşitlik ve adalet " kelimelerinden oluşan nutuklar atan politikacıları görünce, hayretler içinde kalıyorum.
En büyük ihanetler de, bu kelimeleri en çok kullanan insanlar arasından çıkıyor, maalesef...
Onun için " Bir insanın sözüne değil, eylemine bakacaksın " diye boşuna söylememişler.
Bunu için diyorum ki;
Bu günlerde Yahudilerin 85 yıl önce yaşanan ve " kristal gecesi " olarak bilinen korku ve acılar çekilen 9, 10 Kasım 1938 günlerini hatırlamalarını ve ona göre davranmalarını, diliyorum.