Bu soruya “evet” veya “hayır” yanıtı vermek için erken...
Böyle bir yanıtı verebilmek için 25 Kasım’da yapılacak CHP Tüzük Kurultayının sonucunu ve CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP’nin yeni Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı’nın sözlerinin arkasında ne kadar durduklarını görmemiz lazım.
Elbette Av. Zekican Balcı’nın il başkanı seçilmesi Muğla’da, Özgür Özel’in Genel Başkan seçilmesi Türkiye’de CHP çevrelerinde, camiasında heyecan, sinerji ve unut yarattı... Hem de CHP yerel seçimlere uçurumun kenarında giderken...
25 Kasım’a kadar yaşanan ve yaşanacak gelişmeler bu anlamda önemli...
xx xx xx
CHP'deki lider değişiminin, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılının ilk önemli gelişmesi olduğunu önceki yazılarımda vurgulamıştım. Cumhuriyeti kuran, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı bütün ekonomik ve siyasi zorluklara rağmen ülkeye çok partili demokrasiyi getiren parti olan CHP, parti içi demokrasiyi 38. Kurultayda da işleterek bir defa daha parti tabanında ve ülkede umutlarını yeşertti.
Uzun zamandır Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Komünist Partisi ya da Çin Komünist Partisi'nin kurultaylarına benzer kurultaylara tanıklık ederken, böylesine demokratik ve çok sesli olduğu kadar dinamik bir kurultaya tanıklık etmek “parti içi demokrasiye” özlem duyanlar için sanırım umut verici oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu, çok sayıda başarısız seçimin ardından 13 yıl sonra Genel Başkanlık koltuğuna CHP delegesinin oylarıyla veda etti. Pek şık bir gidiş olmadı, ardından hoş olmayan yorumlar yapıldı. Neyse ki Özgür Özel kurultayı kazanmanın yanında evlerinde ziyaretle Kılıçdaroğlu ailesinin gönlünü alarak ilk sınavını verdi...
xx xx xx
Kim ne derse desin, dürüstlüğü ile herkesin gönlünü kazanan, saldırıya uğramasına, ölüm tehlikesi atlatmasına rağmen, Atatürk'ün “iki büyük eserimden biri” dediği emanetini zor bir dönemde 100 yaşına ulaştırma başarısının yanında gerek bazı büyükşehir belediye başkanlarının, gerekse partiyle birlikte kendisini de “dar kadrocu siyasal anlayışa hapseden” yakınındakilerin yönlendirmesi sonunda seçmeni “Kılıçdaroğlu devam ederse sandığa gitmem” noktasına getiren Kemal Kılıçdaroğlu, “koltuğunu bırakmak istemeyen lider” görüntüsünü bir kenara bırakarak gönüllerde taht kuramamış olsa da herkesin kalbinde güzel duygular bıraktı giderken...
Deniz Zeyrek’in Sözcü’de yazdığı gibi, “Kurultay öncesi kendi görüntüleriyle birlikte sosyal medyada dolaşıma sokulan ‘Yorgun Demokrat’ şarkısında dendiği gibi, karanlık yollardan geçti, zehir gibi sular içti, cehennemin ta göğsünü deldi. Yine de yılmadı ve 100 yıllık CHP sancağını hep yukarıda tutmaya çalıştı.” ama en büyük hatası, işi bilenlerden oluşan bir ‘siyasi savaş kabinesi’ oluşturmayıp, hep yanlış insanlarla çalışması oldu. İktidarı hep liyakatsiz kadrolarla çalışmakla suçlarken, kendisi de ‘liyakatsiz ama sadık’ isimleri yanında tutmayı tercih etti. Bu nedenle de siyaseten hep kaybetmesine neden olan hatalı kararlar verdi.”...
Bu olumsuzlukların tamamı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün için de geçerli...
xx xx xx
Ben başlangıçta Kılıçdaroğlu’nun yakınındaki isimlerden biri olduğu halde Özgür Özel’in genel başkan adayı olmasını bir “danışıklı dövüş”, “gaz alma operasyonu” olarak değerlendirmiştim. Ancak şimdi yaşananlardan sonra Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’nun yanındaki bir isim olarak genel başkan adaylığını ilan etmiş olmasını “cesaretli bir davranış” olarak nitelendiriyor, takdir ediyorum.
Bütün süreç boyunca bütün tahriklere karşın Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı saygısızlık etmemesi, eleştirilerini sakin bir şekilde, özenle seçilmiş sözcüklerle dile getirmesini de önemli buluyorum.
Ayrıca CHP’nin yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) belirlenirken 14 olan MYK üye sayısı 24’e yükseltilirken 12 kadın 12 erkek üyeden oluşması dikkatleri çekti... Takdir gördü. Darısı öteki partilerin başına... Ayrıca bir ‘gölge kabine’ oluşturulması ve Genel Sekreterliğe getirilen Selin Sayek Böke’nin iktidarın Cumhurbaşkanı Yardımcısı pozisyonunda bir göreve sahip olması da dikkat çekici bulundu.
Asıl dikkati çekenin ise örneğin aralarında Aylin Nazlıaka gibi isimlerin bulunduğu Özgür Özel’in listesini delen 8 isimden 4’üne de MYK’da yer verilmesi de takdirle ve umutla karşılandı... “birlik beraberlik ve bütünleşme” işareti olarak algılandı...
xx xx xx
Bugünlerde herkesin merak ettiği konu gerek Genel Başkan Özgür Özel, gerekse Muğla İl Başkanı Zekican Balcı seçilirken verdikleri sözlerin ve özellikle “Üyelerle ön seçim vaatlerini yerine getirecekler mi?” konusu...
Özgür Özel’in daha önce Kılıçdaroğlu tarafından adaylıkları ilan edilen Aydın’ın topuklu efesi Özlem Çerçioğlu ile Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ile yola devam edeceklerini açıklarken, “Kurultayda hiçbir belediye başkanımıza söz vermedik” demiş olmasına rağmen herkes Tüzük Kurultayı’nın kararlarını ve Muğla’da İl Başkanı Zekican Balcı’nın sözünün arkasında durup durmayacağını merakla bekliyor.
Tabii Muğla’da özellikle AK Parti çerçevelerinde Büyükşehir’de Osman Gürün’ün, Menteşe’de Bahattin Gümüş’ün aday gösterilmelerinin umudunu taşıyanlar olmakla birlikte, CHP’de de “değişim”, “ön seçim” diyenlerle hareket ettikleri ve hatta en önde yer aldıkları halde “Üyelerle ön seçim olursa sandıktan belediye başkanları ve önceki ilçe başkanları çıkar. Çünkü kongrelere giderken sağcıları bile üye yazanlar var.” deyip, kendilerini aday atatmanın derdine düşenler de var!
Buna karşılık seçmeninde ön seçim sandığından çıkmayanın ardından sandığa gitmeyeceğini söyleyenler de az değil...
xx xx xx
CHP’de “danışma kurulları” yapılırdı. Son yıllarda onlarda sulandırılmıştı... O yüzden mi zaman darlığından mı ne bu “istişareler” öne çıkmaya başladı. Nitekim CHP Muğla Kurutay Delegeleri de Kurultay’a giderken bütün ilçelerde o istişareler yapılarak, sonuç karar altına alınmıştı. Ki o karar alınmadan İl Başkanı Zekican Balcı eski milletvekillerini, PM üyelerini ve il başkanlarını il merkezinde toplantıya çağırmış ve PM Üyesi Av. Ayla Kara ile milletvekilleri Av. Burak Erbay, Prof. Dr. Nurettin Demir, Dr. Ali Arslan, Suat Özcan, Av. Akın Üstündağ, Fevzi Topuz, il başkanları Av. Nevzat Sarıçoban, Günay Toprakçı, Hilmi Giresun, Mustafa Öztürk, Erkan Bayar, Süleyman Uslu ile toplantı yapılmış ve İl Başkanı Balcı “Örgütümüzde ortak aklı hakim kılmak, istişare kültürünü geliştirmek ve yerleştirmek için çalışıyoruz. Bu kapsamda, önceki dönemlerde partimizde görev yapan parti meclisi üyelerimiz, milletvekillerimiz ve il başkanlarımızla bir araya geldik. Kurultay sürecini ve Türkiye siyasetini değerlendirdiğimiz toplantımızda, değerli büyüklerimin görüşlerini dinlemekten büyük keyif aldım.” diye açıklama yapmıştı.
İl Başkanı Zekican Balcı ayrıca kurultaydan sonra da ilk basın toplantısını “Alyans’ta tanışma kahvaltısı” olarak yapıp, PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı, Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz’ı tanıtmıştı. İlçe başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolu başkanlarının da katıldığı kahvaltıda İl Başkanı Balcı, “Ülkemizin içinde bulunduğu anti demokratik şartlarda ve ekonomik kriz ortamında, büyük emekler vererek halkımızın haber alma özgürlüğüne katkı sunan kıymetli basın mensuplarımızla bir arada olmanın ve sohbet etmenin mutluluğunu yaşadık.” derken, “Muğla’da adayların üyelerle ön seçimle belirleneceğini” bir kere daha deklere etmişti...
xx xx xx
Bugün Ankara’da CHP’nin Grup Toplantısı var. Yarın da Özgür Özel il başkanları ile bir istişare toplantısı gerçekleştirecek. İl Başkanı Zekican Balcı bu programa katılmak üzere Ankara’ya yanına ilçe başkanlarını ve PM Üyesini alarak dünden gitti.
Gitmeden kendisiyle görüştük. “Özgür Özel A Takımını belirledi. Siz de belirlediniz mi?” diye sordum. Önümüzdeki günlerde belirleneceğini söyledi. İstişareleri konuştuk. İl toplantılarını ilçelerde yaptıklarını, Ankara’dan gelince Fethiye’de toplanacaklarını, hedeflerinde kırgınları, tasfiye edilenleri partiye kazandırma çalışmalarının olduğunu, geçmişten farklı bir çalışma içine girdiklerini kaydetti.
Ben dayanamayıp, “Muğla’da ön seçim sandığı üyelerin önüne konulacak mı?” diye sordum. Kurultaydan sonra Özgür Özel ile görüşme imkanı bulduğunu belirterek “Ne söz verdiysek o olacak. Sayın genel başkanım da örgütlerimizin kararına destek vereceğini söyledi.” diyerek şöyle devam etti:
“Yarın grup toplantısına katılacağız. Ardından PM Üyemiz, milletvekillerimiz ve ilçe başkanlarımızla sayın genel başkanımızı ziyaret edeceğiz. İstişarede bulunacağız. Ertesi günde il başkanları toplantısında başta ön seçim olmak üzere Muğla’nın beklentilerini ortaya koyma imkanı bulacağım.”
xx xx xx
Evet delegelerle ön seçimin güvenilir bir yanı kalmadı. Gerçekten üyelerle ön seçim de sağlıklı olmayabilir. Şikayetler haklı. Eskiden “naylon delege” olurdu şimdi “naylon üyeler” var. Ancak “Nasıl olsa Osman Gürün, Bahattin Gümüş yok” diye, onların yerine atanma derdine düşenler için de bunlar gerekçe olmaz, olmamalı... Mesela ön seçime girebilecekleri belirlemek için önce bir anket yapılabilir... Sağlıklı yapılan anket bana göre ön seçimden daha kıymetli... Bir de tüzük işletilebilir. Eskiden ‘üyelikte 6 ayı doldurmayanlar seçme ve seçilme hakkına’ sahip olamazlardı. Hala geçerli mi bilmiyorum. Bu 6 ay, 25 Kasım’da yapılacak Tüzük Kurultayı’nda 1 yıla çıkarılabilir...
----------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Canı sıkılan herkes değişim istiyor. --Kierkegaard