MHP Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat son günlerde CHP’li Belediyelerin ‘gayrimenkul satışlarına’ takmış durumda. Takabilir. Ben bu köşede nelere nelere takmıyorum...
Aslında Sayın Akarfırat’ın yerel yönetimlerin ‘gayrimenkul satışları’ ile ilgili sorularının sorulacağı, eleştirilerinin yapılacağı yer bence ilçe belediye meclisleri ve Büyükşehir Belediye Meclisi olmalıydı.
Galiba bu dönem meclislerde AK Partili veya MHP’li hatip yok!
CHP İl Başkanı Zekican Balcı dün bir yazılı açıklama yaparak MHP İl Başkanı Oğuz Akarfırat’ın en son Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Halkbank tarafından satışa çıkarılan, şehrin sivil mimarlık örneği tek taş yapılarından Muğla Cumhuriyet Meydanı’ndaki “Abide Hanım Evi”ni satın almış olmasını sorgulayan basın açıklamasına yanıt verdi.
Ben Akarfırat’ın açıklamadan memnun kaldığını sanmıyorum.
Sayın Akarfırat’ın “Şehir merkezi şıkır şıkır olacak, kültür sanat kokacak” başlığını taşıyan 18 Eylül günlü yazımda ucundan değindiğim soruları yanıtsız kalmış. Ne yalan söyleyeyim o soruların yanıtlarını ben de merak ediyorum.
Sayın İl Başkanı Balcı’nın yanıtı bence biraz veresiye açıklama olmuş. Tabii bana öyle geldi...
xx xx xx
CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, “Muğla’nın yapı olarak tarihi, konum olarak da en merkezi yerinde” olduğunu vurguladığı söz konusu yapı ve satın alınması ile ilgili “Halkbank binası artık Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne aittir. Muğla’mızın tarihi dokusunu korumak adına bugüne kadar birçok cesur adım atan Muğla Büyükşehir Belediyesi, şimdi de bu yapıyı Muğla halkına kazandırmıştır. Bu vizyoner bakış açısından dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ı yürekten kutluyorum.” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:
“Şimdi gelelim MHP Muğla İl Başkanı Sayın Akarfırat’ın ülke gündemi bu kadar önemli konularda meşgulken yaptığı basın açıklamasındaki konulara. Ülke ekonomisini batıran, emeklisinden işçisine tüm vatandaşlara kan ağlatan AKP ve ortağı MHP’ye rağmen CHP’li Belediye Başkanları vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermeye devam etmektedirler. Avrupa’nın en önemli kredi kuruluşu, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notunu en yüksek olan AAA verirken ne yazık ki AKP Hükümeti tarafından yönetilen Türkiye Cumhuriyeti kredi notunda vasat durumdadır. 22 yıldır ülkenin tüm varlıklarını satan ve ayrıca Muğla’dan topladığı vergilerin karşılığını Muğlalılara vermeyen hükümete rağmen Büyükşehir Belediyemiz bölgemize yatırımda hep ilk sıradadır. 2024 Mart ayında 6 Milyar 467 Milyon 756 bin 767 TL olan Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin bütçesi Ağustos 2024’e kadar %23,85 oranında büyüyerek 8 Milyar 010 Milyon 257 bin 767 TL’ye yükselmiştir. Muğla’mızın parası, vatandaşlarımızın huzuru ve mutluluğu için harcanmaya devam etmektedir. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, il genelinde devam eden yatırım ve hizmetler için Ağustos ayı sonu itibari ile 2 Milyar 477 Milyon TL kaynağı mevcuttur.”
xx xx xx
Doğrusunu söylemek gerekirse, İl Başkanı Balcı’nın “Şimdi gelelim MHP Muğla İl Başkanı Sayın Akarfırat’ın ülke gündemi bu kadar önemli konularda meşgulken yaptığı basın açıklamasındaki konulara.” sözünü yadırgadım.
Ne yani il başkanları, ilçe başkanları Muğla’da “Muğla” dururken “Türkiye”yi mi konuşacak?
Bana da bu anlamda eleştiride bulunanlar hep olmuştur. Şöyle derler:
“Ülkenin onca sorunu varken bu yazılara ne gerek var. Ankara’yı yazsana, iktidarı eleştirsene”
Yanıtım ise genellikle “Ben yerel bir gazeteciyim. Kent yazarıyım. Yaygın basında Muğla’yı kim konuşacak?Türkiye’yi yazan, iktidarı muhalefeti eleştiren, öven fazlasıyla gazeteci, yazar var. İzin verin de ben de Muğla’yı yazayım” şeklinde olmuştur.
Allah aşkına Muğla’yı il başkanları konuşmayacak da kim konuşacak?
xx xx xx
Neyse, CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı, MHP Muğla İl Başkanı Oğuz Akarfırat’a verdiği yanıtta şöyle devam etmiş:
“Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar sebebiyle TL’nin değerinin her geçen pul olduğu bugünlerde zaten kısıtlı bütçeye sahip ilçe belediyelerimizin finansal zorlukları her geçen gün artmaktadır. CHP’li ilçe belediyelerimiz dışında AKP ve MHP’den partimize geçen ilçelerimizde de durum aynı, hatta daha kötüdür. Bunlardan hiç bahsetmeyen Sayın Akarfırat’a çarşıya, pazara çıkmasını ve vatandaşlarımızı dinlemesini de ayrıca tavsiye ediyorum. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras, mevzuatın izin verdiği yetki ve sorumluluklar çerçevesinde tüm ilçe belediyelerimize destek olmaktadır ve olmaya da devam edecektir. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Muğla’da da CHP’li Belediye Başkanlarının veremeyecekleri hiçbir hesap yoktur. Bunu en iyi bilen de belediye başkanlarımızın başlarından eksik olmayan müfettişlerdir. MHP Muğla İl Başkanı Sayın Oğuz Akarfırat’ı; çökmüş ekonomi, her geçen gün büyüyen mülteci sorunu, atanamayan öğretmenler, ürünü tarlada kalan çiftçiler, kepenk kapatan esnaflar, çığ gibi büyüyen işsizler ordusu, kadınlara ve çocuklara karşı önlenemeyen şiddet, yolsuzluklar gibi ülkemizin acı gerçekleri ile ilgili de beyanda bulunmaya davet ediyorum.”
xx xx xx
CHP İl Başkanı Balcı’nın bu bölümden “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar sebebiyle TL’nin değerinin her geçen pul olduğu bugünlerde zaten kısıtlı bütçeye sahip ilçe belediyelerimizin finansal zorlukları her geçen gün artmaktadır. CHP’li ilçe belediyelerimiz dışında AKP ve MHP’den partimize geçen ilçelerimizde de durum aynı, hatta daha kötüdür.” ifadesine de takıldım.
Benim hala anlayamadığım, AK Partili ve MHP’li Belediye Başkanları CHP’li Belediyelere borç, enkaz bırakırken, CHP’li Belediye Başkanları yine CHP’li Belediyelere (Osman Gürün hariç) borç, enkaz bırakmadı mı?
Şu anda Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, selefi Bahattin Gümüş’ün savurganlığı ve belediyeyi iyi yönetememiş olmasının çilesini çekmiyor mu?
Ben CHP İl Başkanından haleflerini zor durumda bırakan CHP’li belediye başkanlarından da söz etmesini beklerdim. Kırılan kol yen içinde kalırsa kangren olur... İşin garip yanı AK Partili, MHP’li Ortaca, Köyceğiz, Dalaman ve Ula Belediye Başkanları için de bir şey diyen yok...
Ne yapalım onları da TBMM de Özgür Özel anlatsın!
xx xx xx
Bu arada şunu da belirteyim, “Belediye Başkanları ile ilgili eleştirilere, sorulara neden il başkanı yanıt veriyor?” diye soranlar oluyor.
Bunda çok da anormal bir durum yok. “Mütekabiliyet prensibi” diye bir şey var. Karşılıklılık, karşılık verme esası... Buna göre bir il başkanının karşılığı, muhatap olanı yine il başkanı oluyor...
Yani bir belediye başkanı bir il başkanını siyasi konularda kale almayabilir. Eğer bir belediye başkanı bir il başkanın haksız eleştirilerine maruz kalıyorsa, partili il başkanı belediye başkanına sahip çıkar. Ancak bir belediye başkanı “belediyenin icraatları” için bir il başkanı tarafından eleştiriliyorsa, belediye başkanı
o il başkanını muhatap kabul etmemekle birlikte belediyenin ilgilileri, en azından genel sekreter “kamuoyunu bilgilendirme” babında yanıt verebilir.
İl Başkanı “durumdan vazife çıkaran” ve “Belediye Sözcüsü” gibi hareket etmemelidir.
Yüksek siyaseti de bırakın milletvekilleri ve parti genel merkez yöneticileri yapsın.
Belki yanlış düşünüyorum, ama ben böyle düşünüyorum...
xx xx xx
BİR DÜZELTME...
Halkbank binası ile ilgili yukarıda “Abide Hanım Evi” dedim.
“Şehir merkezi şıkır şıkır olacak, kültür sanat kokacak” başlığını taşıyan 18 Eylül günlü yazımda “Bu anıtsal yapı sahibesi Tomris Hanım ile anılır.” şeklinde ifadem olmuştu. Bu yanlış oldu. “Tomris Hanım” son yıllarda, yakın zamanda anılır oldu. Aslında o ev “Abide Hanım”a aittir. Abide Hanım, Muğla eşrafından “Zorbazzadeler” ailesinin kızıdır. O yıllarda az sayıdaki doktorlardan Nisaiye Doktoru Şükrü Ülman’ın eşidir. Avrupa görmüştür. Her şeye sahip olan Abide Hanım evlat sahibi olamamış ve Tomris Hanım evlatlığı olmuştur.
Kocamustafendi İlkokulu’nun hemen arkasında oturmaktadırlar ve Cumhuriyet Meydanı’nda DP İl Başkanlığının ahşap binası bulunmaktadır ve onun arkasında söz konusu evi yaptırıp taşınmışlardır. Muğla mimarisi ile ilgisi olmayan “barok” yapı, Avrupa seyahatlerinde gördükleri bir yapıdan esinlenerek Atatürk Anıtı’nın yapımından sonra yapılmıştır. Kapı açıldığında içeriden “klasik müzik” sesi sokağa taşarmış. Anlatılanlara göre, o evde bırakın Türkiye’yi, Avrupa’da yaşanır gibi yaşanırmış.
Abide Hanım çok güzelmiş, çok güzel giyinirmiş ve o ev içindeki yaşantısı ile hep merak edilirken, “Küvette süt banyosu yaptığı” rivayet edilirmiş. Başka rivayetlerde var, oraya girmeyelim...
Kendisi gibi Tomris Hanımı da daha çocukken çok güzel giydirirmiş. Özellikle 29 Ekim ve 23 Nisan Bayramlarında Tomris Hanıma gelinlik gibi beyaz giydirip, başına yanan ışıklı taç takıp balkona çıkarırmış ve Ula’dan, Yatağan’dan, Muğla’nın her yanından halk seyretmeye gelirmiş...
Abide Hanım ayrıca bayramlarda Atatürk Anıtı’na gelen çocuklara hediyeler dağıtırmış.
Neyse, o tarihi yapının Büyükşehir Belediyesi tarafından alınmış olması çok isabetli oldu...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ;Günlük ekmek derdine biz yaşamak demişiz yanlışlıkla. Bütün dava bu yanlışı düzeltmek! --Ruhi Su