Müslümanlar için büyük öneme sahip üç aylardan Ramazan 1 Mart Cumartesi günü başladı.

On bir ayın sultanı Ramazanın ilk teravih namazı 28 Şubat Cuma günü kılındı. 28 Şubat'ı 1 Mart'a bağlayan gece sahura kalkıldı, aynı gün ilk iftar yapıldı.

Bugün Ramazan’ın 6’ncı günü...

+

Ramazan ayı, ülkemizde her yıl büyük bir heyecan ve neşeyle karşılanmaktadır. İslam dünyasında Müslümanlar için büyük bir öneme sahiptir ve bu ayda oruç tutarak Allah'a olan görevlerden biri yerine getirilmektedir.

Tabii Ramazan perhiz veya diyet yapar gibi oruç tutmaktan da ibaret değil. Allah’ın kullarının orucuna ihtiyacı olabilir mi?.. Yoksa Filistinlilerin Gazze’de her türlü yokluğun ve yoksunluğun orta yerinde Siyonizmin  her türlü vahşetinin, şiddetinin, zulmünün altında neleri kaldıysa onunla bir caddede kurdukları metrelerce uzun iftar sofrası nasıl açıklanabilir...

Yani Ramazan ayı aslında “kardeşlik” duygularının coştuğu, dayanışma ve yardımlaşmanın arşa çıktığı bir güzel zaman dilimidir. Değerlendirebilenler, hakkını verebilenler için iyi bir fırsattır. Ki Fitre ve Zekatın bu ayın anlamlı uygulamalarından olması bir tesadüf olmasa gerektir...

+

Elbette Ramazan ritüellerimiz de var...

“Ramazan Davulu”, iftarda, sahurda “top atılması” öne çıkanlardır. Muğla’da mahalle fırınında “Börek guydurmak” da bir güzel Ramazan geleneğidir. “Gavırmalı Mola böreği” en çok Ramazan’da tüketilirdi... Artık yok oluyor... Mahalle fırınları da kalmadı.

Şimdi bir de 15-20 yıldır “toplu iftar” uygulamalarını, görüyor yaşıyoruz.

Artık gelenek haline gelen bu güzel uygulamayı yerel yönetimlerimiz üstlenmiş durumda. Başta AK Parti olmak üzere bazı siyasi partilerimiz de iftar yemeği düzenler oldu. AK Parti’nin Muğla il merkezinde Kurşunlu Camii yanındaki meydanda ve Atatürk Stadyumunda görkemli iftarlarına tanık olduk.

Bakalım bu sene yaparlar mı? Geçen sene Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğrenciler için Ramazan boyunca 2 bin kişilik iftar yemeği sunmuştu.

Galiba bu sene yok...

Bu sene Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Menteşe Öğretmen Evi’nde her gün 800 kişilik iftar sofrası kuruyor. Öğretmenevi Salonu ve bahçesi akşamları ana baba gününe dönüyormuş.

Menteşe Belediyesi her gün Perşembe Pazarı’nda 3 bin kişiye iftar yemeği çıkarırken, her akşam Öğretmen Evi de doluyor... Demek ki ihtiyaç sahipleri her sene beklenenden fazla artıyor!

Vakıflar Bölge Müdürlüğü üniversitedeki evlatlarımıza iftar yemeği sunmaya devam etse daha iyi olabilirdi...

+

Gazeteler (27.02. 2025) yazdı; İngiltere Kralı 3'üncü Charles (76) ve eşi Camilla (77) Ramazan hazırlıkları için Londra'daki Hindistan restoranında hurma paketlemiş.

https://www.sozcu.com.tr/ramazan-oncesi-ingiltere-krali-hurma-paketledi-p143770

Haber “Müslümanlar dünyanın dört bir yanında Ramazan'ı beklerken, İngiltere'de kraliyet ailesi de bu özel döneme kayıtsız kalmadı. Kral Charles ve Kraliçe Camilla, hastanelerde tedavi gören Müslümanların iftarlarını açabilmesi için özel olarak hurma paketledi.” diye devam ediyor.

Çiftin gittikleri restoranda paketlenmesine yardımcı oldukları hurmalar Ramazan boyunca Müslümanların tedavi gördüğü yerel hastanelere gönderilecekmiş.

Şaşırdım... Güzel ve anlamlı. Tabii “Bunun anası da böyleydi, işleri güçleri şov” diye yazan gazetelerimiz de oldu...

+

Haberi AK Parti Muğla İl yöneticilerinden Av. Emin Özler de hesabından 2 Mart’ta şöyle yorumlamış:

Ramazan Ayı dünyanın her yerinde, iç içe pek çok kültürü yaşayan medeni toplumlarda, hoşgörünün, din ve vicdan özgürlüğünün bir yansıması olarak ama her şeyden evvel sosyal devletin bir neticesi olarak gözle görülür, hissedilir bir hal alıyor. Hristiyan Seküler Batı Toplumu için dahi Ramazan Ayına konu olabilecek yegane gastronomik program iftar sofraları iken bizde Menteşe Belediyesi eliyle Ramazan'ın ilk günü yemek festivalleri düzenleniyor. Bu körlük değil. Bu saygısızlık değil. Bu iş bilmezlik de değil. Bunlar kasti yapılan işler. İyi niyet bulamıyorum.

Biraz sert olmuş. Hatta “Bunlar kasti yapılan işler. İyi niyet bulamıyorum.” ifadesi maksadı aşan ifade olmuş.

Nitekim Sayın Özler 1 Mart’ta da 1-2 Mart'ta Simi (Sömbeki) de “Menteşe-Symi Uluslararası İKİ YAKA TEK SOFRA Festivali” afişini paylaşarak “Ramazan Ayı'nın ilk iftar programı olsa gerek. Ya  Umurlarında değil. Ya Farkında değiller.” ifadesinde bulunmuş...

Tabii yerel yöneticilerimizin de özenli ve dikkatli, hatta sayın Özler’in de altını çizmeye çalıştığı gibi ‘duyarlı’  olmaları gerekiyor.

+

Geçen sene Kurban Bayramı’nda Kurşunlu Camii’nde Bayram Namazı cemaati içinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da vardı. Muğla da bu bir ilkti ve sempati ile karşılanmıştı.. Aynı şekilde namazdan sonra Başkanı Aras’ın talimatıyla vatandaşlara simit, peynir ve çay ikramında bulunulması da herkesi şaşırtmış ve büyük saygı uyandırmıştı...

Hal böyle olunca Ramazan’ın ilk günü Menteşe Belediyesi’nin ilk iftarında yemek kazanlarının başında belediye başkanlarını göremeyen vatandaşlar hüsrana uğradı. Oysa o yemek kazanlarının başında başkanların bulunması, o yemeğin kendisi kadar bir gelenek haline gelmiş durumda...

Olmadı... Ramazan’ın ilk günü Simi de festival yakışmadı. Ben buna “Düşüncesizlik” bile diyemiyorum. Başkan Aras, Başkan Köksal’ı program yapılırken neden uyarmamış şaşırdım. Haklı olarak “Ramazan Bayramı Namazı duyarlılığı şov muydu?” diye soranlar var...

Üstelik bu “festival” nereden çıktı, Simi de neler oldu onu da bilen yok. Ona da ayrıca geliriz...

Bu arada geçenlerde Vali Dr. İdris Akbıyık ve Eşi Sevim Akbıyık iftarda Huzurevi sakinleriyle buluşurken, sanırım Simi de oldukları için Başkan Aras ve Başkan Köksal o geleneksel manevi ortamda da bulunamadılar. Belki de davetli değillermiştir bilmiyoruz, ama Muğla’da “iftar sofraları” kurulurken, Simi de “İki Yaka Sofrası” yakışık almadı. Ki o sofra için de Allah’ın günü bol...

+

Ritüeller, gelenekler, “bizi biz yapan” değerlerin yaşatılması önemli...

Menteşe Belediyesi’nin Mart Ayı Olağan Meclis toplantısında “Ramazan Davulu” çalınması oy birliği ile kabul edildi. Böylece 11 yıllık saçma sapan “yasak” kalktı.

Ben konu görüşülürken meclis toplantısına muhtarları da davet etmeyi akıl eden belediye yöneticilerini kutluyorum.

Bu arada kararın ardından AK Parti Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Algan ile MHP Menteşe İlçe Başkanı Emre Kısa ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bu gündem özelinde belirtmek isteriz ki; Ramazan Ayına özel kültürel etkinlikler sadece davul çalınması ile kısıtlı kalmamalıdır. Eskiden olduğu gibi Merkez Mahallelerimizde iftar çadırı kurulmalı. Bu hizmet ilerleyen yıllarda kış şartlarına uygun hale getirilmelidir. Merkezde bulunmayan mahallelerimizde de mümkün ise en azından birer günlük iftar sofraları kurulabilmelidir” ifadeleri kullanılmış.

Bu tartışılabilir, kışları “İftar Çadırı” esprisi geri getirilebilir. İftar Çadırı bir gün değil, Ramazan boyunca Bayır, Yeşilyurt, Yerkesik ile Muslihittin, Düğerek ve Kötekli’de de kurulabilmelidir.

Açıklamada, ayrıca yılbaşı süslemeleri örnek gösterilerek Ramazan ayında da şehre uygun bir dekorasyon yapılması gerektiği belirtilerek, “Çam Ağacı ve Noel Baba temalı sokak süslemeleri gibi Ramazan Ayında da, Ramazanın geleneksel manevi ortamına ve şehir silüetine uygun bir şekilde şehrimiz süslenmeli ve insanların hoşça vakit geçirebileceği ortam hazırlanmalıdır. Kent meydanımızda ve farklı mahallelerde Orta Oyunları, Gölge Oyunları, Meddahlar, Şıracılar, Macuncular gibi bir takım özel faaliyetlerde bulunulmalıdır” denilmiş.

+

Benzer serzenişler Av. Emin Özler’in sosyal medya sayfalarında da var. AK Parti ve MHP İlçe Başkanları oradan mı esinlendiler bilemiyorum, ama keşke bu konuda Ocak veya Şubat Meclis toplantılarında konuyu gündeme getirseler yararlı olabilirdi. Hem valla benim çocukluğumda bunlar yoktu, ama dini bayramlarımızda Kurşunlu Cami etrafı satıcılarla, seyyarlarla “Bayram meydanı” olurdu... Bayram harçlıklarını topladık mı soluğu orada alırdık. Susam çıtırmağa sarılmış rengarenk macun yer, balon uçurur, kader çeker, çıtı pıtı, mantar patlatır, Tostçu Süreyya’dan tost, Mısırcı Ali’den mısır yenir, yazsa dondurmasız, kışsa kestanesiz olmazdı... Tabii seyyarlardan Şam Tatlı, Tulumba ve boyalı şekerden Pamuk Helvasız olmazdı... Sonra da sinemaya gidilirdi...  Ha bir de Emirbeyazıt Mahallesi’nde ‘Koruluk’ vardı, oraya Cambazlar (Sirk) gelir, ona giderdik...

Önümüzdeki bayramlarda yapılabilir mi bilmiyorum, ama biz çocukluğumuzda daha düne kadar iftar için kapı önüne çıkar “Ramazan topu” atılmasını bekler, Sahura Ramazan Davulu yanında Ramazan Topu ile kalkardık. O top şimdi Konakaltı Kültür Merkezi avlusunda duruyor.

İlçe Başkanları Ramazan Topunu neden istememişler anlamadım...

---------------                 --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Pirincin içindeki siyah taşlardan korkma beyaz olanlardan kork. --Japon Atasözü