Hiperandrojenizm sıklıkla karşımıza tüylenme ve sivilcelenme bulgularıyla çıkar. Daha çok buluğ çağında karşılaştığımız tüylenme (hirsutizm) ve sivilcelenme (akne) medikal bir hastalığın dışa vurumu olabileceği gibi yaratacağı psikolojik bunalımla gerek kişiliğin oluşumu gerekse de okul başarısını olumsuz etkileyerek tüm hayatın akışını değiştirebilir. Özellikle buluğ çağında karşımıza çıkan doğal tüylenme ve aknenin ayırıcı tanısı oldukça zordur. Burada hiperandrojenizme bağlı olabilecek değişimler somut kriterlerle belirlenmiştir.
Tüylenmede kast edilen gerek koyu rengi gerekse sert yapısı ile terminal tüylerdir. Bu tüylerin vücudun dokuz bölgesinde yaygınlığının 1 ile 4 puan arasında puanlanması ile (Ferriman –Gallwey skorlama) 8 ve üzeri puan alınması ile tanı konur. Ancak bu uzak doğu gibi ülkelerde 3 ve üzeri kabul edilirken bizim gibi ülkelerde 9 üzeri kabul edilir. Eğer puan 8-16 arası ise hafif, 16-24 arası orta ve 24 üzerinde ise şiddetli olarak tanımlanabilir. Burada konu edilen bölgeler bıyık, sakal, iki göğüs arası, göbek alt-üst orta çizgi, genital alan, kalça üstü, üst kol-bacak bölgeleri vede sırt bölgesidir. Aynı şekilde n aknede kendi içinde enflamasyonlu, eritemli, kabarık-kabuklu veya nodüler yapıda iz bırakmasıyla hafif-orta ve ağır olarak tanımlanır.
Tüylenme ve aknede karşımıza en sık çıkan nedenler:
1)Fizyolojik Hiperandrojenizm
2)İdiopatik Hiperandrojenizm (Biyokimyasal düzeyde yükselmiş erkeklik hormonu yok)
3)PCOS (polikistik over sendromu)
Bunun dışında daha az rastlanan nedenler: konjenital adrenal hiperplazi, tümörler (hormon salan), hipotiroidi-cushing hastalığı ve hiperprolinaktinemi vs..
Tanıya giderken adetler düzgünse sadece serbest testesteron DHEA-s ve 17-OH progesteron hormonları bakılarak işe başlanabilir. Androjenik hormonlar normalse idiopatik hirsutizm denebilir. Özellikle adetler yeni başlayan kişilerde ilk iki yıl doğal bir düzensizlik olabilmesi, bu kişilerin %30-40 da overlerin polikistik görünümde olması (Roterdam kriterlerine göre tanıya gidişte bir overde 12’nin üzerinde antral follikül olması ultrason kriteri olarak yeterli görülürken günümüzün gelişmiş cihazlarında bu sayı 20 ye çıkmıştır) buyaş gurubunda PCOS tanısı için acele edilmemesini gerektirmektedir. Testesteronun >200 ng/dl, DHEA-S >700 microgram/dl tümöral kitleleri düşündürmelidir. Düzensiz adet görenlerde androjenik hormonların yanında TSH,prolaktinLH ve FSH hormonları istenmeli. Tedavide tümör dışı tüm guruplarda vücut kitle indeksinin optimizasyonuna yönelik diyetle başlanır takibinde medikal ve/veya kozmetik tedaviye yönelinilir. Ancak verilen medikal tedavilerde mevcut tüylerin dökülmesi beklenilmemelidir ancak bazı tüylerin terminal tüye dönüşümü ve yeni tüylerin oluşumunu önler. Bu nedenle tedavide 6 aydan önce değişim gözlenemez. Medikal tedavide antiandrojenik progesteron (drospiron, siproteron asetat) içeren doğum kontrol haplar birinci sırada tercih edilir. Bunun dışında idrar söktürücü bir ajan olan spironolakton 25 mg’lık dozla başlanarak uygulanabilir. 17 OH progesteron yüksekliği ile karekterize adrenal hiperplazilerde endokrinoloji bölümü devreye girmelidir. Akne tedavisinde antiandrojenik medikal tedaviye ek olarak benzoyl peroxide/retinoid topikal ve/veya oral antibiyotik ve retinoidler söz konusudur.