Dünya Sağlık Örgütü'ne göre gebelerde anemi %36oranında görülmektedir. Bu durum ülkemizde ise %25-30 oranında ağırlıklı olarakEge ve Karadeniz de ve özelliklede büyük kentlerde görülmektedir. Anemilerin%40 demir eksikliği anemisidir. Bu durumun altında da çoğunlukla fark edilmeyendaha doğrusu yanlış yorumlanan adet fazlalıkları vardır. Adet döngüsününnormali denince 21-35 günde bir görülen,2-7 gün sürebilen, 20-80 cc (bir çaybardağı)kan kaybı olarak değerlendirilmelidir. Bunun dışında yetersiz demir alınımıda söz konusu olabilir. Kadınlarda günlük demir alınımı 15 mgr ,erkekler de 10mgr olmalı. Gebelikte extra toplam 1000-1200 mgr demir (bunun 300 mgr fetüs veplasenta,500mgr annenin artmış kan hacmi,200 mgr gastrointestinal ve doğumkayıpları ) ihtiyacı vardır. Buda gebelerde günlük 20-60 mgr demir alınımınıgerektirir. Bu miktar profilaktif dozu oluşturur,100 -200 mgr elementer demirtedavisel dozu oluşturur. Gebelerde ilk üç ay 11gram/dl,orta üç ayda 10.5 gram/dl, son üç ayda 11 gram/dl ve de doğum sonrası 10.5 gram/dl altı kan düzeyi (hemogram) ANEM İ olarak tanımlanır. İlk başvuran gebede basit hemogram tahlili ile birlikteferritin (demir depo durumu )bakılması hem anemiyi hem de sebebinin demir eksikliği mi olduğunun anlaşılmasındayararlıdır. Ferritin düzeyi ? 12 ise demir eksikliği ? 30ise depolar boş demektir eğer takviye verilmezse gebeliğin extra demir ihtiyacı karşılanamayacaksonrasında anemi gelişecek, >70 mg/dl ise rezerv iyi gebelikte dış takviye gerekmiyebilir.

Gebelikte anemi hem anne hem de bebekte olumsuzluklarayol açar.

Bunlar :

.Düşük doğum ağırlığı ile karekterize gelişim geriliği

.Erken doğuma bağlı prematürite

.Annede enfeksiyon ve doğum sonrası kanama riski

.Bebekte immün sistem gelişim bozukluğu ve aşılarayetersiz yanıt

.Bebeğin demir depo boşluğu doğum sonrası ilk yıldabebekte anemi

.Annede baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, depresyon,hafıza bozukluğu, konsantreolamama ve uzuvlarda üşüme -uyuşma.

.Demir kan yapımı dışında fonksiyonları olan birelementir. Sinir sisteminde birçok nörotransmiter sentezinde ve myelinizasyondarolü vardır. Sonuçta ispatlanamasa da çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde etkisinin olduğu, öğrenme ve hafıza ile ilişkisi olduğu yönde çalışmalar mevcuttur.

Tedavisi temelde ağızdan yada damar yolu ile demirverilimidir. Burada ağızdan tedavidesorunlar verilen demirin bağırsaktanemiliminin değişkenliği ve demir tuzlarının gastrointestinal mukozayı irite ederek ağızda metalik tat midede ağrı, şişkinlik,kabızlık nadiren de ishal yan etkisidir. Bunları minimalize etmek için 2 değerlikli demir+mokoproteaz(mukozakoruma)+vitamin C(emilimi arttıran)bir arada içeren preparatlar kullanılmalı ve tedavideyken 2-3 hafta sonrası kontrol kansayımı yapılmalı enaz 1 gram/dl kan yükselişi yoksa parenteral(damardan) demire geçilmeli. Ağır anemisi olan 14cü haftadanbüyük gebelerde, ağızdan tedaviye yanıt alınamayanlarda ve gebeliğin son üçayına girmiş orta ve ağır anemikgebelerde parenteral tedavi tercih edilebilir.

Beslenme yolu ile demir sağlarken besinlerde HEMformunda olan demirin daha yararlı olduğu bu form hayvansal kaynaklı ürünlerde (et, yumurta)olduğu, koyu yeşilyapraklılar ve pekmezde HEM formunda olmadığı bilinmeli, kurutulmuş meyvelerindemirce zengin olduğu, vitamin C'nin demir emilimini arttırdığı(portakal suyu, limonlusalata),kalsiyumun demir emilimini azalttığı(yemeklerde ayran, yoğurt ve sütedikkat edilmesi)