"Buaşkın katili sensin." diyen şarkıyı bilirsiniz. İnsan aşkının katili olabilirmi? Demek ki olabiliyormuş. Adeta bir şarkı sözü gibi son yıllarda dillerdendüşmeyen bir "Z kuşağı" tartışması var. Böylelikle toplumun kendi içerisindenesillere ayrıldığını da öğrenmiş olduk.
Xkuşağı; 1960-1979 yılları arasında dünyaya gelen, zorluk ve yokluk yıllarınaşahit olan, otoriteye ve kurallara saygılı, çalışkan ve disiplinli nesli ifadeediyor. Hırslı, sabırlı, mücadeleci ve rekabetçi olan bu kuşak; çatışmaktanuzak duran ve ekip çalışmasına yatkın bir nesil.
Ykuşağı; 1980-1999 yılları arasında dünyaya gelen, kuralları ve otoriteyisevmeyen, çalışmaktan hoşlanmayan ama çok kazanmak ve hızlı yükselmek isteyen,başarı odaklı, kendisi gibi düşünmeyeni eleştiren, özgüveni yüksek nesil.Şüpheci ve sorgulayıcı, teknolojiyle uyumlu, özgürlüğüne düşkün ve eğitimseviyesi yüksek olan bu nesle "milenyum kuşağı" da deniyor.
Zkuşağı ise dünyaya gözlerini 2000 sonrasında teknoloji ile açan nesil.Sabırsız, çabuk tüketen ve çabuk sıkılan, hırsları olmayan, bilgiye hızlıulaşan ve IQ seviyeleri çok yüksek olan nesil. Zorluk görmediği ve ebeveynleritarafından fırsat verilmediği için karar verme becerileri zayıf, eğlenceyedüşkün, sosyal olaylara, çevreye, hayvan ve insan haklarına duyarlı olan Zkuşağı, "kristal çocuklar" olarak da anılıyorlar. Yani çok kırılgan bir nesil.
Kuşaklarave beşerî ilişkilerimize baktığımızda; değer yargıları, hayata bakışı, beklentileri,iş yapma biçimleri, insana ve olaylara yaklaşım gibi temel konularda dahikuşaklar arasında önemli farklılıkların olduğunu görüyoruz. Gelinen noktadakuşak çatışmaları ve buna bağlı ortaya çıkan anlaşmazlıklar tüm toplumlarınortak sorunu. Her bir kuşak, kendisinden önceki kuşağı kendilerini anlamamaklasuçluyor. Yine her bir kuşak, kendisinden sonraki kuşağı değerlerindenuzaklaşmakla ve bozulmakla itham ediyor.
Bizde son yıllarda Z kuşağını konuşuyoruz. Herkes siyasî ve sosyal nedenlerle "Zkuşağı" üzerinden bir söylem ve politika geliştirerek sahada kalmaya çalışıyor.
Elbetteinsan içine doğduğu ortamın ve içinde bulunduğu koşulların bir ürünü...Etkilenmemek mümkün değil. Ama kuşaklar arasında bu kadar keskin bir ayrımyapmak ne kadar doğru, gerçekte böyle net bir fark var mı bilemiyorum. Sayılanözellikler kuşak farkından mı kaynaklanıyor, yoksa insanlar kuşaklara ayrılıponlara rolleri mi fısıldanıyor; emin değilim. Şahsi olarak, günlük yaşamda bukuşak muhabbetine pek girmiyorum.
Nevar ki ortada böyle bir tanımlama var. Bu tanımlamaya göre insana, olaylara vesorunlara baktığımda ise bütün kabahatlerin Z kuşağına yüklenmesi bana gerçekçigelmiyor. Z kuşağının iflah olmaz bir nesil ve günah keçisi olarak gösterilmesibeni rahatsız ediyor. Ve Nasrettin Hoca'dan ilhamla, "Z kuşağının anne-babasıve öğretmeni olan kuşağın hiç mi suçu yok?" diye sorasım geliyor.
"Çocuğumdüşmesin, ağlamasın, acıkmasın, üzülmesin, yorulmasın..." diyerek onları hissizve korumasız yetiştiren Y kuşağı ebeveynin hiç mi suçu yok?
"Senoğluma/kızıma matematik öğret, onun eğitimini bana bırak." diyen Y kuşağıvelinin hiç mi suçu yok?
Sıkıçalışmaktan hoşlanmayan ama çok kazanmak, hızlı yükselmek ve kısa zamandabaşarılı olmak düşüncesiyle hareket ederken farkında olmadan çocuklarınıkolaycılığa alıştıran Y kuşağı anne-babanın hiç mi suçu yok?
Kendisigibi düşünmeyenleri eleştiren ancak kendisini eleştiriye kapatan Y kuşağınınhiç mi suçu yok?
Kurallarıve otoriteyi sevmeyen, kendisine yol gösterilmesini kabullenemeyen, diklenen ve"Ben oldum!" rahatlığıyla her şeyi bir çırpıda hallediveren Y kuşağının hiç mieksiği yok?
Kuralsızlıkile özgürlüğü karıştıran, ego ile özgüveni ayırt edemeyen, sorumluluk almayı vefedakârlığı sevmeyen, paylaşmaktan hoşlanmayan ve dahası teşekkür etmekten bileaciz bir kuşağa söylenecek bir çift söz yok mu?
Kendisikurumsal yaşamında liyakatle değil referansla bir yerlere geldiği içinçocuklarına kendi ayakları üzerinde durma konusunda örnek olamayan veçocukların yapması gereken her şeyi "çocukları adına" yapan neslin "hayru'lhalef" olması mümkün mü?
Bırakalımbaşkasını eleştirmeyi... Biz üzerimize düşeni layıkıyla yapalım ki sonraki kuşakda buna göre şekillensin. Selef hayırlı olsun ki halef de hayırlı ola...
Birgerçeği daha göz ardı etmemekte fayda var. Z kuşağını en çok eleştirenler kim?Tabi ki X kuşağı... Y kuşağı kimin çocukları? Tabi ki X kuşağının... Bu tartışmalarda pek sesi çıkmayan Y kuşağı dayarın alfa kuşağını aynı şekilde eleştirecek.
Bugününçocuklarının ve gençlerinin ebeveyni olan, aktif çalışma hayatının en önemlikesimini oluşturan, eğitim camiasının en kalabalık kadrosuna sahip Y kuşağı;hayru'l halefinin katili olmak istemiyorsa sorumluluk almalı, sorumlulukvermeli, güvenmeli, kollayan değil öğreten olmalı... Öncelikle de ilişkilerindeusulü önemsemeli...
Başkalarınısuçlamak çok kolay... Gerçekleri görebilmek ise en zoru... "Abartıyor!" deyipgörmezden gelmek ise en acınası olanı...
24.08.2022