Gazete sahibi ve yöneticisi arkadaşlarımızla 2016 yılında Hamle Otel'de gerçekleştirdiğimiz yemekte bir araya gelmiştik.
Gündemimiz, yakında açılacak Eğitim Araştırma Hastanesi'nin kapasitesinin yetmeyeceğini anlatarak, Menteşe Devlet Hastanesi'nin zorunlu olduğunu konuşmaktı.
Devasa bir yatırım olan Eğitim Araştırma Hastanesi, Ankara'dan Menteşe ilçesinin hastanesi gibi görülüyordu. Maalesef Muğla'da da öyle görenler vardı.
Halbuki üçüncü basamak hizmet verecek bu hastane, ilin hatta bazı branşlarda bölgenin hastanesi olacağıydı. Şimdi bakıyoruz, randevu almak, servislerde yatak bulmak hatta yoğun bakımların yetersiz kalması gibi sorunlarla uğraşıyoruz.
Buna bir de Menteşe Hastanesi'nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkımı eklenince, içinden çıkılmaz bir sorun olarak karşımıza çıktı. Bu arada sayın Cumhurbaşkanımız, her büyükşehre bir Şehir Hastanesi yapılacağı vaadinde bulundu.
Muğla İl Merkezi Menteşe'nin en az toplam 2000 adet hasta yatağına, 250 adet yoğun bakım yatağına ihtiyacı var. Günde 15 bin kişinin girip çıktığı Eğitim Araştırma Hastanesinden ayrı Şehir Hastanesi'ne ihtiyacımız bulunuyor.
Halk ne isterse tersini söyleyen bazı siyasetçilerimiz ise, şehir hastanesine gerek yok, Eğitim Araştırma'ya 700 yatak ilave edelim fikrini ortaya attı. Hatta böyle bir karar bulunduğunu söyledi. Bu fikir başka sorunlara sebep olacaktı. 3. Basamak sağlık merkezinde sonuç odaklı değil, sebep odaklı tedavi beklerken, hastanenin daha da büyütülmesi tedaviyi giderek rutin hale getirecekti.
Önceki gün Muğla'ya Sağlık Bakanı geldi. Kendisinin açıklamalarını dinleyince bir nebze rahatladık. 1000 yataklı şehir hastanesi için yer arandığını, Menteşe Devlet Hastanesi'nin 200 yataklı olarak yatırım programına alındığını söyledi. Bu açıklama, bizim uzun süredir savunduğumuz, 200 yataklı Menteşe Devlet Hastanesi, 1000 yataklı Şehir Hastanesi ve 650 yataklı Eğitim Araştırma Hastanesi düşüncemizi desteklemiş oldu. Bakanın açıklamasını bayram müjdesi olarak görebiliriz. İhtiyaçlarımızı Ankara'ya bilimsel olarak iyi anlatan İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça ve arkadaşlarını kutlarım.
**
Ortadoğu yangın yerine döndü. Bunun ana sebebi İsrail'in topraklarını genişletme hedefidir. ABD ise çilbiri kaptırmış, İsrail'in insanlığa karşı suçlarına; yardım, yataklık hatta ortaklık yapmaktadır.
Özgürlük, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü savunduğunu savunan ABD'nin bu kan denizinde büyük kusuru var. Nitekim en yakın müttefikleri bile sırt çevirmiş durumda.
Bizim iki Atasözümüz yakın geleceği şu şekilde anlatabilir.
“Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste”
“Ne ekersen onu biçersin”
Dünyanın ağabeyi olmak varken, dünyanın problemi haline gelmek ABD için düşünülmesi gereken bir sonuçtur.
**
Her şeye rağmen 21.yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak idealimiz varlığını sürdürüyor.
Nice bayramlarda buluşmak dileğiyle bayramınızı kutlarım.