Geçenlerdebir mesai arkadaşım ile "yazmak" üzerine konuştuk. Yazdığı roman ilk çalışmasıolunca çok heyecanlıydı. Konuşmaların bir yerinde, "Ben isyanımı dile getirmekiçin yazmak istiyorum." dedi ve insanların tutarsızlığı, gayrı ahlakî tutum vedavranışlarıyla ilgili örnekler verdi. Herkes gibi yaşanan kira artışları onuda etkilemiş. Ev sahibi 4 bin TL olan ev kirasını tek seferde 12 bin lirayaçıkarmak istemiş, o bunu kabul etmeyince de son bir yıl kiracı-ev sahibiçatışması ile geçmiş. Sonuçta yeni bir eve taşınsa da maruz kaldığı muameledendolayı çok üzgün. Bencillikten ve ikiyüzlülükten mustarip.
Arkadaşım,kendisini üzen asıl şeyin ev sahibinin söylemleri ile icraatlarının birbiriyleçelişmesi olduğunu söylüyor. Örneğin, ev sahibi sosyal medyada ahlaki öğütlerpaylaşmayı, her cuma Whatsapp'tan mesaj yollamayı ihmal etmezken bu fahişartışı hiç de gayrı ahlakî görmüyor. Dahası bir ay öncesine ait "Dürüstlük enbüyük erdemdir." paylaşımı hâlâ sayfasında iken yalandan bahanelerle kiracısınıevden çıkarmanın dürüstlükle çeliştiğini fark edemiyor.
İnsanınsorası geliyor... Hangi dürüstlük, hangi ahlakî erdem?
Kur'an-ıKerim'de çeşitli ifadelerde insana aklını kullanmasını tavsiye eden 700 küsürayet var. Öyleyse burada bir akletme var mı? Ya da bu bencilliğin,menfaatçiliğin, ahlak dışılığın olduğu yerde hiç akıl yok mu? Bir düşüncenin,kararın, tercihin, davranışın öyle ya da böyle bir akıl-düşünce ürünü olmamasımümkün mü? Her şeye rağmen ortada bir aklî bir değerlendirme varsa bu hangiakıl?
"Hangiakıl?" sorusunun cevabını Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu'dan alalım. Fazlıoğlu,işlevi ve sonuçları itibarıyla aklın; temyizî akıl, amelî akıl ve nazarî akılolarak üç katmana ayrıldığını, aklî düşünmenin üç boyutu olduğunu söylüyor.
Temyizîakıl, bir şeyin yarar-zarar yönündenidrakini sağlayan akıl türü. Bu boyuttaki bir idrak, değerlendirme konusu olanşeyi yalnızca yarar-zarar yönünden değerlendiriyor.
Amelîakıl, bir şeyin iyi-kötü yönündenidrakini sağlayan akıl türü. Bu boyuttaki bir idrak, değerlendirme konusu olanşeyi yalnızca iyilik-kötülük yönünden değerlendiriyor.
Nazarîakıl ise bir şeyin doğru-yanlış yönünden idrakini sağlayan akıl türü. Bu boyuttaki bir idrak ise değerlendirmekonusu olan şeyi yalnızca doğruluk-yanlışlık yönünden değerlendiriyor.
Böylelikleinsanın akıl yoluyla yaptığı düşünme-değerlendirme faaliyetinin zihnî planınındaha karmaşık ve sistemli bir yapıya sahip olduğunu, insan aklının ancakbütüncül bir yaklaşım ve değerlendirmeyle hakikate ulaşabileceğini söyleyenFazlıoğlu, konuyu şu tespitiyle nihayetlendiriyor:
" Günlük tecrübelerim, ilmî çalışmalarım,siyasi arenadaki Şaman ayinlerine ilişkin gözlemlerim bana bu kavramın (akıl)nazarî ve amelî boyutunun pek de dikkate alınmadığını, iyi-kötü iledoğru-yanlış cihetlerinin pek de önemsenmediğini; bilakis aklın, yararlı vezararlı olanı tespit etmek için bir alet olarak görüldüğünü söylüyor. Sömürgecikapitalizmin aklı araçsal hâle getirmesi belki de böyle bir şey ."
Günlükyaşamda sıkça karşılaştığımız bencil, menfaatçi, etik-ahlak dışıdeğerlendirmelerin ve tercihlerin felsefî açıklaması bu... Aklın yalnızca birboyutuyla değerlendirme yapan ve diğer boyutları ihmal ettiği için meseleyi tektaraflı ele alıp çıkar odaklı bir değerlendirmeyle sonuca varan insanlardürüstlükten, hakikatten, insanlıktan uzaklaşıyor.
Örneğegeri dönecek olursak; çevresini ve ekonomik göstergeleri baz alan ev sahibi,meseleye yarar-zarar penceresinden (temyizî akıl) baktığında kendisini haklıgörüyor. Aklın diğer boyutlarını devreye sokmadığı/sokamadığı için de istediğikira artışının "iyi" olup olmadığını sorgulama ihtiyacı da hissetmiyor. Böyleolunca da ortada ne hak ne hakikat kalıyor. "Doğru-yanlış" sorgulaması yaniahlak da olmayınca kiracısını bezdirmek-kaçırmak için her fırsatıdeğerlendirebiliyor.
İştebu noktada şu sonuç ortaya çıkıyor: Aklî olan aynı zamanda ahlakî olmayabilir.Fazlıoğlu'nun aklın boyutlarıyla ilgili tasnifinde ifade edildiği gibi düşünmeve değerlendirmenin "yarar-zarar" boyutundan "iyi-kötü" ve "doğru-yanlış"boyutuna geçememesi nedeniyle aklî olan aynı zamanda ahlakî olmayabiliyor.
Heran ve her boyutuyla aklımıza mukayyet olabilmek dileğiyle...
19.07.2023