Değerli dostlarım; geçen hafta eğitim ve öğretimi konu alan bir yazı ile huzurunuza çıkmış, güncel olan konuları paylaşma fırsatım olmuş idi. Yazımın büyük yankı uyandırdığını sevinerek öğrendim. Okurlarımın bana ulaşarak yapıcı tenkitlerine adeta bayılıyorum. Zira tenkit edilmekten de haz duyarım, tenkidin belden aşağı olmaması da kırmızı çizgimizdir. Tenkit edilmek takip edilmek yazılarınızın okunması cidden insana gayret veriyor. Çok teşekkürler ediyorum.

Eğitim Meselesi bir insanın kadın olsun erkek olsun bir ömür boyu lazım olan bir çalışma sistemidir. Öğretim ise öncelikle kendisine yetecek kadar müspet ilimleri öğrenmek zaten olmazsa olmazdır. Dinimizde bir insanın ibadet edebilmek için değil kendini tanıyabilmesi için mükellef olmanın şartlarını öğrenmesi farzdır şarttır. Müspet ilimleri ise kendisini tanıması ve toplum içinde konuşmaya katılabilmesi için lazım olan bilgileri öğrenmesi şarttır.

Pekâlâ bu eğitim ve öğretim nerelerde olur. Daha önceleri Medreselerde, Cumhuriyet kurulduktan sonra maarif sistemi değiştirilerek okullarda/sınıflarda eğitim ve öğretim verilmeye başlandı. Bir insanın bilmediğini öğrenmek kadar güzel ne olabilir ki. Bunun karşısında da bir insana bilmediğini öğretmek ne kadar ulvî/yüce bir meslektir. Darb-ı mesel vardır sık sık kullanırız, bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır diye. Bilmediklerimizi/bilemediklerimizi bizlere öğretmenlerimiz öğretir. Bilhassa İlkokul ilk beş sınıfı (şimdilerde dört okutuluyor) oldukça önemli olup bir hayat boyu o bilgiler ve eğitim ışığı altında önünüze bakabilir, önünüzü görebilirsiniz.

Geçen haftadaki yazımın bir bölümünü hükümetimiz tarafından ilk ve orta okul başta olmak üzere  kitaplarımızı bedelsiz olarak verilmekte olduğunu, elimizde para olduğu halde kitap bulamadığımız günleri hatırlatmak adına “’Kitap’” hakkında güncel konulara yer vermiştim. Kitap kelimesinin eş anlamı yapıt/eser olduğu bize bildiriliyor. İçinde öğrenciye/öğretmene/insana/okuyana fayda verecek bilgiler topluluğu da diyebiliriz kısaca. Bir öğrenciye eğitim/öğretim sezonunda lazım olan adına da ders kitabı denilen materyellar bugünlerde bedelsiz olarak okulun ilk zili çaldığında okul sıralarının üzerinde paketlenmiş vaziyette hazır ediliyor. Ders kitapları bir öğrenciye verilebilecek/eline tutuşturulacak en manidar bir hediyedir. Ders kitabının adından da anlaşılacağı üzere hangi ders okuyacak/okutulacak ise o konulara ait bir eserdir hattı zatında kitap. Cennet mekan babam  yaşı itibarıyla Cumhuriyetten önce tahsil gördüğü için kalınca bir kitabı var idi .Sekiz (8) sınıflık bir eser anlamında o kitabı halen muhafaza ederim.  Zamanımızda ise adına test kitabı diyelim, yardımcı kitap diyelim bir takım yan kitaplar oryaya çıkar oldu. Yazımın bir bölümünde de yardımcı kitaplar hakkında  olmuş, ilk dörtte okuyan minnacık çocuklarımıza neden böyle bir kitap aldırılır anlamında, hatta ve hatta yardımcı kitabın satıcısı belli, set halinde adres belli, çocuğun yada velinin eline tutuşturuluyor listesi yardımcı!?... kitap bayağı fiyatlıca da olması bakımından da velilerin cebini zorluyor anlamındaki yazım oldukça yankı buldu.  Yazımı yazdıktan sonra küçük bir araştırma yaptım.  Meğerse İlçem Ula da geçen senede olay yaşanmış. Resmî olmasa da küçücük bir araştırma ve soruşturma yapılmış, hangi öğretmenin öğrenciye veya velilere dikte ettirildiği bulunamamış. Veliler gitmişler çocuklarına yardımcı olsun diye test ve yardımcı kitapları almışlar.

Yine minnacık bir araştırmam neticesinde öğrendim ve oldukça keyif aldım ki İlçe Milli Eğitim Teşkilatımız bu işin üzerinde. Hatta öyle ki İlçe Millî Eğitim camiamız en küçük memurundan amirine kadar bu işin peşine düşmüş vaziyette. Bu bahsi geçen gerek test adıyla ve gerekse yardımcı kitap adı altındaki kitaplar asla okulda satılmadığını herkes gibi yöneticilerde biliyor.  Ama hiç bir veli test yada yardımcı kitapları filanca öğretmen aldırdı diye bir serzenişte bulunmuyor. Aklıma bir atasözü gibi sözler geldi. Gelin ağlıyormuş. Gelin artık büyüdüğü evden damat adayının evine gidiyor. Demişler ki kızım sen bu damat ile evlendin ve kendin istedin neye ağlıyorsun. Vecize/Atasözü gibi söz; Hem ağlarım hem de giderim. O hesap velilerimiz aralarında konuşurken test kitabı yardımcı kitap aldırdılar, büyük para harcadık, cebimizi yaktı diye konuşurlar da tamam öğretmek ve eğitmek için size bu kitapları almanızı kim önerdi dendiğinde ses seda yok. Hem ağlarım hem giderim ne kadar uydu. Madem kimin yada kimlerin aldırdığını paylaş(a)mayacaksınız o zaman aldığınız kitabı da asla konuşmamanız gerekir. Zira alınan bu kitaplar kendi evladınız kendi çocuğunuz içindir. 

Anne ve babalar çocuğum okusun, bilgi sahibi olsun diye eğitim ve öğretime büyük para sarf ederler de gözleri görmez. Evlat sevgisi her sevginin ötesindedir. Evladım okusun, bir yerlere gelsin diye anne baba canhıraş biçimde çalışırlar, ne gerekiyorsa temin ederler de hatta kendi gıdalarından kendi ihtiyaçlarımdan bile feragat ederler evlatları için. Çocuğumun eksiği olmasın, arkadaşında görmesin. Baba, anne arkadaşımda var da benim niye yok demesin diye her türlü ihtiyaçları giderilir.

2024- 2025 eğitim ve öğretim yılımız tekrar hayırlı olsun. Milyonları aşan öğrencilerimiz ile sayıları yüzbinleri bulan eğitim ve öğretim ordusu Öğretmenlerimize hayırlı ve uğurlu olsun bu sezon.  Geçen yazımda da alıntı olarak nakletmiştim. Nesi İhya ve Medeniyetimizi İhyasına vesile olan bu eğitim ve öğretim sezonu hayırlara vesile olsun diye. Nesillerimiz için, Neslimiz için çalışıyoruz. Sağlıklı birey olsunlar, akıllı olsunlar, zeki olsunlar, medeniyetimize bağlı mefkuremize sahip olsunlar için didiniyoruz. Nesli korumak, nesli ihya etmek öncelikle anne ve baba ya düşür. Ev okulundan sonra çocuğumuz/torunumuz resmi okullara gider. Okullarda şekillenir nesillerimiz. Güncel konu olması bakımından aile ile korunur nesillerimiz. Aile olmazsa nesli koruyamazsınız.

Son söz olarak derim ki; eğer nesli ihya etmezseniz, o ihya edemediğiniz nesil gelir seni imha eder de hiç haberin bile olmaz. Küçücük bir örnek. Bir yaşlının elindeki eşyayı evine götürebiliyormuyuz? Gördüğümüz yaşlılarımıza hal hatır sorabiliyormuyuz. Çocuklarımızı 1000 yıllık medeniyetimiz ile kalıcı bilgiler kalıcı eylemlere katılabiliyormuyuz. Dede ile torun zar zor anlaşabiliyor. Bazen de dedesinin dediğini torunu anlayamayabiliyor. İşin başında olmak güzel de Neslimizi hep birlikte ihya hareketine katılmamız gerekiyor. Hoşçakalınız, sağlıcakla kalınız...