Bu yazımı eleştiren Mehmet Korkmaz Göktepelidir. Şimdi Marmaris’te oturuyor. Kendisini ülkücü olarak bilirdik.

10 Nisan 2014 Perşembe günkü yazımı istek ve internet sitesinden eleştiren Mehmet Korkmaz’ı okurlarımıza tanıtmak maksadı ile tekrar yayınlıyoruz.

SEÇİMLERDE NEDEN HEP AK PARTİ BİRİNCİ OLUYOR?

Ak Parti; Menderes'in, Demirel'in ve Özal'ın hizmet bakımından devamı olduğunu kurulurken hissettirdiğinden, seçimsiz iktidar arayanların korkulu rüyası olduğu için,

1961 Anayasası ile getirilen, özerk adı verilen kuruluşların yetkilerini TBM Meclisine iade ettiği için...

Suç hatta milli suç işleyen, terör örgütü üyeleri hakkında verilen cezalardan anlaşılacağı gibi, Ordu'da, Hukuk'ta, Üniversitelerde kısmen temizlik yapıldığı halde aşırı uç basın,

27 Mayıs'ta alkış tutan aynı basın, CHP'de hiç değişmedi.

27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta ihtilalin hazırlayıcısı olarak hala devam ediyor.

SAĞ İLE SOL'UN İLK BİRLEŞMESİ 1987 MAHALLİ SEÇİMİ İLE BAŞLADI.

Ülkemizde, 1983 seçiminde tek başına iktidar olan Özal hükümeti, çok değişik ve yeni görüş getirmiştir. Türk parasının dünyanın her yerinde beynelminel para hüviyeti gelmiştir. Müteahhitlerimiz dış ülkelere açılmıştı. Merhum Özal, dış ülkelere geziler tertip ettiğinde, Türk işadamlarını yanında götürerek iş bağlantıları yapılmasına zemin hazırlamıştır. Özal zamanında enflasyon düşmedi ama bol para kazanma imkanları yaratılmıştı. Millet, hayatından fazlası ile memnun bir halde iken, eski siyasilerin af edilmesini gündeme getirmesi, kendisinin sonu olmuştu. Süleyman Demirel'in Doğru Yol Partisi ile Erdal İnönü'nün SHP'si, 1987 mahalli seçiminde birlikte hareket ederek seçimi ikili kazanmış idi. Tabi birliktelik, 1991 seçiminde devam edince iktidar oldular.

Demirel, 17 yıl iktidarı süresinde, CHP liderleri ile hiç açıktan görüşmezdi. Hep kavgalı olarak geçirdi. CHP'nin bir sağcı parti ile ortak olması, ülkede her şeyin tersine gitmesi demek olmuştur.

Demirel Çankaya'ya çıkınca, partisinin yeni genel başkanı seçilecekti. Aday olanların içinde yalnız Çiller, Demirel'in adamı değildi. Ama öfkeli Doğru Yol Partisi delegeleri Demirel'in inadına Çiller’i Genel Başkan seçmişti. Aynı sıralarda da CHP yeniden açılarak, lideri de Deniz Baykal olmuştu. Bu durumda her iki partinin yeni liderleri hükümeti devam ettirecekti.

Nitekim 1995 seçimine kadar bu hükümet devan etmiştir.

1995 seçiminde en büyük olan Merhum Erbakan Hocanın partisi idi.

Artık ülkede düzen bozulmuştu.

Hazır çoğunluk varken, Çiller Başbakan olacağı yerde, azınlık olan Mesut Yılmaz Başbakan oldu. Artık her emir askerde idi. Cumhurbaşkanı korkuluk gibiydi. Mesut Yılmaz'ın eceli Deniz Baykal'ın elinde idi.

Nitekim erken seçim için zorlayan Deniz Baykal ilk seçimde baraja takıldı ve ikinci sol parti olan merhum Ecevit'in partisi beş sağ partiye rağmen beş fark yapabildi.

Ortakları Mesut Yılmaz ile Bahçeli tam uyum sağladılar.

Üçlü koalisyon hükümetinin ikisi sağ biliniyordu. Hatta, bizler tam olarak Bahçeli'ye destek olmuştuk. Bu ortaklığa şiddetle karşı olmamız dikkate alınmadı.

Bu dönem de iyice anladık ki bu ülkede sol parti ile ortaklık yürümez.