Danıştay 4. Dairesi’nden herkesin dört gözle umutla beklediği, ama bazılarının beklemediği karar geldi. O “bazılarını” bu köşeyi takip edenler bilecektir.

Muğla’nın Bayır ve Yatağan’ın Deştin Mahalleleri arasında Tekağaçsırtı Mevkii’nde kurulmak istenen “Muğla Çimento Fabrikası Entegre Tesisi” için Menteşe Belediyesi tarafından verilen “yapı ruhsatının” dayanağı olan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlı onaylı ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) Olumlu Raporunu iptal eden Muğla 2. İdare Mahkemesi kararı Danıştay 4. Dairesi tarafından da onaylandı. Şimdi Deştin’de düğün bayram var.

Peki bu ne kadar sürer?

Muğla Çimento A.Ş., üçüncü bir ÇED Raporu çıkartıp yeniden Yapı Ruhsatı almak için Menteşe Belediyesi’nin ya da seçilirse yeni Başkan Gonca Köksal’ın kapısını çalar mı?

xx xx xx

Bu soruların yanıtını aramadan önce Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin ÇED iptal kararı ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yatırımcı Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan temyiz başvurusu sonunda Danıştay 4. Dairesi’nin “onay” kararını paylaşalım;

Muğla ili, Merkez ilçesi, Bayır Beldesi, Tekağaçsırtı mevkiinde, Muğla Çimento San. ve Tic. A.Ş. Tarafından kurulması ve işletilmesi planlanan ‘Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları’ projesi için verilmiş olan 31/12/2014 tarihli ve 3754 numaralı ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ‘Olumlu’ kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Muğla 2. İdare Mahkemesinin 09/05/2022 tarihli kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 22/09/2022 tarihli kararıyla bozulması sonrasında, davanın esası yönünden yapılan incelemede; .... emisyon değerinin dahi ÇED raporunda belirtilen değerlerin çok üstünde bulunduğu, ÇED raporunda yer alan açık ocak madenciliği sürecinde oluşacak emisyon değerlerinin denetime açık olmadığı, maden ocaklarından kaynaklı oluşacak pm10 ve çöken toz emisyonlarının ÇED raporuna doğru yansıtılmadığı, meteorolojik verilerin güncel olmadığı, nem oranının hatalı alındığı, hakim rüzgar yönüne dair çalışmaların hatalı bulunduğu, ÇED raporunda son derece düşük sayıda türe yer verilirken bazı taksonların ise sadece cins düzeyinde listede yer aldığı, proje alanı ve yakın çevresinde yürütülen çalışmalara yer verilmediği, bitki listesinin uygun bilimsel yöntemle hazırlanmadığı, tozlaşmanın devamlılığını sağlayan arı ve diğer böceklerin uğrayacağı zarar neticesinde arıcılık ve çam balı faaliyetlerinin sekteye uğrayacağı, 13 ruhsat sahası içinde nerede üretim yapılacağı veya ruhsat sahalarının ne kadarlık alanlarında işletme yapılacağının belirtilmediği, uyuşmazlık konusu sahaya 90 metre mesafeden başlamak üzere çok sayıda zeytinlik alan ile tarım arazisi olduğu, bu bağlamda, uyuşmazlık konusu tesis ve maden ocaklarında yürütülecek faaliyetin 3573 sayılı Kanunun 20. maddesine uygun bulunmadığı, ayrıca projenin tarımsal alanlara olası etkilerinin ve alınacak önlemlerin de ayrıntılı biçimde değerlendirilmediği, çevresel etki değerlendirmesi sürecinde anılan projenin çevresel etkilerinin yukarıda zikredilen hususlar yönünden yeterince irdelenmediği, eksiklikler içerdiği, Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunda getirilen çözümlerin yeterli olmadığı anlaşıldığından; dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Danıştay’ın temyiz edenlerin istediği gibi bozmayıp onayladığı karar bu...

xx xx xx

Danıştay kararı ile ilgili önceki gün yaptığım paylaşımın altına yorum yapan Erdal Şahin “Hukuk zerrecikleri bizleri umutlandırıyor” diye yazmış.

Haksız değil...

Özellikle demokrasi ve çevre konusunda yargı kararları çok kıymetli.

Demokrasi ve çevre konusunda “hassasiyet” gösteren yargı mensuplarına saygılarımı sunuyorum. İyi ki varlar.

Bu vesile ile çimentoculara karşı Deştinlilerin yanında “hukuk mücadelesi” veren dava avukatları ve

müdahil avukatlarını Deştinlilerin avukatlarından Nuray Şahbudak’ın şahsında kutluyor, teşekkür ediyorum...

xx xx xx

Deştinlilerin Raziye Özdemir, Türkiye İşçi Partisi’nden Menteşe Belediye Meclisi Üyesi aday olmuş. TİP Muğla Milletvekili adaylarından Mehmet Yapıcı’nın paylaşımından öğrendim. Tabii şaşırdım, bir o kadar da sevindim. Mehmet Yapıcı şöyle yazmış:

Huzurlarınızda Raziye Özdemir. Kendisi, Menteşe Belediyesi tarafından inşaat ruhsatı verilen çimento fabrikasının yapılmak istendiği Deştin Köyü'nden. Yıllardır fabrikaya karşı kararlı bir direniş sergiledi ve aynı inatçı tutumunu belediye meclisinde de göstermek istiyor. Halkın siyasete kazandırılmasını ve siyasetin sadece zenginlerin oyuncağı olmadığını gösterecek en iyi örneklerden biri Raziye Hanım.

Düzen siyaseti ve siyasetçileri ile ilgili ezberi bozmaya geliyoruz. Göbekli, patron, takım elbiseli erkek siyasetçi anlayışını yıkmaya geliyoruz.

TİP Meclis Üyesi adayı Raziye Özdemir, Danıştay kararı ile ilgili bit açıklama yapar mı bakalım... Ben kendisine başarılar diliyorum.

Düşünebiliyor musunuz, Menteşe Belediye Meclisi’nde bir Deştinli, hem de kadın...

Hangi partiden olursa olsun acaba kaç Raziye Özdemir 31 Mart’ta Menteşe Belediye Meclisi’nde olabilir? Kim belediye başkanı olursa olsun Raziyelere büyük ihtiyaç olacak...

Çünkü çimentocular bir ÇED Olumlu raporu daha alıp Menteşe Belediyesi’nin, seçilirse yeni başkan Gonca Köksal’ın kapısını çalacaklardır...

xx xx xx

Önceki gün bu konuda yaptığım paylaşımın altında Ahmet Tan Karaosmanoğlu da yorumda bulundu.

“Gözün aydın Yatağan, gözün aydın Menteşe. Çimentocuların ÇED'ini iptal eden İdare Mahkemesi kararı Danıştay'da onaylandı.” şeklindeki paylaşımıma karşı “O zaman hemen plan iptali davası açılmalı bence. Çünkü İmar planında Entegre Çimento üretim tesisi alanı olarak işaretlenmiş çimento tesisi ÇED alamıyorsa planda işaretli olmasının anlamı da yok???” diye yazdı...

Karaosmanoğlu haklı...

Çünkü o Tekağaçsırtı’nın bulunduğu alan Menteşe’nin 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planının hala “sanayi bölgesi” olarak işaretli. O “lekeyi” oraya kim, kimler koydurmuştur bilemeyiz, ama o alana alınmış olan 3 ayrı ÇED Olumlu raporunun da mahkeme kararıyla iptal edildiğini biliyoruz. Mahkeme kararlarından sonra hep yeni bir ÇED ile geldiklerine göre onlar veya bir başkası yine gelecek. O zaman bu imar planı iptal edilmelidir...

xx xx xx

Bu 1/1000’lik Uygulama İmar Planını Menteşe Belediyesi yaptığına göre Menteşe Belediyesi iptal edebilir. Bir meclis kararı yeter. O Deştinli Raziye Özdemir’in de içinde bulunduğu Deştinliler bu teklifi Meclis Üyesi Ferah Gümüş marifetiyle meclise getirmişler ama Gonca Köksal’ın da içinde bulunduğu meclis öneriyi reddetmişti... Bahattin Gümüş “Danıştay’dan karar gelsin bakalım” demişti...

Danıştay’dan karar geldi... Mart’ın 15’inde aylık Meclis Olağan Toplantısı var. Buyurun kararı alın, giderayak hayırlı bir iş yapmış olun...

Sadece 1/1000’liğin iptali de yetmiyor. 1/5000 ve 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planları da var. O planlarda Büyükşehir Belediyesi yetkisinde. Deştinliler ve yaşam savunucuları bu planların iptali içinde konunun mecliste görüşülmesi talebinde bulundular, ama Bahattin Gümüş ve Gonca Köksal’ın da bulunduğu o mecliste haklı istek gündeme bile alınmamış ve Deştinliler ile yaşam savunucuları protesto ederek meclisten çıkmışlardı...

Sanırım sonrada Deştinliler yargıya başvurmuştu. Emin değilim, ama başvurulmadı ise başvurulmalı...

xx xx xx

Kime oy vermeyeceğimi biliyorum da kime oy vereceğime karar vermemiştim.

Belediye Meclisinde Raziye Özdemir’in de içinde olduğu TİP Meclis Listesi’ne oy vereceğim...

Menteşe’de de Büyükşehir’de de bu imar planlarını iptal edeceğini, Menteşe’de bacalı sanayiye onay vermeyeceklerini açıklayan başkan adayına oy vereceğim...

-------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Açılamayacak kapı yok! Düzeltilemeyecek yanlış, söylenemeyecek şarkı yok! Ne ulaşılamaz amaçlar var, ne de kurtarılamaz ruhlar...--John Steinbeck