Enerji olmaz ise, hayat adeta duruyor…
Enerjiyi, hidrolik, termik, nükleer, güneş, rüzgar ve deniz dalgası santrallerinden elde ediyoruz.
Termik santrallar kömür ile çalıştığı için yaşam alanlarımızı adeta yok ediyor.
Nükleer santralin da artıkları insanların başına dert oluyor
Ülkemiz güneş zengini bir ülke.
Ülkemizin de en güneşi illerinin başında Muğla geliyor.
Güneşten elektrik elde eden paneller kotu 700 - 900 m de olan platolarda daha verimli oluyorlar.
Bunu en güzel örneği, Konya ovasında kurulan güneş enerji santralleridir.
Muğla üç platformdan oluşmaktadır.
0 - 50 m kotu platformu, sahillerimizdir.
400 - 600 m kotunda Menteşe, Yatağan ve Ula ilçeleri bulunmaktadır.
800 - 1000 m kotunda yalnız Kavaklıdere İlçemiz bulunmaktadır.
800 - 1000 m kotunda ayrıca Düzen, Dırlavan ve Asar düzlükleri bulunmaktadır.
Bu düzlüklerde iskan yoktur ve Güneş Santralleri için, bu düzlükler ideal platformlardır.
31 Mart 2024 Pazar günü mahalli seçimler yapılacak.
Belediye Başkanı olmak için de birçok partiden aday var.
Adaylar arasında seçim yaparken, adayların projelerine dikkat etmeli ve oyumuzu ona göre vermeliyiz.
Eskiden "Su akar, Türk de bakar" diye bir öz eleştiri yapılırdı.
Suyu artık boşa akıtmıyor ve sudan enerji elde edebiliyoruz.
Güneş enerjisinden yararlanmak için, acil ve önemli adımlar atmaz isek, bu sefer Güneş Enerjisi için, bir öz eleştiriye daha muhatap olabiliriz.
Sudan yararlandığımızı yazdım ama yıllardır Akyaka'da ki Kadın Azmağı özgürce denize akıyor.
Kenarına, salyangoz biçimde bir tribün koyarak enerji üretmeyi de, kimse akıl etmiyor.
Sonra da "Muğla Türkiye'de Ankara'dan sonra en çok mühendis ve teknik elemana biz sahibiz" diye övünmekten de geri durmuyoruz.
Ana kural "Yaparsan olur, yapmaz isen olmaz" kuralıdır…
Lütfen yapalım...