Değerli dostlarım; önceki gün 09 Eylül günü yaklaşık 15 milyon genç dinamik beyinler, çocuklarımız, kızlarımız, oğullarımız torunlarımız eski adı ile tedrisata, yeni adıyla eğitim ve öğretim yılına başladılar. Eğitim ve Öğretim bir insanın hayatında hiç unutamadığı, unutamayacağı hatıralarla doludur. Bugünlerde 72 aylık olan çocuklarımız ilkokula başladılar. İyi temennilerle eğitim ve öğretim yılına giren gerek öğrenci ve gerekse öğretmeleri tebrik etmek, hayırlı ve uğurlu olsun demek gerekmez mi.

Bir büyüğümüz  “Yeni eğitim ve öğretim yılının, Nesli İhyâ, Medeniyeti İhyâ Mefkûremize vesile olmasını Cenab-ı Haktan Niyaz ediyorum” biçiminde 09 Eylül de başlayan 2024-2025 eğitim ve öğretim sezonunun hayırlara vesile olması niyetiyle bir duruş ortaya koydu. Tüm kalbimle katılıyorum. Ortaya konulan bu çerçeve içinde mi eğitim ve öğretim yılı yada sezonu gidiyor, geçiyor yada okunduğu ve anlaşıldığı gibi mi cereyan ediyor. İçimden kalbimin en derinliklerinden adeta fırtınalar kopuyor, tüyler ürpertici düşünce ve kaygılarımı da beraberinde getiriyor.

Üç adet dört şeklinde düzenlendi. Birinci dört ilk mektep dediğimiz, İlkokul dediğimiz yaşları 06-09 arasında olan küçük çocuk dediğimiz öğrencilerimizi kapsıyor. İkinci dörtte 10-13 yaş aralığındaki yine çocuk ama gelişmeye meyyal olan öğrencilerimizi kapsıyor. Üçüncü dörtte ise 14-17 yaş aralığındaki adına lise talebesi de denilen genç öğrencilerimizi kapsamaktadır. Buralara nasıl gelindi, neden gelindi, neye hizmet etmek yada etmemek adına gelindi yaşayan bir baba olarak biraz açmak niyetindeyim. 

Daha önceleri dediysem milattan önce değil, 2000’li yıllarda olan hadisedir anlatacağım. İlk Mektep (İlkokul) beş yıl idi. Yaşı 7 olan kız /erkek evladı olan veliler(Anne /Babalar) evlatlarını okula gönderirler. İlçem Ula’yı örnek verirsem zaten ilçem merkez de bir adet okulumuz var idi. Okul seçmek, sınıf seçmek, öğretmen seçmek gibi bir hakkımız olmadığı gibi despotizm de ileri hattaydı. Hali vakti yerinde olanlar başka bir anlamlı olarak zengin kesimi oğlunu yada kızını istediği okula yazdırabiliyor, gönderebiliyordu. Ancak başka bir husus var idi.  Öğrencilerin okuyacağı kitap para ile satın alınırdı Hatta elinizde para kitap dükkanlarını dolaşır amma evladınızın okuyacağı kitabı bulamazdınız. Canlı yaşayan olarak bu cümleciği ve paragrafı yaşayarak düzenleyebiliyorum.  Şahsî olacak amma, elimde para benden önceki senede okumuş ve yine okutulacak kitabı alamamıştım.

Pekâlâ şimdi böylemi. Hayır böyle değil Okul zili çaldığında, sezon yani eğitim sezonu açıldığından öğrenci sıralarının üzerinde paketlenmiş vaziyette kitaplar hazır ve bedelsiz. Parasız yeni gıcır gıcır kitaplar. Sadece öğretmenin uygun göreceği defter, kalem silgi vb. eşyalar alınıyor bu günümüzde. Tekrar tekrar yazmak istiyorum, evlatlarımızın, gençlerimizin okuyacağı kitap paketlenmiş olarak parasız sıralara konulmuş. Siz hesap edin, kaç milyon öğrenciye ve kaç milyon kitap bedava. İlk yıllarda her yıl veremezler, birkaç yıl verirler sonra vaz geçerler şeklinde dezenformasyon edildi, karşı duruldu, karşı çıkıldı, önemsizleştirildi amma her yıl (Yıllardan beri) eğitim ve öğretim yılı başında zil çaldığında kitaplar sıralarda hazır vaziyette.

Ama şimdi başka bir çalışma ve uygulama var. İlçem Ula’dan örnek vereceğim. Sebebiyse Ulalıyım ve Ula’da yaşıyorum. Başka İl/İlçeyi bilemem. Yardımcı kitap adı altında minnacık küçücük öğrencilere kitap aldırılıyor. Tabii Öğrenciler almıyor, yanlış anlaşılmasın veliler, anne ve babalar ellerine verilen Yardımcı!?... kitapları alıyorlar. Nereden. Daha önce belirlenmiş kitap satıcısından.  Adres belli. Kitap belli. Öğrenci sayısı belli. Kitap satıcısı da paketliyor, set hailen getiriyor, adrese gelen anne veya babaya bedeli mukabili PARA’yla yardımcı!?... kitabı alıyor.

Bu yazımı okuyan okurlarım/takipçilerim hadi canım olmaz öyle şey derler gibi mırıldandınız da, İlçem Ula da İlk dört te okuyan minnacık, mini mini yavrucaklara aldırılan bu yardımcı!?... kitap da neyin nesi.  Öğretmen veliye yapılan listeyi ya veriyor yada whattsap hattından gönderiyor, bir de hangi kitapçı dükkanından alacağı da belli. Yardımcı!?... Kitapların veya başka bir tabirle hazırlanan SET’in fiyatı da bayağı bereketli. Lise hazırlık veya üniversite hazırlık için yardımcı kitap deyimi kulağa hoş gelebilir. Hatta daha önceki sorulan sorulara aşina olsun sorulan soruları verilen cevapları okusun anlamında yardımcı kitap önerilebilir. Ama 6 yaşında,7 yaşındaki bir çocuğa neden böyle bir kitap aldırılır ve anne/babası neden külfete sokulur. İnsanın aklına bin bir soru geliyor. Elbette yazımı okuyan veya takip eden, okuyanı dinleyen  Millî Eğitim yetkilisi olur diye düşünüyorum. Zira Türkiye’mizde eğitim ve öğretimi düzenleyen sorumlu olan koordine eden Millî Eğitim Bakanlığıdır. Bu Bakanlığın İllerde İl Müdürlüğü İlçelerde de İlçe Müdürlükleri bulunmaktadır.

Gelelim Giriş paragrafında kullanmış olduğum cümleciğe. Tabii sizlerde katılıyorsunuzdur umarım. Nesli İhyâ ,Medeniyeti İnşâ Mefkuremize vesile olan bir eğitim ve öğretim sezonu ve  müfredatı olmasını kim istemez ki. Kim talep etmez ki. Kim arzu etmez ki.  İlk Okul sıraları bir öğrencinin hayatının, yaşamının çerçevesini çizen ona şekil veren, minnacık yavrularımızı hayata alıştıran bir dönemdir. Bu dönemin çok iyi değerlendirilmesi şarttır. Nolcek canım, başında öğretmen var, yardımcı kitapları da var, bilmediğini öğretmeni öğretir nemelazım canım etli ye sütlüye karışma denirse, o küçücük yavrular  evden çıktığı gibi dört beş yıl sonra geri dönmeyebiliyorlar. Takip etmek gerekir diye ima etmeye çalışıyorum. Anne olsun Baba olsun evladının neler okuduğunu, hangi kitaplara hangi bilgilere daha yatkın olduğunu takip etmek gibi bir zorunluluğun içinde olduğunun bilinci ile hareket etmelidir.

Adı Millî Eğitim olan kurumumuz Cumhuriyetin İlanından sonra kurulmuş bir teşkilattır. Sürekli değiştirilen bir kurumdur Milli Eğitim adı da bakanları da sürekli değişen bir sistemin adıdır Millî Eğitim. Tevhid-i Tedrisat Kanuna bağlıdır Millî Eğitimimiz. Birde 1947 yılında imzalanan Fulbright anlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Amerika Birleşik Devletleri arasında “Eğitim Komisyonu” kurulması hakkındaki anlaşma sonucu olarak kurulan ve halen geçerli olan bu anlaşma ve Kurulan Komisyon hükümlerine de bağlıdır Millî Eğitimimiz.

Dokuz Eylül günü başlayan 2024-2025 Eğitim ve Öğretim Yılımızın Neslî İhya, Medeniyeti İnşâ Mefkuremize vesile olması için Cenab-ı Haktan Niyaz ederim. Adından da anlaşılacağı üzere Tüm yavrularımıza Millî Ruh ve Vatan sevgisi ile doldurulmuş, donatılmış, bayrak sevgisi ile donatılmış nesiller olması için bütün kalbimle dua ediyorum.

Gazi Mustafa Kemal Paşa bir konuşmasında şöyle der; “Cumhuriyet; sizden Fikrî, Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür nesiller ister. Pekâlâ bu cümledeki hedef kitle kime söylenmiş olur sizce.  Belli ki Gazi bu günleri gördü ve keşfetti ki tüm öğretmenlerimize bu çağrıyı yapıyor.

Hoşçakalınız, sağlıcakla kalınız.