Üretmedeninsanoğlunun refaha ulaşması mümkün değildir.

RahmetliSelahattin Sular, "Üretmeyen insan, insan bile değildir" derdi.

Tabiüretirken çevremizi, hele soluduğumuz havamızı kirletmememiz gerekiyor.

Üretimiçin, Sanayi Siteleri, Organize Sanayi Bölgeleri kurmalıyız.

Mesleğimgereği Manisa, Aydın Sanayi Siteleri ve Organize Bölgeleri kuruluşlarındabulundum.

Buyatırımların imar planlarını yapar iken karşılaştığımız zorlukları hatırlayıncahâlâ üzülürüm.

Buyatırımlar, bireysel yatırımlar için değil, toplumu ilgilendiren yatırımlarolduğu halde bürokrasinin engeline takılmasını hiç bir zaman içimesindiremedim.

Tabi,yatırımları ikiye ayırmak gerekiyor.

1- Çevreye zarar vermeyen veya verdiği zararlar kabul edilebilir seviyedeolanlar.

2- Çevreye zarar veren yatırımlar.

Muğlakültür, turizm ve tarım ilidir.

Buneden ile çevreye zarar veren yatırımları Muğla'ya sokmamak gerekiyor.

Hattakomşu illerde de çevreye zarar veren yatırımlar yapmamak lazım.

Kirlenenhava Aydın'dan Muğla'ya geçmek için pasaport kullanmıyor.

Tersbir hava akımı komşu ildeki kirletilen havayı cennet Muğla iline getirebilir.

Muğlaili havası, zaten Yatağan, Yeniköy ve Kemer termik santralları ile yeterincekirletiliyor.

Buüç termik santraldan nasıl kurtuluruz der iken, Bayır - Deştin'de Çimentofabrikası kurulması için verilen izne şaşmamak elde değil.

Muğlaili aynı zamanda bir tarım ili olduğunu ve bu tarım ürünlerinin işlendiği,paketlendiği bir Organize Sanayi Bölgesi ( OSB ) kurulmasını uzun zamandıryazıyor ve dillendiriyordum.

Buarzum, " Muğla ili bir kültür, eğitim ve turizm ilidir, sanayileşmesiniistemiyoruz " diyen bir mahalli yönetim tarafından hiç bir zaman iltifatgörmedi.

Muğla'nınbir OSB olmadığı için, ilin tarımsal ürünleri, başta İzmir ve Konya olmak üzerebaşka illerdeki OSB deki fabrikalarda değerlendiriliyor.

Tarımadayalı ve çevreye zarar vermeyen bir OSB sine karşı çıkan mahalli idaremizin,Bayır- Deştin'de çevreye büyük zarar vereceği belli olan Çimento fabrikasıyapımına izin vermesine aklım ermiyor.

1966yılında İmar - İskan Bakanlığında çalışırken Varto depremi için gittiğimizElazığ çimento fabrikasının şehrin üstüne bir ölüm gibi çöktüğünü görünce çokşaşırmış ve üzülmüştüm.

Yıllarsonra " Canım Muğla'mın da başına aynı felaket mi gelecek?" diyedüşünmeden edemedim.

Bayır'dakiçimento fabrikası mazallah faaliyete geçer ise, Menteşe'de kapatılan kireçfabrikasının yabancı sahipleri, çimento fabrikasını emsal gösterip, kireçfabrikasının tekrar açılmasını da sağlayabilirler.

Çokdikkatli olmak lazım.

Zararınneresinden dönülürse kârdır, atasözümüzü hatırlama zamanıdır.

Endeğerli varlığımız soluduğumuz havadır.

Lütfenbiraz akıl ve merhamet...