Kahraman Maraş merkezli 10 ilimizi 9 saat ara ile vuran 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden sonra, geride bıraktıklarını, televizyonlardan dehşetle izliyoruz.

Acımız büyük, ama bu felaketten dersler çıkarmalıyız.

1966 yılındaki Varto depreminde bulunmuş ve çalışmıştım.

Depremin ne denli acımasız olduğunu yaşayarak bilen bir kişiyim...

Bu gün depremi yaşayan şehirlerde 10-12 metre genişliğindeki bir imar yolu üzerinde 15-20 katlı apartmanların yapıldığını görüyorum.

Yol adeta bir tünel gibi ve güneş, binaların gölgelerinden yola zor ulaşıyor.

Yüksek katlı binalar şehir merkezlerinde iş yerleri olarak yapılabilir.

Bu inşaatları da çelik konstrüksiyon yöntemi ile inşa etmeliyiz.

Biz ise, hâlâ bu binaları betonarme yöntemi ile yapıyoruz.

Bir türlü yüksek binaları çelik konstrüksiyon yöntemi ile yapmaya geçemedik.

Asıl konumuz olan konut inşaatlarımıza gelirsek.

Türkiye bir deprem ülkesidir.

Bu gün Japonya, ABD gibi ülkelerde konutlar 2-3 katlı olarak inşa ediliyor.

Hatta, bu konutları ahşap malzeme kullanarak inşaa ediyorlar.

Biz ise, 10-15 katlı konut binalarını betonarme olarak yapıyoruz.

Konut dediğin, 2 katlı bahçeli dubleks şekilde olmalı ve yapılmalı.

Apartman şeklinde yapılan konutlarda insanlığımızı, komşu olduğumuzu unuttuk.

Bahçeli, dubleks binaları yapabilmek için de, yeteri kadar imar parseli üretebilmeliyiz.

İmar planı üretebilmek için de imar planı yapımının önündeki aşılmaz engelleri kaldırmalı ve yeterince imar parselli üretebilmeliyiz.

Bunu yapamadığımız zaman, konut ihtiyacımızı karşılamak için, imar planlarında kat sayılarını arttırarak çözüm bulmaya çalışıyoruz.

Bu yöntem de, " Rant peşinde koşanlar" dedikodusuna sebep olurken, rüşvet olaylarını da tetikliyor.

Rüşvet işin işine girince, binanın yapımındaki kontroller de yeterince yapılamıyor.

Türkiye coğrafi olarak büyük bir ülkedir.

Kentlerimiz civarlarında bahçeli dubleks evlerin yapılabileceği imar parselleri üretimine önem ve hız vermeliyiz.

Bu konuda 1966 yılında 775 sayılı bir yasa çıkarılmıştı.

Ama bu yasayı da, 1971 ve 1980 darbeleri ile kullanılamaz hale getirdik.

1973-2000 yılları arasında 27 yıl İller Bankası Genel Müdürlüğünde Harita müteahhidi olarak çalıştım ve ellinin üzerinde kasaba ve şehrin halihazır haritasını yaptım.

Bir belediye, imar parseli üretmek için İller Bankası Genel Müdürlüğüne müracaat ediyor.

İller Bankası da " Önce halihazır haritasının yapılması gerektiğini " söylüyor.

Belediye de " Tamam yapın " diye bankaya yetki veriyor.

Buraya kadar her şey doğru.

Sonra İller Bankası o şehrin tamamının halihazır haritasını yeniden yapma işine girişiyor.

İhaleyi alan müteahhit araziye inince, belediye yetkilileri, " Yahu, neden şehrin tamamının haritasını yapıyorsunuz?

Buraların halihazır haritaları var. Biz ileride boş duran arazinin imar planının yapılmasını istiyoruz. O boş arazinin haritasını, imar planını yapın da, biz de parselasyonunu yapıp imar parseli üretelim, diye size müracaat ettik " diyorlar.

Yüzlerce harita mühendisi, şehir plancısı, inşaat mühendisinin çalıştığı İller Bankası Genel Müdürlüğü böylece, o şehirdeki sorunu çözeceğine, sorun yaratarak parsel üretimini geciktiriyor..

Örnek: Alasehir'dir. (Filadelfia).

Alaşehir'in halihazır haritasını ben yaptığım için olayı yakından biliyorum.

Muğla şehrinin halihazır harita yapım isinin ihalesine girdiğim için, Muğla'nın da halihazır haritasının tamamını tekrar yaptırdıklarını da biliyorum.

Yazık, " Benim oğlum bina okur, döner dolaşır tekrar okur " öz deyişi gibi işler yaptık, yapıyoruz.

Bu huyumuz hâlâ devam ediyor.

Yeterince ve zamanında imar parseli üretemez isek, o şehirde yaşayan insanlar, konut ihtiyaçlarını karşılamak için, iki yöntemi kullanıyorlar...

Birinci yöntem, imar planlarında binaların kat adetini arttırıyorlar.

İkinci yöntem de, insanlar, kaçak yapılaşmaya yöneliyorlar.

İşte bugün, bu ilgisizliğimize ve bu beceriksizliğimize, Doğa 7,7 deprem ile cevap veriyor.

Tabi anlayanlara...

Konut ihtiyacımızı mutlaka bahçeli dubleks binalardan oluşan mahalleler ile karşılamanın bir yolunu bulmalıyız.

Bunun da yolu doğru imar planı yapmak, onayabilmek ve imar parseli üretmekten geçiyor.