Birkaç gündür AK Parti Muğla İl Başkanı Haluk Laçin ile AK Parti Muğla Vekilleri Kadem Mete ve Yakup Otgöz’ün Muğla’dan Ankara’ya “Bakanlıklara çıkartmalarını” konuşuyoruz.
Bitmedi.
Ankara’dan önemli mesajlar verdiler. Onlara da bakacağız.
Bugün Datça’ya bakalım...
+
SKANDAL...
Hayrettin Şaşmaz hocam Muğla Temsilcisi olduğu Sabah’ta “Borcunu ödemeyen CHP’li belediyeden büyük skandal” başlığı ile yazdı.
Sabah gurubunun yayıncılığını sevmem..
Ama Hayrettin hocamın “Asparagas haber” yaptığını da bugüne kadar görmedim.
Bu haberinin spotunda şöyle yazdı:
“Muğla’da CHP’li belediyenin yıllardır çözemediği imar planı sorunu vatandaşın başına dert oldu. Datça Belediyesi'nin borcundan icralık olmasından dolayı, köylülerin yaklaşık 100 yıldır mezarlık olarak kullandığı tarla vasfındaki bin 44,69 metrekarelik arazinin 2 milyon TL’ye satıldığı ortaya çıktı. Söz konusu satıştan CHP’li Belediye Başkanı Aytaç Kurt, haberinin bile olmadığını, meclis toplantısında itiraf etti.”
Haberi okurken şaşırdım. “Bu kadarı da olmaz” dedim..
Vergi ve özellikle SGK borcu olan belediyeler toptan ödemeye nakitleri olmadığı için taşınmazlarını ipotek ediyorlar veya o taşınmazı kendileri satma yoluna gidiyorlar.
Bu gayet normal.
Önceleri belediye başkanlarının genellikle devraldıkları borçları ödeyebilmek için taşınmazlarını satmalarını doğru bulmuyordum, ama başka çareleri de yok...
Burada şaşırtıcı olan Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt’un “belediyenin satışından” haberdar olmamasıdır... Üstelik bu vergi, SGK borcu için yapılmış bir şey de değil!
+
İŞ BİLMEZLİK Mİ, İHMAL Mİ NE?
Haberinde “Vatandaşlar, CHP'li belediyenin iş bilmezliği ve vizyonsuzluğu yüzünden ölülerini bile gömemez hale geldi.” diyen Hayrettin Şaşmaz “Mezarlık İpotek Edilmiş” ara başlığı altında şöyle devam etmiş:
“Datça Belediyesinin mülkiyetinde olan Karaköy Mahallesi'nde 1261 numaralı bin 44,69 metrekarelik tarla vasfındaki arazi, köy sakinleri tarafından yaklaşık 100 yıldır mezarlık olarak kullanılıyordu. Köylüler, burayı en son 1995 yılına kadar mezarlık olarak kullanılıyordu. Yöre halkının yakınlarının mezarlarının bulunduğu arazi, Datça Belediyesinin plansızlığı nedeniyle borca girince bilinçsizce ipotek edildi.”
Olay 2025 yılının geçtiğimiz günlerde yapılan ilk Belediye Meclisi toplantısında ortaya çıkmış.
Hayretttin Hoca’nın haberine göre, Datça’nın Karaköy Mahallesinde yaşayan ve skandalı Belediye Meclisi’ne taşıyan MHP’li Meclis Üyesi Emrah Kara, şu ifadelerde bulunmuş:
“Köylülerimiz ve aile büyüklerimizin mezarlarının bulunduğu noktaydı. Biz oraya 'küçük mezarlık' diyorduk. Köylülerden gelen talep üzerine olayı araştırdım, büyük bir skandalla karşılaştım. Bunu belediye meclisine taşımaya karar verdim. Mecliste de direk başkana soruyu ilettim. Ancak daha vahim bir durumla karşılaştım, bundan başkanın bile haberi yoktu. Belediyenin borçtan dolayı mahkemelik olduğu şirkete tazminat ödememek adına burayı ipotek olarak verdiğini ve şahsın burayı 2 milyon 60 bin TL'ye satın aldığını öğrendik. Ancak piyasanın altında mahkeme ihalesiyle satış yapıldığı anlaşıldı. Burada en önemli nokta ise atalarımızın mezarlarının satılmış olması. Bu bizi çok üzdü. Burada kendi büyükleri olsa ne yaparlardı acaba?”
+
“DATÇA BELEDİYESİNİ BÜYÜKŞEHİR KURTARDI” MI?
Hayrettin Hoca haberini “Başkanın Haberi Yok” ara başlığı altında şöyle noktalamış:
“CHP'li Belediye Başkanı Aytaç Kurt, verdiği cevapla büyük bir skandala imza attı. Mezarlığın satıldığı üzerine gelen soruya yanıt veren Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt'un söz konusu olaydan haberinin bile olmadığı ortaya çıktı. Aytaç Kurt, ‘Evet Büyükşehir'in, ben duymadım. Bize ait değil orası, Büyükşehir'e ait, öyle bir satış da yok’ dedi.”
Bilenler bilir, belediye başkanları için “Şehrin emini” denir.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da Büyükşehir Başkanlık görevine geldiği günden beri ilçe belediyelerinin arkasını önünü toplamaya çalışıyor!
Yine öyle yapmış, Datça Belediyesi’nin imdadına koşmuş. Oda TV’de arkadaşımız Murat Sökdü yazdı. Sevgili Murat’ın “Datça Belediyesi’ni büyükşehir kurtardı” başlıklı haberi de şöyle:
“İcralık olan Datça Belediyesinin borcuna karşılık sattığı mezarlık alanına, Muğla Büyükşehir Belediyesi müdahale etti. Muğla Büyüksehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, talimat vererek ata mezarlıklarının köy halkına verileceğini belirtti. Karaköy Mahallesi'nde 1261 numaralı bin 44,69 metrekarelik tarla vasfındaki arazi, köy sakinleri tarafından yaklaşık 100 yıldır mezarlık olarak kullanılıyordu. Belediyenin borcundan ötürü mahkemelik olduğu şirkete tazminat ödememek adına burayı ipotek olarak vermesi nedeniyle 2 milyon 60 bin TL’ye satılmıştı.
Muğla Büyüksehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, belediye şube müdürlerini bölgeye göndererek muhtar ve köylülerden bilgi aldı. Ahmet Aras yaptığı açıklamada, ‘Bu tür kutsal alanlar bizim geçmişimiz, atalarımız. Atalarımızın hatırlarına ve mezarlıklarına sahip çıkmamız gerekiyor. Köylülerimizle görüştük, isteklerini dinledik. Bizim için halkımızın istekleri her şeyden önce gelir. Bu konuda gerekli adımları atacağız. Mezarlık halkımıza teslim edilecek’ diye konuştu.”
+
ANLAŞILMAYAN NOKTA... KAMU ZARARI VAR MI?
İki haberde de karanlıkta kalan veya benim anlayamadığım bir nokta var.
Tarla niteliğindeki ata mezarlığına kimin, neden, nasıl, ne zaman ipotek koyduğu belli olmadığı gibi (Çünkü Başkan Kurt’un bile olup bitenden haberi yok), 2 milyon 60 bin TL kimin kasasına girdi? Veya kimin kasasından çıktı?
Datça Belediyesi’nin bari borcu ödendi mi?
İpotek karşılığı satılan mezarlığı Büyükşehir Belediyesi geri aldığı veya alacağına göre, Büyükşehir Belediyesi alacağı karşılığı “mezarlık sahibi” olan meçhul kişi veya şirkete 2 milyon 60 bin TL mi yoksa ne kadar ödedi?
O kişi ya da şirkete mezarlığın “mahkeme ihalesiyle” piyasa değerinin altında satıldığı belirtildiğine göre, burada bir “kamu zararı” söz konusu olabilir mi?
En önemlisi de o kişi veya şirket, o mezarlığı “arsa niteliğinde” değil de “tarla niteliğinde” olduğu halde alacağına karşılık nasıl kabul etmiş olabilir? Yoksa o şirket veya kişiye “mezarlığın imara açılacağı” sözü de verilmiş olabilir mi?
Bizimki gazetecilik merakı işte...
Bu konuda Büyükşehir Belediyesi basın biriminin basını ve dolayısıyla kamuoyunu bilgilendirmesi gerekmez mi?
+
BABASI İLE ORTAK BİR İŞİ YOKMUŞ...
Konu Datça olunca aklıma geldi.
Geçtiğimiz Cuma günü AK Parti’nin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği kahvaltıda Esma Turan AK Parti İl Başkanı Haluk Laçin’e “babasının Datça’da hazine arazisini izinsiz kullandığı iddialarını” sordu. Soran sorgulayan gazetecilere bayılıyorum.
Ne zaman bir yere seçilse veya aday olsa bu konunun gündeme getirildiğini belirten İl Başkanı Laçin soruya şu yanıtı verdi:
“Babamın 1983 yılında aldığı bir arazi var. Ama ben ne zaman bir milletvekili adayı, belediye başkanı adayı olsam, meclis üyesi, il başkanı olsam bunu aynı gün ortaya koyarlar. Şimdi benim bu yerle bir alakam yok. Babam 1983 yılında satın almış burayı, ama hukuki olarak bir süreç başlamış. Müktesep hakkı oluşmuş, imar barışı olmuş. Bir sürü yasal durumlar var. Ama inanın bu arazide kimsenin hakkı yok. Tek amaç var, ‘biz Haluk’u nasıl yıkarız’.. Babamla ortak bir işim yok. Babamın da benim de burada hakkım olduğunu düşünüyorum, ama bu yargıya intikal etmiş bir şeydir. Bırakalım yargının sonucu ne diyorsa, ona bakalım. Ben doğru olduğuna inanıyorum, ama maalesef siyasetin bir çirkef yüzü de var. Kamudan alınan resimler basında servis ediliyor. Yani bu olayın ne kadar derin olabileceği açık ve net görülüyor. Ziraatçı babam parasıyla almış, aldığı kişi yaşıyor. Bırakalım yargı ne diyorsa ona bakalım. Bende bir şey bulunamıyorsa perdenin arkasına bakmak çok doğru değil. Bunu doğru bulmuyorum.”
+
Hafta sonunda AK Parti Marmaris Kadın Kolları ilçe kongresi tam bir il kongresi havasında geçerken, Muğla Vekili Kadem Mete siyasi yaşamının en uzun konuşmalarından birini yapmış. Ben kongreye neden ilgi göstermemişim... Eleştiriyi tam anlamadım, ama Allah’ın günü çok. Ona da bakarız...
----------------- ------------------
GÜNÜN SÖZÜ;İnsanlar düşünmemek için konuşmayı icat etmişlerdir. --Agatha Christie