31 Mart Yerel Seçimleri için geri sayım başladı. Seçimlere bugün 45 gün kaldı... Üç gündür ben de ilçelerde partilerin ve adaylarının röntgenini çıkarmaya çalışıyorum. Farkındayım her gün yazımın bir kısmını veya tamamını aynı anda tepki gösteren CHP’liler ve Cumhur İttifakı yanlıları olduğu gibi, aynı şekilde beğenenler de var. Hele birisi “Yazınızın şurasını onaylamıyorum. Gerisini zaten okumadım” diye yorum yapmış.

Beni bi gülmek aldı...

Neyse ki kimse beğensin diye yazmıyorum. Kimseye yaranamayacağımı da biliyorum. Ki öyle bir derdim de yok. Dediğim gibi ben röntgeni çekiyorum, isteyen alır eline kendini sağaltır. Kendisine çekidüzen verir...

Dünkü yazımı da “Yarın Dalaman Çukuru ve Datça’ya bakalım...” diye noktaladım.

Bu yazıma başlarken de sosyal medyada, gruplarda Datça’ya dair paylaşımlara baktım. Meğer CHP’li Belediye Başkanı Gürsel Uçar aday olmamış ve mesela aday olup da Aytaç Kurt kendisine tercih edilmemiş olsa da o şimdiye kadar hep seçimlerin en sakin geçtiği ve sonucu belli bir yer bildiğimiz Datça’da kıyametler kopuyormuş... Gelmiş bunun üstüne Gazeteci Mesut Yar da tuz biber ekmiş...!

En çok tartışılanın “kaçak yapılaşma” olması ise beni şaşırttı. Sanki Datçalılar “Bodrum olmak istemiyoruz” ve “Bodrum gibi turizmden daha çok kazanmak istiyoruz” diye ikiye bölünmüş...

xx xx xx

Doğrusu Datça’da kimin kazanacağını, Datça’nın yenilip yenilmeyeceğini çok merak ediyorum.

Ben önceki gece bu yazımı yazmaya başladığımda CHP’nin ikinci MYK toplantısı devam ediyordu.

CHP’nin bu toplantılarından önce TİP ( Türkiye İşçi Partisi) daha önce İYİ Parti’den milletvekili adayı olan Gökhan Zan’ı aday gösterdi. Burada küçük ama önemli bir ayrıntı ise ilerleyen saatlerde Lütfü Savaş’ı adaylıktan çekilmeye çağıran Gökhan Zan, CHP’nin ‘Lütfü Savaş’ın adaylığını geri çekip doğru bir aday çıkarması’ halinde, adaylıktan çekileceğini söylüyor, “CHP Lütfü Savaş’ı geri çekerlerse, doğru aday üzerinde birleşirse her zaman geri adım atmaya hazırım.” diyordu.

Bu arada CHP’nin Hatay için Haluk Levent’e adaylık teklifinde bulunduğu, ama Levent’in, “Canlarım! Ahbap başkanıyım. Ve siyasi bir kimliğe giremem. Diğer siyasi partilerden de teklifler geldi. Onur duyuyorum. Ama siyasete girmeyeceğime dair kararım kesin. Bu ülke için yapacağımız çok şeyler var” diyen açıklaması geldi...

Bir yanda tepkilere rağmen koltuğa yapışmış Lütfü Savaşlar, Bahattin Gümüşler, öbür tarafta Haluk Levent gibi “Bu ülke için herkesin siyasetçi olması gerekmiyor” diyenler. Bari siyaset yapanlar da “siyasetçi” olsa...

xx xx xx

Uzun yıllardır Datça’da yaşamakta olan CHP Parti Meclisi (PM) Üyelerinden Nazmiye Halvaşi de “Gökhan Zan’ın TİP’ten Hatay adaylığı” konusunda önceki gün yaptığı yorumda “#GökhanZan’ı Hatay depreminden sonra tanıdım, takibe aldım.. Halkın sorunları İçin en önde yürüyen.. Kendini çok iyi ifade eden.. Doğru bildiği mücadelede geri adım atmayan.. Halkını.. Kentini seven.. Yurtsever bir genç.. Siyaset insanı değil.. Sosyal demokrasi nedir bilir mi bilmem.. Önemi de yok.. Çünkü bir sosyal demokrat gibi yaşıyor.. Bu çokkk kıymetli..” diyerek şu ifadelerde bulundu:

Seçim sürecine girildiğinde Gökhan partimin adayı gösterilsin istedim.. Toplumsal liderliğin, önderliğin bu kadar yakıştığı az insan vardır.. Kenti, halkı için yüreğini koyacağından emindim. Olmadı.. En çok eleştiri alan Lütfü Savaş Başkan adaylaştı.. Bu kararı savunamadım? Ve Gökhan bugün TİP’in Hatay adayı oldu.. Bu dönem Parti Meclisi’nde olsaydım, en başta adayımız Gökhan Zan olsun diye bir mücadele verirdim... Şimdi yapılacak olan.. CHP’nin Hatay’da seçime girmeyip TİP Adayı Gökhan Zan’a destek vermesini isterim.. Bu karar birçok dengeyi değiştirir.. Ve Gökhan’a başkanlık çok yakışır.. Partimin yetkili kurulları duyun sesimizi..

Tabii Nazmiye Halvaşi’nin ve O’nun gibi düşünen on binlerin sesi duyulmadı... Gelinen noktanın CHP’ye sadece Hatay’da değil, bütün Türkiye’de oy kayıplarına neden olacağı yorumları başladı...

xx xx xx

Tabii şimdi TİP bölücülükle suçlanacaktır... Bu Muğla’da da yaşanacaktır. Çünkü TİP Muğla’da da adaylar çıkarıyor. Ki aylar önce bir “Kent yönetimi tarifi” yapılıp, bu tarife uymayan adayların çıktığı yerlerde aday çıkartacaklarını açıklamışlardı. Ciddiye alınmadılar...

“Bölücü” ise ne kadar kullanışlı bir sözcük! Bu konuda yine Datça’dan Blok Yazarı Sevgi Ulcay da 11 Şubat’ta “Memleketin her yerinde ne hikmetse 6lı masa bileşenleri harici bir siyasi parti ki geriye genel olarak TİP ile DEM kalıyor.. Aday çıkarmayı düşündüğünde ya da bağımsız aday çıktığında CHP’li arkadaşlarca sürekli oylar bölünüyor diye sitem ediliyor.. İktidar adaylarına yarayacak deniliyor.. ”diyerekşu paylaşımı yapmıştı:

Bir siyasi partinin kaygısı ve sorumluluğu bir başka partinin seçmenine, bir başka partiye neyin yarayıp yaramayacağına değil kendi var oluş nedenine, ilkelerine ve seçmenine olmalı.. Bölmek bir bütünü iki ya da daha fazla parçaya ayırmaktır.. Hiç bir zaman bütün olmayan, bütünün bir parçası görülmeyen bölünemez.

İttifaklar olur, müşterek ortakta ya da hedefte anlaşırsın ama o zaman bile siyaset hedef odaklı ise olmazsa olmazların, koşulların ve anlaşmaların vardır.. Bırakın artık bu söylemleri.. Oyları seviyorsanız bence özgür bırakın.. Yine size atılıyorsa sizindir.. Başkasına veriliyorsa, ya zaten hiç size ait değildi, ya alternatifsizlikten, ya kızdı, ya küstü ya da nihayet gerçek yerini buldu.. Sitem etmek yerine, biz ne ettik ve nerede hata yapıyoruz demek gerekmez mi..? Ne diyeyim... Madem gidişat o yönde, sitem etmek yerine, eşitliğe, adalete, liyakata, aşka çalış, aklını kullan ve en önemlisi ilk önce sen bunlara inan.. Sonra da samimi isen yüreğini koy ortaya da böldürtme...

Haksız mı?

xx xx xx

Önceki gece Datça, Dalaman Çukuru diye klavyenin başına geçtim, ama kendimi gelişmelere kaptırdım.

Dünkü “Keşke siyaset Menteşe’nin mesajını alabilmiş olsaydı...” başlıklı yazımda “Önceki gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Hatay Büyükşehir adaylığı ile ilgili olarak ‘Siyaset vatandaşın verdiği mesajı alma sanatıdır’ diyordu...” hatırlatması yaparak “Keşke o siyaset Menteşe’nin mesajını alabilmiş olsaydı...” ifadesinde bulundum.

Ancak önceki gece ve dün Hataylıların mesajının ciddiye alınmadığı görüldü. Dün ben bu yazımı baskıya verdiğimde, hala bir karara varılmamıştı. Kulis haberlerinde “Hatay adayı tartışılmayacak; Lütfü Savaş'ın adaylığı sürecek” ifadeleri yer alıyordu. Buna gerekçe olarak Lütfü Savaş’ın memnuniyet anketlerinden başarıyla çıkmış olmasının ve “her kesimden oy alabileceğine” işaret edildiği söyleniyordu. Yani dün “Lütfü Savaş’la yola devam” kararı çıkmış olmalı...

Yanlış anlaşılmasın, kendisini savunmuyorum, ama bizim Bahattin Gümüş de “Memnuniyet anketinden başarıyla çıktığını” söylüyor... Bu anketler Hatay’da başka Muğla’da başka mı yapıldı? Gonca Köksal her kesimden oy alabilecek bir aday mı?

CHP, bakalım bu “ilkesizlikle” bu seçimden nasıl çıkacak... Ki dün Gürsel Tekin gibi bir isim de CHP’den istifa etti...

xx xx xx

CHP tarafından duyulması istenen, Muğla’nın Menteşe’nin “mesajları” başta Milas, Menteşe ve Marmaris’te “Yurttaş İnisiyatifleri” ve “TİP” sözcüleri tarafından ortaya konmuştu...

Ancak siyaset, o mesajların sahiplerine  “Ne diyorsunuz?” bile demedi...

Bu noktada Bodrum CHP’nin vicdani seslerinden Aydın Öncel de 12 Şubat Pazartesi günlü paylaşımda dikkat çekici oldu. Aydın Öncel’in adeta Gürsel Tekin’i haklı çıkaran değerlendirmesi ise şöyle:

CHP Hatay'da halâ seçim kazanabilir. Çok kötü yönetilen bir seçim süreci yaşıyoruz. Neden direniyorlar, hangi veri hangi anket bu açmaza soktu Özgür Özel'i ve parti merkezini? CHP Genel Merkezinin Lütfü Savaş'la ilgili angajmanı ne, çok merak ediyorum. Oysa; 3 ay önce Genel Başkan olmuşsun ve 4 ay sonra sonra yapılacak yerel seçimleri kucağında bulmuşsun. Partinin grup başkan vekili de olsan örgütleri tanımıyorsun. Oysa lider olabilme fırsatı ayağına gelmiş. Bir açıklama yapıp ‘Ben örgütlerime güveniyor ve hem partimi hem de kendimi örgütlerime emanet ediyorum, haydi temayül yoklamasına’ deyip örgütleri devreye soksaydı parti bu sıkıntıları yaşamazdı. Çünkü örgütler her zaman az hata yapar. Sayın Özel ve kadrosu partisini değil angajmanlarını ön plana almış görünüyor. Ama o bürokrasi gereği ve diğerleri gibi genel başkan kalmayı tercih etti. Lider arayışımız devam ediyor.??Halk, direnmeye devam ediyor...

xx xx xx

Yine gevezelik ettim, “Yarın Dalaman Çukuru ve Datça’ya bakalım...” sözüm kaldı, ama hala geçerli... Tabii TİP (Türkiye İşçi Partisi)sadece Hatay’da değil, her yerde ve Muğla’da da adaylar çıkarıyor. Üstelik Muğla’da Marmaris hariç tüm ilçelerde “ kadın” adaylar çıkarılıyor. O adaylarla noktalayalım:

Bodrum’da bugün açıklanacak... Marmaris’te Tanla Söylemez, Menteşe’de Nazmiye Kulaç, Milas’ta Bade Dudu Takım, Seydikemer’de Solmaz Tokay, Datça’da Büşra Deveci...

Böylece Datça’da 4 aday oldu. İYİ Parti de çıkarırsa 5 olacak... Hangisi kazanır? Yarın...

-----------------

GÜNÜN SÖZÜ; Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür. --Cenap Şahabettin