“Kille Koyu’na bugün nokta koyuyorum...”
Dünkü yazımın başlığı böyleydi. Yine dün öyle bir belge geldi, orucu bozmak durumunda kaldık.
Gelen belge Dalaman Belediyesi’nin bir duyurusuydu. Üzerinde belediyenin amblemi ve “Halkımızın Dikkatine!” başlığı bulunan duyuruda şöyle denmekte:
“Saygıdeğer hemşehrilerimiz, işletmesi Dalaman Belediyesi’ne ait olan ve sözleşmesi 31 Mart 2024 tarihinde bitmiş olan Kille koyu'nun sözleşmeleri MUÇEV Ltd. Şti. ile görüşülerek 2029 Yılının Mayıs ayına kadar uzatılmıştır.”
Evet, görmüş olabilirsiniz. Dalaman Belediyesi’nin “https://www.facebook.com/share/14xws2F4cj/” resmi facebook hesabında yer alan duyuruyu bende facebook sayfamda “Yorumsuz” olarak paylaştım.
Bu paylaşıma ilk yorum yapan da Halk TV yazarlarından Gazeteci Sedat Kaya oldu. Şöyle yazmış:
“İktidar son seçimden ders almamış. Bu MUÇEV'e yol verdiği sürece Muğla'dan zor oy alır. Halk illallah dedi.”
+
MUÇEV gerçekten de ‘İllallah!’ dedirtti ve dedirtmeye devam ediyor.
Halkın ‘İllallah!’ dediği MUÇEV ile ilgili de Fethiyeli meslektaşımız Orhan Okutan “Fethiye Alternatif Bakış” da 22 Mayıs’ta “Vekil Kadem Mete MUÇEV’i Yerlere Göklere Sığdıramadı” diye başlık atmış, ben ilgilenmemiştim.
Dalaman Belediyesi’nin duyurusu üzerine Orhan Okutan’ın o yazısına döndüm. “Milletvekili Kadem Mete’yle konuşmuşluğum yoktur. Fethiyelilerin çoğuyla arasının iyi olmadığını bilirim. TBMM’de konuşmasını dinleyince sevmeyenlere hak verdim. İyi Partili Metin Ergün’ün soru önergesine cevap verdiğinde, MUÇEV’i anlatırken dinledim. Bu kadar yanlış anlatılabilir, bu kadar yanlış bilgi verilir dedirtti.” diyen Okutan şöyle devam etmiş:
“MUÇEV’in adının Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma AŞ olarak değiştiğini belirterek, ‘Konuşmacıların dediği gibi devletin malına çökmüyor. Kendisi zaten devlet, yarısı Muğla Valiliğinin, yarısı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının. Çoğunlukla devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu alanlarına yapılmış olan işgalleri sona erdiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığından tahsis ediliyor, bazıları kendileri tarafından bazıları da alt kuruluşlara verilerek, vatandaşa ücretsiz şekilde ya da çok düşük ücretle hizmet verilmesi sağlanıyor’ dedi.”
Demek ki işgalleri sona erdirmenin yolu yine işgalden geçiyormuş...
Muğla Milletvekili Metin Ergün’ün sorularında var mıydı acaba, Milletvekili Sayın Mete’ye, “MUÇEV söz konusu yerler için Devlete bugüne kadar kaç para ödedi?” diye de sormak lazım...
+
Orhan Okutan yazısına “MUÇEV Koyları Plajları Talan Ediyor” başlığı altında şöyle devam etmiş:
“Birincisi MUÇEV devlet değil, ne yaptığı belli olmayan denetlenemeyen bir şirket. Devlet malına çökmüyor, çökmüyor da devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu alanlarını bakanlığın izniyle çökmekten beter ediyor. İstediği alanı istediğine kiraya verdiği gibi, imara aykırı yapılaşmaların da önünü açıyor. Vatandaşlara ücretsiz kullanımın sağlandığı yok. Birçok alana giriş için ciddi ücretler alınıyor. Vatandaş kenarından geçemiyor. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanları kiralayıp işlettiği halde, denetlenememesi, ne kadar alınıyor, ne kadara kiralanıyor, bakanlığa ne kadar ödeniyor, arada kar edilen miktar ne kadar, nerelerde kullanılıyor bilinmiyor.
Muğla Milletvekili olarak MUÇEV’i bu sözlerle anlatmak Muğla’ya, insanlara yabancı olmak anlamına geliyor. Çevrenizi değiştirin, sizi sevmeyenlerin ne dediğine kulak verin. Doğru yolu bulacaksınız. Bir sonraki dönemde faydası olur diyeceğim ama siz de biz de biliyoruz ki, bir sonraki dönem zor gibi görünüyor.”
Görüldüğü gibi, Vekil Mete’nin mevkidaşı Metin Ergün’e verdiği yanıt kabul görmemiş. Bakalım Orhan Okutan’a bir yanıt gelir mi?
+
Orhan Okutan arkadaşımız pek de haksız sayılmaz. Gördüğünü duyduğunu yazıyor. İşini yapıyor. İşini doğru yapmasa Fethiye’nin hatırı sayılır ‘Gazeteci Yazarlarından’ olamazdı... Okuru da olmazdı.
Okunmaz, okursuz kalırsa eve ekmek götüremez...
Gazeteciliğin kıyak emekliliği de yok...
MUÇEV’in daha önceki adı neydi bilmiyoruz. Bilmediğimiz gibi bir ‘vakıf’ sanıyorduk. Meğer şirketmiş... Milletvekili Kadem Mete meclis kürsüsünden şirketin adının “Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma AŞ” olarak değiştirildiğini söylemiş.
Sanki Muğla Valiliği kıyılarımızı yönetemiyormuş, Valiliğim ve yerel yönetimlerimiz Muğla’nın çevresini korumuyormuş da bu şirket kurulmuş gibi olmuş...!
Bu ‘şirket’ 2014 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Koruma Vakfı ile Muğla’ya Hizmet Vakfı ortaklığında kuruldu. Ne oldu, neden ihtiyaç duyuldu ise Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın adı da “Muğla Vakfı” olarak değiştirildi. “Hizmet” sözcüğü çıkarıldı.
Sonuç olarak MUÇEV, Muğlalılar ile çevrecilerin, yaşam savunucularının tepkisini çeken bir şirket. Nedeni ise Ege ve Akdeniz’de bulunan çok sayıda koyun ihalesiz şekilde bu şirkete verilmiş olmasıdır...
Bu yüzden MUÇEV aleyhine açılmış çok sayıda dava ve soruşturma da mevcuttur. Özellikle Muğla Çevre Platformu bu alanda karşı şikayetlerde bulunanların başında gelmektedir...
+
Sayın Kadem Mete’nin MUÇEV ile ilgili “.. devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu alanlarına yapılmış olan işgalleri sona erdiriyor.” ifadesine takıldım. Dalyan’ın ünlü İztuzu Kumsalı en son Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ‘hüküm ve tasarrufu’ altındaydı.
Üniversite “işgalci” miydi?
Sayın Kadem Mete’nin “Çevre ve Şehircilik Bakanlığından tahsis ediliyor, bazıları kendileri tarafından bazıları da alt kuruluşlara verilerek, vatandaşa ücretsiz şekilde ya da çok düşük ücretle hizmet verilmesi sağlanıyor” ifadesi de önemli... Kendileri MUÇEV’in artık “Hizmet” sözcüğü Muğla Vakfı’nın adından çıkarıldığı gibi, MUÇEV’inde Muğlalılara, yerli yabancı turistlere hizmeti bırakıp kıyı ve koyları “emlakçı” gibi kiralamaya başladığının farkında değiller herhalde...
Ki daha önce Danıştay, MUÇEV’in kıyı ve koylardaki kiralamalarına “dur” demiş, ilgili yönetmelikteki maddeler hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Fakat bu karar da şirketi durdurmadı, kiralamalar devam ediyor. Kimler aldı bilmiyorum, ama geçen Mart ayında Bakanlık duyuru sayfasından paylaşılan bilgilere göre Bodrum ve Marmaris de bulunan üç koy 5 yıllığına üçüncü kişi ve şirketlere verilmiş olmalı...
Bodrum-Bitez’deki 3. derece doğal sit alanı: 1.235.14 m2’lik alan - 1 milyon TL + KDV. ;
Dalyan-İztuzu’ndaki özel çevre koruma bölgesi: 46.371,54 m2’lik alan - 10 milyon 400 bin TL + KDV. ;
Marmaris-Kızkumu’ndaki nitelikli doğal koruma alanı: 2.609,63 m2’lik alan - 1 milyon 650 bin TL + KDV ; ile ihaleye çıkarılmıştı... İhale duyurusuna göre, şirketin kasasına bu kiralamalardan 13 milyon TL’nin üzerinde para girmiş olması lazım. Devletin kasasına ne girdi bilmiyoruz...
+
Dalaman Belediyesi’nin duyurusundan nereye geldik...
Dün benim de facebook sayfamda paylaştığım Dalaman Belediyesi duyurusunu yukarıda gördünüz.
MUÇEV’in Milletvekili Mete’nin altını çizdiği gibi “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan” alanları kiralaması yasal olsaydı Danıştay kiralamalara “dur” diyemez, yürütmeyi durdurma kararı veremezdi.
Doğrusu bu yerlerin işletmelerinin Valilik kontrolünde yerel yönetimlere devriydi. Çünkü o yerlere altyapı ve temizlik gibi her türlü hizmet yerel yönetimler eliyle götürülüyor. Ayrıca yerel yönetimlerin elinde oralar halka açık olurdu...
Dalaman Belediyesi de 2029 yılının Mayıs ayına kadar uzatılan kira sözleşmesi ile MUÇEV’in “meşru” hale getirilmesine katkı yapıyor. Dalaman Belediyesi bu sözleşme ile yetinmiyor, oraya kondurulmuş kaçak taş binayı da kullanmak isterken yıkılmasına tepki gösteriliyor.
Neymiş efendim, Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş o taş bina için kullanılan 10 milyon liranın boşa harcanmasına ağlıyormuş. Oysa, Başkan Durmuş, “israfa” değil, “para kaynağı” olabilecek binanın yıkılmasına ağlıyor...
O kaçak yapı yıkılmasa, Dalaman Belediyesi’nin tasarrufuna bırakılsaydı mesele yoktu... Kıyı Kenar Çizgisi ihlali filan önemli değil...
CHP’li Dalaman Belediyesi MUÇEV’i meşrulaştırmıştır. Sezer Durmuş Başkan sayesinde CHP’li Başkanların ve CHP örgütlerinin MUÇEV’e eleştiri hakkı ortadan kalkmıştır...
Hayırlı olsun...
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ;Eşek alim olmaz su taşımakla tekkeye, insan adam olmaz gitmek ile Mekke’ye. --Ziya Paşa