Ülkemizdeki gibi gündemin hızla değiştiği bir başka ülke var mıdır?
Bu soruyu ben daha önce de sordum ve bir yanıt gelmedi. Ben bu yanıtsızlığı “yoktur” diye yorumladım.
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın aile büyüklerinin yaşadıkları konuta yönelik molotoflu saldırı nedeniyle “geçmiş olsun ziyareti” için Muğla’ya CHP Genel Başkanı Özgür Özel de gelecektir diye düşünmüştüm.
Gelmedi. Gelecek halimi kaldı.. Gündem değişti.. Hem de nasıl... Yoksa “Muğla’da seçilebilir yerde bir kadın başkan adayı görmek istiyorum” sözü üzerine adaylaşmış ve seçilmiş Gonca Başkan’a bırakın makamını anneannesinin evinde ziyaret ederdi...
Sanıyorum Eylül ayı boyunca gündem “mahkeme kapılarında CHP” olacak...
+
Beklenmedik bir mahkeme kararı ile CHP İstanbul İl Başkanlığına atanan Gürsel Tekin’e tepkiler artarak devam ediyor. Geçekten garip bir ülke olduk. Kararı veren mahkemeye ve AK Parti İktidarı’na da tepkiler var, ama Gürsel Tekin de “hain” ilan edilecek kadar tepki toplamaya devam ediyor.
Peki Gürsel Tekin tepkiler karşısında il başkanlığını reddetse CHP İstanbul İl Başkanlığı koltuğunda Özgür Çelik oturmaya devam edebilir mi?
Yapılması gereken Gürsel Tekin’e değil de bu mahkeme kararına ve her türlü ‘kayyuma’ karşı çıkmak değil midir? Ki mahkeme kararına 15 gün içinde itiraz edilebiliyor. Nitekim Gürsel Tekin de itiraz için hazırlık yapıyormuş. CHP’liler ise sosyal medya hesaplarından “Şuanda destek olmayacağız da ne zaman olacağız, sosyal medyanın gücünü hafife almayın. Lütfen Özgür Çeliğe destek olan herkes gerekeni yapsın...!” diye çağrı yapıyorlar.
CHP’nin gücünün farkında olmayıp, sosyal medyanın gücüne sığınırsanız bu yaşananlar kaçınılmaz olacaktır...
+
Mahkeme kararı ile ‘atamanın’ ardından “İhbar eden CHP’li, ihbar edilen CHP’li, atanan CHP’li… AKP’ye gollük pas verdi hepsi. 6 oku önüne koyup iyice düşünmeli tüm CHP’liler…” diye paylaşım yaptım. Paylaşım Cumhuriyet yazarlarından Erdinç Utku’ya aittir..
İlk tepki “İktidarın atadığı CHP’li olamaz! Net!” şeklinde geldi.
Ya daha dün, başkaları eleştirirken adama tapıyordunuz. Doğrusu ben Gürsel Tekin’den hiç haz almamışımdır. Dün sevenlerin bugün sövmesini ise anlayamıyorum. Gürsel Tekin ile birlikte Kemal Kılıçdaroğlu da linç ediliyor... Tıpkı Özlem Çerçioğlu’nda yaşandığı gibi...
Bir CHP’li dost “Siyasete çaycı olarak başlayıp bugün CHP'ye kayyım atanan adamın mal varlığı: *286 daire, *9 tripleks villa, *7 benzin istasyonu, *11 temizlik şirketi” diye paylaşımda bulundu.
Gürsel Tekin il başkanlığını kabul etmeden önce bu mal varlığına sahip değil miydi?
Dün rahatsız etmeyen mal varlığı bir anda nasıl rahatsız edici olabiliyor? Çok merak ediyorum, CHP’de acaba Gürsel Tekin’den kaç tane daha vardır?
Önceki gün yaptığım paylaşımın altına tam olarak katılmasam da sanırım en doğru yorumu “Önce partideki ideolojiyi bitirdiler, sonra iş sadece koltuk kapmaya kaldı. Şimdi büyük bir çabayla Sn Özel partiyi aslına döndürmeye çalışıyor. Ona da, Osmanlıda Keçecizade Fuat paşanın dediği gibi ‘kimisi içeriden kimisi dışarıdan’ saldırıyor.” diye Ziya Ulupınar yaptı...
+
“İktidarın atadığı CHP’li olamaz! Net!” şeklindeki tepkiye “Olabilir ama bu gerçeği değiştirmez.” diye karşılık verdim. Bizim eski dost Ertuğrul Gönenç de “Yok canım o kadar basit değil, bunların hepsinin bir açıklaması olmalı ve vardır..! Savcı Sayan, Mehmet Sevigen, Gürsel Tekin, ….. …. …. , Aziz İhsan Aktaş’ta mı CHP’li?” diye sordu. Ona yanıtım ise “Ertuğrul Gönenç O da Allah'ın adamı olmalı... Bu parti de her noktada üyelerle ön seçim olmazsa Savcı Sayanlar, Aziz İhsan Aktaş'lar ve hatta Bülent Tezcanlar hep olur ve hep onlar kazanır. Kaybeden CHP ve CHP'liler olur...” şeklinde oldu.
Neyse ki Sevgili Ertuğrul ile CHP’deki hastalıkların ilacının “Her noktaya üyelerle ön seçim” ile gelinebilmesi olacağı konusunda anlaştık.
Dalaman dan Süreyya Özuslu Berberoğlu ise “2 sene önce K.K na oy vermeyenleri sarayın adamı ilan edenlere toz kondurmayanlar şimdi K. K ve etrafını sarayın adamı ilan ediyorlar. İzliyoruz.” diye yazdı...
+
Cumhuriyet Gazetesi’nden dostumuz Serdar Kızık da “Mavi Sürgün” sayfasında “Seçim Hukuku Defalarca Askıya Alınmıştı...” başlığı altında şu ifadelerde bulundu:
“CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanlığı'na kayyum atanmasıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Özel, ‘Biz CHP olarak hukuken atılması gereken her adımı atacağız. Mahkemeye itiraz edeceğiz ama bir yandan mahkemenin yaptığı bu iş Türkiye'de seçim hukukunu askıya alıyor. Bu açıdan YSK'ye ve AYM'ye başvuracağız. Bu kararı olağan kabul etsek ne olur? YSK'nin yürüttüğü hiçbir seçim bundan sonra kesin değildir’ ifadesini kullandı.
Ö.Ö ‘Bundan sonra YSK’nin yürüttüğü hiçbir seçim kesin değildir’ diyor. Benim aklıma aynı zarfta kullanılan 4 oydan 3’ünün geçerli, birisinin geçersiz sayılması, oy kullanma günü ani bir kararla mühürsüz pusulaların geçerli ilan edilmesi ve diğer seçim hileleri geliyor. K.K ve CHP yönetimleri bunları nasıl kabullendiniz, sineye çektiniz!
Şimdi iktidarın kayyum atamasına ‘kabul etmiyoruz’ diyeceksiniz, peki ya sonra?”
Sonra İmamoğlu kerim...
+
Özlem Çerçioğlu skandalında çok tartışıldı... CHP Gençlik Kollarından da gelmemiş olan Özlem Çerçioğlu’nun iki kere milletvekili yapıldığı yetmiyormuş gibi, 2009’da Aydın (Efeler), 2014 de Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilirken görülmeyenler, duyulmayanlar kadın parti değiştirince görünür, duyulur ve hatta ‘bilinir’ hale geldi!
Madem biliyordunuz, neden “efe” ilan ettiniz? Topuklu Efe olarak ortada dolaşmasına neden izin verdiniz?
Kılıçdaroğlu döneminde CHP Üyesiydim... Baykal döneminde de... Baykal döneminde “Baykalcılığı” eleştiren ve hatta Baykal’ın yakın çevresinden Tufan Doğu’yu CHP Genel Sekreter Yardımcılığı sırasında hem de kendisinin ‘İlkadım’ gazetesinde yine bu köşeden eleştirdiğimde başıma hiçbir şey gelmezken Kılıçdaroğlu döneminde Osman Gürün’ün icraatlarını eleştirdim diye üç defa Muğla İl Disiplin Kurulu’na verildim... O yıllarda hala ‘demokrat’ parti yöneticileri vardı, “Belediye Başkanını eleştirmenin partiyi eleştirmek anlamına gelemeyeceği” gerekçesiyle hakkımdaki şikayetler geri çevrilmişti. Sonra da Yüksek Disiplin Kurulu’na taşınmıştık...
Pes etmedim, ama bu kadarı da fazla deyip, YDK’na savunma vermemiş, ifadem talep edildiğinde “Savunma yapmayacağım. Partimin işgal altında olduğunu düşünüyorum. Gereğini yapın, işgal sona erince dönerim” diye yazı vermiştim...
+
O günlerde Osman Gürün’e ve Kılıçdaroğlu’na söz ettirmeyenler, hatta üzerime yürüyenler şimdi “Özgür Özelci, Ahmet Arascı” ve “İmamoğlucu” oldular, Kemal Kılıçdaroğlu’na sövgü de bulunuyorlar.
Şaşkınım... Ama bu beylerin size övgülerine sevinmeyin, sövgülerine de üzülmeyin...
Bu ayın 15’inde Kılıçdaroğlucu, Osmancı olduklarını hatırlayıverirlerse de şaşırmayın...!
Ki, Fethiye’den yörük beyi Ramazan Kıvrak da dün “Geçen seçimlerde; Belediyelerin ticaretini alanlar (Nemalananlar), yön değişince karşı tarafa geçtiler ve operasyona yol açtılar, karışık işler” diye yazmış.
Yörük bilir. Karışık işler...
Özgür Özel ve şu aralar sosyal medya hesaplarından CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili karar için “Anayasa’ya aykırı” diyorlar. Yarın 15 Eylül duruşmasından da CHP’nin 38. Kurultayı ile ilgili benzer karar çıkarsa aynı tepkileri verecekler... Bizim Kurtuluş Oğan Hoca ise dün şu paylaşımı yaptı:
“Hâlâ anayasa diyorlar. Cidden adamı delirtirsiniz siz...”
Haksız mı?
+
Bu ülkede senelerce Askeri Oligarşinin elinden çıkan 12 Eylül 1982 Anayasasını eleştirdik... Farkında mısınız neredeyse 10 yıldır eskisi kadar eleştiren yok... 12 Eylül Anayasası’nın yerinde yeller esiyor. ‘Torba Yasalar’ ile delik deşik edildi... O Anayasayı yapan mezarından çıkıp gelse eserini tanıyamaz...
O 12 Eylül Anayasası ortadan kaldırılırken, yerine gelen düzenlemeler aslını aratırken bu Gürsel Tekinler, Özgür Özeller, Kemal Kılıçdaroğlular, dün ne alaka ise Devlet Bahçeli’yi ziyaret eden Hikmet Çetinler neredeydiler?
Bırakın Tayyip Erdoğan ile kavga etmeyi... O iktidar olmanın gereğini yapıyor...
Ama siz de mahkeme kararı ile il başkanı atamasına tepki gösterirken, partinizin ve ülkenin bu hale gelmesinin nedenlerinin en önemlisinin Kılıdaroğlu ile başlayan ve sizinle devam eden atamalar olduğunu göremiyorsunuz...
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Bencil insan, tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. --İvan Turgenyev