CHP ve Türkiye Cumhuriyeti...

Abone Ol

CHP, 9 Eylül 1923 günü Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları tarafından "Halk Fırkası" olarak kuruldu.

Mustafa Kemal Atatürk CHP'yi o kadar çok sevmişti ki, vasiyeti ile tüm mal varlığını CHP'ye bıraktı.

CHP, 57 yıl sonra 12 Eylül 1980 günü darbeciler tarafından kapatıldı

12 Eylül 1980 askeri darbesini yapan Kenan Evren ve arkadaşları, CHP başta olmak üzere tüm partileri de kapattı.

Bu kararın arkasında NATO vardi.

NATO'nun da arkasında kim vardi, siz tahmin edin

CHP ikinci kez Deniz Baykal ve arkadaşları tarafından 9 Eylül 1992 günü tekrar kuruldu.

Yani, CHP, 12 yıl Türk siyasi hayatında yok idi.

Deniz Baykal'ın bir videosu basına sızması ile 10 Mayıs 2010 günü Deniz Baykal CHP Genel Başkanlığından istifa etti.

Deniz Baykal’dan sonra CHP Genel Başkanlığına Kemal Kılıçtaroğlu seçildi.

Kemal Kılıçtaroğlu 13 yıl devamlı CHP Genel Başkanlığı yaptı.

Kemal Kılıçtaroğlu, 13 yıl sonra 28 Mayıs 2023 pazar günü CHP'nin adayı olarak Cumhurbaşkanlığına aday oldu.

Kemal Kılıçtaroğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci turda küçük bir fark ile kaybetti.

Kemal Kılıçtaroğlu, CHP'nin 38. Kurultayında 5 Kasım 2023 günü Genel Başkanlığı Özgür Özel'e kaptırdı.

38. Kurultayında bazı yolsuzlukların olduğu gerekçesi ile Hatay Büyük Şehir Belediye Başkanı Lütfi Savaş önderliğinde bazı CHP'liler konuyu mahkemeye taşıdılar.

Geçen Perşembe 21 Mayıs 2026 günü Bölge Mahkemesi, CHP'nin 38. Kurultayında bazı yolsuzlukların olduğuna kanaat getirerek "Mutlak Butlan" kararı verdi.

Yani, CHP'nin 38. Kurultayı yok hükmünde kabul edilmiş oldu.

Kemal Kılıçtaroğlu, mahkame kararı ile tekrar CHP Genel Başkanlığına getirildi.

Bu hal, CHP'de çifte başlılık oluşturdu.

Mustafa Kemal Atatürk'ün Partisi olan CHP, bugünlerde sıkıntılı günler yaşıyor.

Parti adeta ikiye ayrılmış durumda.

Ayni partiye gönül verenler birbirleri ile kavga ediyorlar ve birbirlerini suçluyorlar.

Ayni partiye gönül verenler arasında bu denli uyumsuzluk ve kavga oluyor ise, diğer partiler ile nasıl diyalog olacak ve demokrasimiz nasıl nefes alacak, diye düşünmeden edemiyor insan.

Dünya yeniden şekillendir iken, çevremiz ateş çemberi ile çevrili iken, biz neler ile meşgul oluyoruz?

Biraz sakinlik, biraz empati, biraz hoşgörü ve biraz da demokrasi lütfen...