Hafta başında Muğlaspor’dan WhatsApp üzerinden basına bir çağrı geldi.
Çağrıda ‘Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç’ın 8 Nisan Salı günü saat 12.00 de kulübün geçici tesisinde yönetim kurulunun da katılımıyla basın toplantısı yapacağı’ duyurulmuştu.
Duyuruda yer alan “Nesine 3. Lig 2. Grup'ta lider olan Muğlaspor’umuzun ligin bitimine üç hafta kala gerçekleştireceği bu önemli basın toplantısına katılımlarınızı bekler, iyi çalışmalar dileriz.” ifadesinde TFF 3. Lig 2. Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren Muğlaspor için “Nesine 3. Lig 2. Grup'ta lider olan Muğlaspor” denilmiş olması bana çok zekice ve anlamlı geldi...
Tabii “Muğlaspor’un nesine 2. Lig” diyenler de vardır!
Yoksa basına yapılan çağrıda “Nesine 3. Lig 2. Grup” ifadesi kullanılmazdı.
“Nesine 3. Lig 2. Grup” ifadesini tersten okumak da mümkün.
Doğru düzgün bir futbol sahası bile olmayan Menteşe gibi bir yerde 3. Lig de hem de ‘şampiyonluk’ hedefiyle top koşturmak kolay mı? Ben bu soruyu Menaf Kıyanç’a sormam.. Çünkü vereceği yanıt bu köşeye sığmayacaktır.
Ben Muğlaspor’u pek çok yokluğun içinde buraya kadar taşıyan Menaf Kıyanç ve kendisiyle kader birliği yapmış olan arkadaşlarını kutluyorum...
+
Ne zaman Muğlaspor Futbol Takımı ile ilgili bir yazı yazsam ‘Spor Yazarı’ olmadığımı ve futboldan da ‘hiç anlamadığımı’ belirtme gereği duyarım. Nedense futbola ilgim olmadı. Gençlik, öğrencilik yıllarımda basketbol ile daha ilgiliydim. Oynardım da...
Tabii futbol ile ilgim yok diye bir “kent yazarı” olarak kentin insanlarının heyecanına, duygularına, coşkusuna da kayıtsız kalamam.
Önceki gün basın toplantısında ligin son haftalarına girilen bugünlerde Muğla’nın yeşil-beyaz bayraklarla donatılması çağrısı yapılmış.
Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç tarafından yapılan çağrı beni gençlik yıllarıma, Muğlaspor ve Çanakkale Dardanelspor karşılaşmasına götürdü.
Lise öğrencisiydim.. Muslihittin Mahallesi’nde, blok apartmanları ‘kentsel dönüşüme’ sokulan ve geçmişte “İmar İskan Evleri” ve “Gecekondu Önleme Bölgesi” diye de anılan Bahçeli Evler’de oturuyorduk. Bir sabah evden çıkıp Akyol’a (Sonradan yarısına ‘Abdi İpekçi Caddesi’ adı verilecek olan Recai Güreli Caddesi) çıktım, bütün apartmanlar ‘yeşil-beyaz’ olmuştu. 1981’in Nisan ayıydı.. Muğlaspor, Çanakkale Dardanelspor ile oynanan ‘2. Lig Yükselme’ karşılaşmasında Çanakkale’de sahadan 3-1 galip ayrılmıştı...
İkisine de Allah rahmet etsin Teoman ve Tufan Doğu kardeşler yönetimdeydiler… Sanırım Tufan ağabey Başkandı...
O yıllarda Muğla’da sadece Sümerbank’ta Türk Bayrağı var, ama Muğlalıların da yaratıcılığı vardı...
O gün evlerdeki yeşil perdelerle beyaz çarşaflar yan yana dikilip balkonlardan aşağıya sarkıtılıyor...
O gün akşam saatlerinde şehre Akyol’dan Belediye Otobüsü ile giren Muğlaspor, balkonlar salkım saçak, Recai Güreli Caddesi’nde Cumhuriyet Meydanı’na kadar kaldırımlarda coşkulu kalabalıklar tarafından karşılanmıştı.
O gece kalabalıklar İnsan Hakları Parkı’nda Sümerbank ve Yapıkredi Bankası önünde toplanmış, Çanakkale maçında oynandığı söylenen futbol topu futbolcular tarafından imzalanarak açık arttırma yapılarak satılmıştı...
+
Takip etmediğim için bilmiyorum bugünlerde Muğlaspor’da ‘ünlü topçular’ var mı, o yıllarda yeşil beyazlı futbolcuların hepsi tanınırdı, hepsi Muğla’nın çocuklarıydı... Futbola uzak ben bile o Çanakkale maçından Kadir Sevim, Yıldırım Aydoğan, Kemal Dirikan, Zeki Ercan ve Abdurrahman Uçar isimlerini anımsıyorum... Çarşaf ve perdeden Muğlaspor Bayrağı yaptıran yerelde yıldızlaşmış isimler...
O isimlerden Kemal Dirikan Muğlaspor’un kaptanlığını ve sonra uzun yıllar Teknik Direktörlüğünü de yapmakla kalmayıp Milli Takım’da da top koşturmuştu.
Tabii Muğla’nın çarşaf ile perdeden bayrak yapabilecek yaratıcılığı ve coşkusu yanında ‘vefasızlığı’ da olabiliyor! Rıdvan başta pek çok oyuncuyu Türk Futboluna kazandırmış olan efsaneleşmiş hoca Kemal Dirikan’ın adının Menteşe/Ortaköy’de kulübün mülkü arazide yapılacak tesise verileceği de gündeme gelmişti, olmadı. Bildiğim kadarıyla olamadı, çünkü ortada tesis yok... Arazi duruyor mu bilmiyorum...
Anmadan geçmeyeyim, o çarşaf ve perdeden ‘dev bayrakların’ büyük bölümü o yıllarda Saatli Kule karşısında Koç Pastanesi’nin yanındaki dükkanında faaliyet gösteren, kendisi de futbolcu “Terzi İsmet”e diktirilmişti... O bayrak meselesinden bir anıda ‘edebiyat öğretmeni’ rahmetli Bahattin Uyar’a aittir.. Hoca Akyol’da o blok apartmanlarda oturmaktadır. O coşkulu günde balkondan olup biteni izlerlerken sevgili eşi “Bahattin bizde mi bayrak yapsaydık” der.. Rahmetli hocamın yanıtı ise şöyle olur:
- “Git içeriden benim yeşil şortu al gel sallayalım.”
+
Önceki günkü toplantıda yaptığı değerlendirmede, ligin bitimine üç hafta kala tüm şehri kenetlenmeye çağıran Muğlaspor Kulübü Başkanı Menaf Kıyanç “Emeklerimizin karşılığını alacağımız son iki galibiyet kaldı. Gün, birlik olma ve buna inanma günü. Gün, ayrışma günü değil. Artık cephe açmayacağız, kimseyi eleştirmeyeceğiz. Olanları sorgulamayacağız. Konsantrasyonumuzu bozmayacağız, önümüze bakacağız, hedefe kilitleneceğiz. Sabırla mücadelemizin karşılığını almak için dikkatli ve kontrollü olacağız” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:
“Son iki maçta 5 puan kaybımız oldu. Yine de Ligde 55 puanla lideriz. Ancak açık ve net bir öz eleştiri yapıyoruz, bu 5 puanın sorumlusu olarak birinci sıraya kendimizi koyuyoruz. Oturup düşünmeliyiz. Stres mi, gerginlik mi oldu, baskı mı oluşturduk, ne yaptık diye sorgulamalıyız, kendimize bakacağız. Ama öncelikle işimizi yapacağız, şampiyon olacağız. Ondan sonra da isteyen herkes istediğini konuşur. Biz, şampiyonluk kupasını kaldırana kadar hiçbir başka konuya odaklanmayacağız. Herkes de bunu yapmalı. Olumsuzluklara rağmen bugün lig lideri olmamız başlı başına büyük bir başarıdır. Teknik heyetimiz, yönetimimiz ve sayıca az ama yüreği büyük bir inananlar ordusuyla birlikte biz şampiyon olacağız. Buna inanıyoruz. İnanmak gerekiyor. Başka oyunlara gelmeyeceğiz. İnananların, iyilerin, hak edenlerin ve emek verenlerin kazandığı bir davranış sergileyeceğiz. Ve biz bunu ispatlayacağız. Gerçekten anlatıldığında herkesin ilham alacağı bir başarı hikayesi yazıyoruz. Bu hikaye, Muğla ve ülkemiz için çok değerli olacak. İçinde önemli öz eleştiriler de barındıracak.”
+
Sözlerini “Emeklerimizin karşılığını alacağımız son 2 galibiyet. Bu galibiyetleri alacağımıza kalben inanıyoruz. Gün, birlik olma ve buna inanma günü, gün ayrışma günü değil. Kimseyi eleştirmeyeceğiz, sorgulamayacağız” diye sürdüren Menaf Kıyanç ayrıca bayrak kampanyası başlattıklarını açıklamış ve şöyle demiş:
“Muğlaspor için herkesin 2-3 hafta boyunca birlik olması gerekiyor. Evlerde, sokaklarda ve caddelerde Muğlaspor bayrakları asılmalı. Gelin, ortak değerimiz için birlikte mücadele edelim. Birlikte hareket etme kültürü çok değerli. Muğlaspor, tüm 48’in, dünyada yaşayan tüm Muğlalıların ve Muğla’yı seven herkesin ortak değeridir.”
Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Eskihisarlı da kampanya ile ilgili bilgi verirken “Altın kategori”de yer alan Atatürk Heykeli için bayrak asma bedelinin 250 bin lira, Gümüş kategoride bulunan Adliye Kavşağı, Recai Güreli Caddesi, Hasan Ercan Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi için destek bedelinin 150 bin lira olarak belirlendiğini açıklamış.
Bronz kategoride yer alan İsmet Çatak Caddesi için bu bedel 100 bin lira olarak belirlenirken, aynı kategoride yer alan Rıfat Ayaydın Caddesi, Uğur Mumcu Bulvarı ve Atatürk Bulvarı için ise destek bedeli 50 bin lira olarak belirlenirken, Yeşil kategoride bulunan Sanayi içi bölgesi için ise bayrak asma bedeli 25 bin lira olarak saptanmış.
+
Menteşe “ekonomisiyle” ne bir Bodrum ne de Fethiye... Menteşe’de sanayi bile yok... Fethiye ve Bodrum da bacasız sanayi turizmin zenginleri var. Menteşe’de ne zaman “eller cebe” dense de akla ilk gelen Yatağan’ın, Kavaklıdere’nin mermercileri olur. Onların da artık canına tak etti... Yine de ben biliyorum, Menteşe’nin az “varsılı” yok... Konut ve kira fiyatlarında Türkiye rekorları kırıyoruz...!
Bakalım onların hangileri ellerini ceplerine atacaklar. Elini cebine atanları bu köşede alkışlarız...
Atmayanları da Muğlalılar tanır...
Muğlaspor’a bu zorlu ana sonuna gelinmiş yolda başarılar diliyoruz...
--------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ; Kimseye gereğinden fazla anlam yüklemeyin. Unutulmayacak anı, silinmeyecek insan yok. Kimse için kendinizden ödün vermeyin. Vazgeçilmez olan sizsiniz bir başkası değil, önce kendinize değer verin kişiler gelip geçicidir, siz hep kendinizle berabersiniz. --Charles Bukowski