Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül Olağan Toplantısı’na Muğla’da çimento fabrikası kurulmasına karşı çıkan Deştinliler ile yaşam savunucuları da katıldı.
Ahmet Aras’tan önce benzer toplantılar için “Çevreciler Meclisi bastı” diyorduk. Çünkü Osman Gürün başkanlığındaki mecliste “çimento fabrikası karşıtları, köylüler” tahammül edilmedikleri gibi, yazılı önergelerinin oylanmasına bile izin verilmiyordu.
Ahmet Aras yönetimi herkesi dinliyor... O yüzden “bastı” değil, “katıldı” diyoruz...
Fakat Başkan Aras’ın “Çevrenin, çevrecilerin yanındayım” demesine karşın Büyükşehir Belediyesi ile Deştinlilerin ve yaşam savunucularının yargıda karşı karşıya olmaya devam etmelerini ise geçen Perşembe gününe kadar anlamakta güçlük çekiyorduk. Meğer Başkan Aras’a imar planlarının iptali ile ilgili istinafta süren davaların safahatı ilgililerce kavratılmamış! Bu meclis toplantısında durumun farkına varan Başkan Aras plan değişikliği talebi ile ilgili “.. Şimdi anladım durumu siyasi bir karar bu. Merak etmeyin gereken kararı alacağım.” dediği öğrenildi...
xx xx xx
NE OLMUŞTU?
Bilindiği gibi Deştinliler ile kendilerini destekleyen ‘yaşam savunucuları’ ve Menteşe Kent Konseyi’nin hukuk mücadelesi sonunda, çimento fabrikasına karşı açılan davada Muğla 2. İdare Mahkemesi, “ÇED olumlu kararını” iptal etti. Mahkeme kararında “Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları Projesine dair dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır” denildi.
Buna bağlı olarak Menteşe Belediyesi, söz konusu fabrikanın kurulabilmesi için vermiş olduğu “Yapı Ruhsatını” iptal etti ve fabrika inşaatını mühürlerken, Deştinliler ve ‘yaşam savunucuları’ ile Menteşe Kent Konseyi, Deştin bölgesini entegre çimento fabrikası amaçlı kullanıma açan 1/1.000, 1/5.000 ve 1/100.000 ölçekli imar planlarının iptalini istediler. O günün Büyükşehir ve Menteşe Belediye Başkanlıklarınca istem geri çevrilince “belediyelerce yapılmış” 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli söz konusu planların iptali için Muğla İdare Mahkemesi’ne başvuruldu, mahkeme başvuruyu geri çevirdi. Deştinliler ve ‘yaşam savunucuları’ ile Menteşe Kent Konseyi tarafından dosya İstinafa taşındı. Süreç devam ediyor...
xx xx xx
Tam da bu sırada yerel seçimler yapıldı, başkanlar değişti, Deştinliler ve ‘yaşam savunucuları’ ile Menteşe Kent Konseyi (Bu arada konsey yönetimi değişti. Yeni yönetim önceki yönetimin kararlılığını sürdürüyor mu bilmiyoruz) çevre konusunda duyarlılığı bilinen yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras nezdinde taleplerini yenilemişlerdi.
Bunun üzerine Başkan Aras beraberinde Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ve Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay olduğu halde geçen Mayıs ayında Deştin’e gitmişti. Burada çimento fabrikasının kurulmasına karşı çıkan ‘Deştin Çevre Platformu’ üyeleri, Belediye Başkanı Aras'tan 1/5000 ölçekli imar planının iptal edilmesi için hukuki destek istemişti. Başkan Aras da çimento fabrikası davasında Deştin halkının destekçisi olduklarını belirterek, “Gerektiğinde eylemsel, gerektiğinde hukuksal her türlü mücadeleyi yapmaya hazırız” demişti...
xx xx xx
TALEP YENİLENDİ
Aradan geçen 5 ayın sonunda geçen Perşembe günü de Deştinliler ve “yaşam savunucuları” Muğla Büyükşehir Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısındaydılar... Talep bir kere daha yenilendi.
Başkan Aras’ın Deştin ziyaretinde ablası yerine koyduğu görme engelli Şennur Sarı, gazete haberlerine göre Başkan Aras’a “Biz bu çimento fabrikası için verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Sonuçlarını bekliyoruz. Memleketimiz üretim memleketidir. Çimento fabrikasını istemiyoruz. Desteğinizi bekliyoruz” ifadesinde bulunmuş...
“Zaten arkadaşlarımız da bu doğrulta çalışıyorlar. Sağ olun sizlerin mücadelesini biz de destekliyoruz. Yani o konuda kimsede hiç bir tereddüt yok.” diye karşılık veren Başkan Aras “1/100.000’likte o bölgeye koyulan sanayi lekesi sonucu verilen ÇED olumlu kararı dava açılıp iptal edildiğini, iptal edilen ÇED olumlu kararından sonra 2007’de onaylanan planların, 2016 yılında ÇED olumlu kararı iptali sonucu 2017 de iptal edildiğini”anımsatarak şu ifadelerde bulunmuş:
“Sonradan yine mahkeme kararıyla iptal edilen planların yeniden yürürlüğe girmesine hükmedilen bu planlar yeniden Büyükşehir Belediyesi’ne geldi ve meclis kararıyla tekrar yürürlüğe girdi. Gelinen noktada ÇED olumlu kararı iptal olunca Menteşe Belediyesi ruhsatları iptal etti. Planların iptali sizler tarafından talep edildi. Ancak planların iptalini engelleyen bir mahkeme kararı (İstinaftaki dava) var. Yani şu anda planların iptali Meclis’in yetkisinde değil. Yani idari yargılamada davanın kabul edilmesi diye bir usul yok Bunu hukukçular, avukat arkadaşlarımız net bu şekilde ifade ettiler.”
xx xx xx
“PLANI YAPAN YEREL YÖNETİM İPTAL DE EDER”
Bu noktada MUÇEP Menteşe Meclisi Gönüllüsü Mustafa Tuncaelli, araya girip “imar planlarını iptal etme yetkisinin Belediye Meclisi’nde olduğunun” altını çizerek, “Belediye meclisleri imar planına onay veriyorsa, gerekçeleri varsa elinde onu da iptal etmek görevidir” demiş. Tuncaelli, “İmar planının beşinci maddesinde, bazı yerlerde de dokuzuncu maddesine göre plan hükümlerinde ÇED raporu olmak zorunda.” diyerek şöyle anlatmış:
“Yani plan hükümleriyle, planlar bir bütündür. Hatta plan hükümlerinde şu anda birinci ÇED yazıyor. Birinci ÇED zaten çoktan iptal edilmiş, ikinci bile yazmıyor. İkinci ÇED de iptal edildiği için plan hükümleri bir kere yerine getirilmemiş oluyor ve bu yüzden planlar hükümsüzdür ve bu planların devamından belediyesi sorumludur, suç işlenmektedir. Belediye’nin mahkeme kararını beklemeden sorumluluğunu yerine getirmesi gerekir.”vukatları ile görüştüklerini belirten Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy da, “Davayı kabul etme işinin nasıl olabileceğine dair kendileriyle konuştuk ve nihayetinde bize ‘Bir tespit daha isteyelim, bu tespit yapıldıktan sonra negatif gelirse çekilmek için bir bahanemiz olur ve bunu yapabiliriz’ dediler.” diyerek şöyle anlatmış:
“Belediyenin kendilerine açılan davayı kabul etmesinde bir usul problemi yok. Her şeyden önce hukuk ve dava konuları karşılıklı anlaşmazlıkların, çatışmaların konusudur ve bu hukuk işlemlerinin, bu davaların tarafların uzlaşmasıyla bittiğine çok da şahit olduk. Adli hukuk içtihadıyla idari hukuk içtihadı birbirinden farklıdır. İdari hukuk içtihadında da çekilememe gibi, davayı kabul edememe gibi bir durum yoktur. Fakat sizin hukukçularınızla da zaten biraz önce de ayak üstü görüştüğümüz üzere bu davayı kabul ettiğinde karşılığında bir tazminat doğabilir. Karşı tarafın dava açması saklı kalır.”
xx xx xx
İLGİNÇ DİYALOG
İşte bu noktada Deştin Çevre Platformu Sözcüsü Haluk Özsoy ile Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras arasında şu diyalog yaşanmış:
Haluk Özsoy: “Şu anda istinafta süren davada karşı karşıyayız ve hukukçularınız bütün maharetlerini konuşturarak bize karşı savunma yapıyor. Davalı taraf olarak haklılığımızı kabul ederek davayı da kabul etmenizi istiyoruz.”
Başkan Aras şaşkınlık içinde Haluk Özsoy’a “Biz şu an belediye olarak size karşı savunma mı yapıyoruz?” diye sorunca Haluk Özsoy: “Evet başkanım.” diye karşılık veriyor.
Bunun üzerine Başkan Aras “Hukuk birimine” dönüyor ve “Biz şu anda onlara karşı savunma mı yapıyoruz?” diye soruyor ve “Evet biz şuanda savunma durumundayız” cevabını alıyor.
Haluk Özsoy da: “Hukuk biriminizin yazmış olduğu 2 savunma dilekçesini okumanızı isterim. Hem de nasıl bir savunma...” diye açıklama gereği de duyarken, Başkan Aras:“Ben şimdi anladım, bu hukuki veya bürokratik değil siyasi bir karardır. Merak etmeyin gerekeni yapacağım.” diyor...
Haluk Özsoy da “Bizim de baştan beri anlatmaya çalıştığımız buydu. Bu siyasi bir karardır ve siyasi iradenin bu kararı vermesini istiyoruz.” diye açıklama yapan Başkan Aras ise “Merak etmeyin gereken kararı alacağım...” diyerek noktayı koyuyor...
xx xx xx
Bu arada konuya ilişkin söz alan Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir, “Ben işin ne o tarafındayım ne de bu tarafındayım. En uzun süreli yerel yönetimde olan belediye başkanıyım, beşinci dönemim ve bu konularda yargılandığımız çok mahkeme kararları var. Hukuk yok deniliyor ama şu anda bu fabrika tamamlanmadıysa, bekliyorsa hukukun ve yargının vermiş olduğu bir karardan dolayıdır. Bu karardan en çok faydalanan, mücadelesini veren platformumuz da ‘hukuk yok’ diyor. Ben onu anlamış değilim.” derken, yaşam savunucularından Ferah Gümüş de“Deştin ile Yatağan arası 11, Deştin Menteşe arası 13, Deştin Kavaklıdere arası da 17 km. Ortada kalan çimento fabrikası üç ilçeyi de olumsuz etkiliyor” diye uyarıda bulununca Başkan Demir de hazır “Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne ‘kararlar iptal edilsin’ diye gelinirse, sonuçta oradaki köylerde bizim köylerimiz. Ben de Kavaklıdere Belediye Başkanı olarak oyumu iptal edilsin yönünde kullanırım” ifadesinde bulunduğuna göre, Ahmet Aras gelecek toplantıda“Plan değişikliğini” meclis gündemine getirebilir. Göreceğiz... Başkan Aras’ın “bu hukuki veya bürokratik değil siyasi bir karardır.” ifadesi de düşündürücü... O “hukuki ve bürokratik” karar ve söylemlerde etkili olanlar hala Osman Gürün tarafından yönetildiklerini sanıyor olabilirler... Neyse, gerçekten çok ilginç bir gelişme yaşanmış...
---------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ; İnsanların da yan etkileri var. Bazıları başını döndürürken, bazıları mideni bulandırabiliyor. --Nicanor Parra