Bugün 10 Kasım 2025...
Kurtuluşumuzun ve kuruluşumuzun önderi, Türk ulusunun en büyük kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan bedenen ayrılışının 87. yılı...
Bugün tatil mi?
Birkaç gündür en çok sorulan soru buydu... Tatil olsa ne olurdu? Cumartesi ve Pazar ile birleştirilip bir yerlere 3 günlüğüne kaçılırdı. Kadehler pişkin pişkin Atatürk’e kaldırıldı! Kaçamak yapamayanlar da belki köye zeytin silkmeye giderdi.. Orta hallilerimiz ise çıntar toplamak için dağa çıkardı...
Ne zaman dini veya milli bayram olsa gazetelerde “Bayram tatili kaç gün?” başlıklı haberler yapılır. Bir de bunun okurların merakı olduğu mutlaka vurgulanır.. Sanki okurlar merak etmese o haberi yapmayacaklar!
O gün hafta sonuna mı hafta içine mi denk geldi? Hafta içindeyse 3 veya 4 gün olan dini bayram tatili kaç güne çıkacak? Bunlar yanıtı merak edilen önemli sorulardır...
O bayram hafta sonuna denk gelirse, bayram tatili yapılamayacağı için bayram yasa dönüşür.
Bugün ise ne dini bayram, ne de milli bayram... Atatürk’ü anma günü ve resmi tatil de değil...
*
Tabii bugünü “resmi bayram” ve tatil ilan edip “Atatürk’ten kurtuluş günü” ilan edebilecek olanlar da hep pusuda konjonktürü, havayı, zamanın ruhunu kolluyor...
Belki de Atatürk, bedeni ile aramızdan ayrılmış olsa da onlar sayesinde 87 yıldır yaşamaya devam ediyor!
Onların kırıp döktükleri, bozdukları, ortadan kaldırdıkları karşısındaki çaresizliğimizle Atatürk’e sarılıyor olabilir miyiz?
Gerçekten de şöyle bir çevrenize bakın Atatürk’ü, devrim ve ilkelerini yaşatmak için bir çaba mı, yoksa Osmanlı’nın yerle bir edildiği emperyalist işgale Anadolu’nun başkaldırdığı günden beri “hilafetin” bayrağına sarılmış Arap sevici İngiliz, Amerikan uşaklarının “Atatürk’ü, devrim ve ilkelerini yok etmek” için gösterdikleri çabaları görürsünüz...
Elbette 102 yıldır başaramadılar, ama...
“Başaramadılar, başaramayacaklar” hamasetinin de bu ülkeyi, bu ulusu gaflete sürüklediğini görme vakitlerinde olduğumuzu görmenin, göstermenin sorumluluğu ve zorunluluğu da orta yerde duruyor.
ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği) kurulduğu zaman da “Atatürk’ün korunmaya ihtiyacı mı varmış?” diye karşı çıkanlar olmuştu... ADD çok tartışılmıştı...
Bence o zaman emperyalizmin işbirlikçileri, yobazlar, karşı devrimciler ADD’yi gözlerinde fazla büyütmüşler, abartmışlar... Allah aşkına onlar açısından ADD’ler korkulacak ne yapıyorlar ki?
ADD Muğla’nın CHP Muğla üyesinin yarısı kadar bile üyesi var mıdır..?!
*
ADD’nin en iyi yaptığı işlerden biri Atatürk’ün Nutku’nu dağıtmak oldu...
Dağıttı da ne oldu?
Nutuk bu ülkede en çok satılan iki kitaptan biridir. Diğeri de Kuranı Kerim’dir. Ancak ikisi de “en çok okunan” kitap değildir. Okunsalardı Atatürkçümüz ‘Atatürkçü’, Müslümanımız ‘Müslüman’ olurdu.
Olsaydı ortalık sözde Atatürkçülerden, Deistlerden geçilmez olmazdı...
ADD bir de “Cumhuriyet Balosu” düzenler ve “kendilerinin konuşup kendilerinin dinlediği” ya da “İman tazeledikleri” demek daha mı doğru olur bilmem konferanslar, paneller gerçekleştirirler... Benim bildiğim bu kadar, Allah aşkına bilmediklerimi söyleyin buraya yazalım...
Nitekim Atatürkçü Düşünce Derneği Muğla Şubesi ve 29 Ekim Kadınları Muğla Şubesi, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile işbirliğinde “102. Yıl Resepsiyonu” gerçekleştirdi.
Bodrum’da Belediye ile işbirliğinde balo yapacak “güçte” bir ADD yok mu bilmiyorum, orada Bayramı’ın ardından CHP Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından ‘gelenekselleşmeye’ başlayan Cumhuriyet Balosu yapıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafındanMarmaris’te Armutalan Kervansaray’da herkese ders verircesine, gövde gösterisi yaparcasına düzenlenen Cumhuriyetin 102. Yıldönümü Balosu, büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi...
*
ADD’nin Marmaris’te gerçekleştirdiği ve CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl’ın katılmadığı ya da davet edilmediği balo, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Sabancı Anadolu Lisesi öğrencilerinin zeybek gösterisi ile başlamış. Alkışlıyorum... Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği Cumhuriyet’in kutlandığı geceye de “zeybek” yakışırdı. Marmaris’i, Marmaris ADD’yi kutluyorum...
Muğla il merkezinde MBB Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde Cumhuriyet Bayramı’ndan bir iki gün önce yapılan resepsiyon ise “Vals dansı” ile başlamış. Neymiş efendim “Atatürk vals severmiş”... Büyük önder Atatürk “Tango” da severdi, ama ölümünden 8 ay önce, Bursa'yı son ziyaretinde onuruna düzenlenen baloda valsi yarıda keserek, zeybek oynamıştır... Çünkü O, Selim Sırrı Tarcan’ın zeybek dansı düzenlemesini izledikten sonra “Bizim de mükemmel raksımız var, diyebiliriz ve bu oyunu salonlarımızda müsamerelerimizde oynayabiliriz. Zeybek dansı her sosyal salonda, kadınla beraber oynanabilir ve oynanılmalıdır.” demiştir.
Ancak Türkan Saylan’da yapılan resepsiyonda gece ‘zeybek’ yerine ‘vals’ ile başlarken, davetli kadınların neredeyse tamamı başlarına ‘Vualet’ takmışlar... Ve Atatürk ‘rakı’ içerdi ama o gecede ‘şarap’ ikram edilmiş... Sanki Fransa’da bir gece yaşanmış! ‘Vualeti’ kaç kişi biliyordu acaba, çok merak ediyorum.
Bu neyin özentisidir, bu nasıl bir şekilciliktir anlamıyorum... Şaşkınım...
Bodrum’da CHP’nin gecesinde ise sanki Muğla’ya nispet edilircesine rakı içilmiş. Yakışan yapılmış... Ama gecenin yapıldığı Heredot Kültür Merkezi’nin girişine konulan masa bence olmamış... Masanın üzerine Ata’nın fotoğrafı ile vazoda kasımpatı çiçekleri, bir şişe Kulüp rakısı, bir kupa rakı ve beyaz leblebi tabağı konmuş ve “Sonsuza kadar rezerve” yazısı yerleştirilmiş.. Pes doğrusu... Şaşkınım...
Adeta bir “rakılı sunak”...
Sunak nerede olur biliyorsunuzdur... İyi ki masaya birde bağdaş kurmuş mini Atatürk yontusu konmamış. Türkan Saylan’da yapılan resepsiyonun girişine de “sunak” benzeri “Atatürk Köşesi” yapılmış. Duvarda büyük bir Atatürk posteri, önündeki masaya ayrıca Atatürk fotoğrafı ile şamdanlarda kırmızı mumlar yakılmış, masanın üzerine ve yanlarına zemine kırmızı gül yaprakları serpilmiş... Gelip geçen önünde fotoğraf çektiriyor. O fotoğraflardan birine bakarken “Bir istavroz eksik” demekten kendimi alamadım...
Hem 10 Kasım Anması mı, Cumhuriyet kutlaması mı yapıyorsunuz?!!
*
Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı gün gece Muğla Valiliği’nin de üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi fuayesinde ‘resepsiyon kabulü’ vardı. Bir video gösterisi yapıldı, muhteşemdi. Videoyu izlerken, “Şimdi bir çam devrilir, Türkan Saylan’da devrilen çamları dengeleriz” diyordum, olmadı... Atatürk ve Cumhuriyet eksiksiz, yanlışsız çok güzel anlatılmıştı. Bir de Cumhuriyet’in 102. Yıl Hatıra köşesi yapılmış, davetliler orada fotoğraf çekiliyorlardı. Uzun zamandır görmediğim bir kalabalık vardı resepsiyonda...
Sadece orada değil, o gece Menteşe’de fener alayı da muhteşemdi... Bir ucu Cumhuriyet Meydanı’nda bir ucu neredeyse Akyol’da... Uzun zamandır böyle bir kalabalık oluşmamıştı... Cumhuriyet Bayramı gecesi bütün ilçelerimizde fener alaylarında görülmemiş kalabalık yaşandı... Neden bilmiyorum...
“Neden?” sorusunun yanıtını bulmalıyız... Sanırım o sorunun yanıtı Milli Eğitim Bakanlığı’nda da yok...
Milli Eğitim Bakanlığı yöneticileri büyük bir zeka ve beceri örneği sergilediler; ara tatiller ve yarı yıl tatilini, ince elenen sık dokunan bir takvim çalışması yaparak 10 Kasım’ı ilk ara tatil içine denk getirdiler. Hiç öyle Atatürk ile bir alıp veremedikleri de yok tabii...!
İlk ara tatili 15 Kasım veya 17 Kasım’da da başlatabilirlerdi, ama bu sene takvim böyle işte...
Neyse bugün her yerde 10 Kasım Atatürk’ü Anma törenleri var...
*
Muğla’da kim ne yapsa Atatürk anması engellenemez... Ama her yer Muğla değil, ve bugün başka illerde neler olur bilmiyorum. Bugün çocuklarımız ara tatile girmiş olsalar da okullarına gidip, saat 09.05 de Atalarının huzurunda toplu saygı duruşunda bulunabilecekler...
Bu arada CHP Menteşe İlçe Başkanlığı’ndan bir çağrı yapıldı. Milli Eğitim’in ara tatil takvimi ile “Atatürk’ü Türk halkının ve çocukların aklından silme, yok etme amacı güttüğüne inanıldığı” vurgulanarak “Eğer okulun öğrencilerinin okulda olmaları, törene katılmaları engelleniyorsa, hatta belki de hiç tören yapılmaması (?) amaçlanıyorsa, neden bu okulların eski öğrencileri, mezunları, yani ben, sen, biz mezun olduğumuz ya da herhangi bir okula gidip törene katılmayalım? Bu engellenemez bir durumdur. 10 Kasım 2025 Pazartesi günü herkes yakınındaki okulda veya meydanda törene katılsa gerektiği gibi törene katılmış oluruz.” denildi.
Bu çerçevede CHP Menteşe İlçe örgütü bugün Kocamustafendi İlk Okulu önünde buluşuyor. İnsan “Neden Atatürk İlk Okulu önü değil? Orası daha anlamlı olmaz mıydı? Yoksa Menteşe Belediyesi’ne yakın olmak istenmiş olabilir mi?!!” diye de düşünüyor... Neyse...
*
Bu aradaMarmaris Belediyesi de “Ata'ya Saygı Gecesi” düzenlemiş. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü herkesi ve özellikle çocukları geceye davet ederken “11-15 Kasım günleri arasında gerçekleşecek Çocuk Oyunları Şenliği”ne dikkat çekerek, “Çocuklarımızın mutluluğu ve gelişimi bizler için her zaman önceliklidir. Tatilde onlar için renkli, eğlenceli ve öğretici bir etkinlik hazırladık. 11-15 Kasım günleri arasında düzenleyeceğimiz Çocuk Oyunları Şenliği'nde bir araya gelecek, birlikte oyunlar oynayacak ve çok güzel anılar biriktireceğiz” demiş, “Atatürk'ü anmak kadar, onu anlamak ve değerlerini yaşatmak da çok önemlidir” ifadesinde bulunmuş.
Katılıyorum. Atatürk’ü rakı leblebi ve dansla yaşatmaktan çok “yaşamak” önemli... Önce O’nu yaşamayı öğrenelim... Unutmadan, Muğla’nın gençleri düğünljerinin sonunda Harmandalı Zeybeği oynamaya devam ettikleri gibi ilk dans olarak çalışılmış da olsa “Muğla Zeybeği” dansı yapmaya başladılar...
Burası Muğla... Ata’sının yolunda...
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ;Dünya, din adamları ve siyasetçilere bırakılırsa insanlık, hiç bir zaman huzur bulamayacak. --Carl Sagan