YOĞUN GÜNDEM
Ne hafta sonuydu be…
Niyetim 26 Mart Cumartesi günü Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın bir yerel yutup kanalına verdiği röportajı ele almaktı, ertelemek durumunda kaldım.
Demokratik solculuğun ve sosyal demokrasinin Bodrum’daki sevilen saygın temsilcilerinden Osman Öneş’i kaybettik. Güneşin sofrasındaki kıymetini bilemediğimiz isimler birer birer eksiliyor. Öyle bir ölüp bin gelindiği filan da yok. “Ruhları şad olsun” deyip arkalarından bakakalıyoruz…
Gündem her zamankinden çok yoğun, bu köşeden yetişemiyorum. Sosyal medya hesabımdan da yazmaya başladım. Ki Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Av. Emre Aykın’ın özel danışman Levent Arkan’a karşı başlattığı ‘hukuk mücadelesini’ ben ele almayı bugüne ertelemişken Levent Arkan, çoktan Emre Aykın’a, Emre Aykın anında Levent Arkan’a cevap yetiştirdi bile...
Ben yetişemiyorum. Arada önemli konularda kaynayıp gidiyor…
*
Hafta sonunda Fethiye’de de çevreciler ayaktaydı. Göcek Koylarında kıyamet kopuyor… Fethiye Belediyesi seyrediyor. Bodrum’da arıtma tesisi için istediği Hazine arazisini alamayınca haklı olarak “Kendimi mi yakayım!” diyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, koruma altındaki Osmanağa Koyu’nda yaşanan tahribat karşısında sorumlularına “Siz, bu ülkenin insanı değil misiniz?” diye sordu.
Başkan Aras’a yanıt veren olmadı, ama Osmanağa Koyu’nun deniz yolunun Sahil Güvenlikle, karayolunun jandarma ile kapatılmasına rağmen aralarında Muğla Milletvekili Gizem Özcan’ın da bulunduğu protestocuların direnişi karşısında koyda iş makinalarının çalışması durdu. Göcek Kültür ve Turizm Derneği yetkilileri, iş makinelerinin faaliyetlerinin pazartesi (bugün) gününe kadar durdurulduğunu ve sürecin hukuki açıdan yeniden değerlendirileceğini açıkladı.
Umarız bölgedeki koruma kararlarına saygılı bir hukuki değerlendirme yapılır…
*
VATAN PARTİSİ’NİN HUKUK MÜCADELESİ
Biz de bugün “Sakaraltı Sakarüstü” dosyası çerçevesinde hafta sonunda arka arkaya gerçekleştirilen 4. ve 5. Dalga Operasyonlar ile Marmaris Belediyesi’ne yapılan “rüşvet baskınını” ve “KYK Yurdunda yaşamına son veren genç AFAD’a mı güvendi?” sorusunun yanıtını da öteleyerek özel danışman Levent Arkan’a açılan davaya bakalım.
Evet Levent Arkan’a ‘suç duyurusu’ yapılmadı. “Vesayet Davası” açıldı!
Gazetelerde “Muğla'da eşi benzeri görülmemiş bir yetki gaspı ve siyasi kriz yargıya taşındı.” diye yazdı. Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Avukat Emre Aykın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın ‘gayri resmi özel danışmanı’ Levent Arkan'ın yerel yönetim üzerinde tahakküm kurduğunu belirterek, vesayet altına alınması (kısıtlanması) talebiyle dava açtı…
Muğla halkının “Belediyeyi başkan mı yönetiyor yoksa özel danışman mı?” dediği Arkan’a yönelik tepkiler bazı kesimlerde sürerken, yetkisiz şekilde görevlendirildiği ortaya çıkan Arkan’a “resmi” olarak verilen Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş. yöneticiliği de Muğlalılar da ve hatta CHP içinde rahatsızlığa yol açarken, Vatan Partisi Muğla İl Başkanlığı’nın Arkan hakkında kısıtlama isteği ile ilgili geçen Cuma günü Arkan’ın ofisinin önünde basın açıklaması yapan İl Başkanı Av. Emre Aykın, “Muğla halkı ile birlikte canımız pahasına Muğla’da demokrasimize ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam ediyoruz.” derken şu ifadelerde bulunmuş:
“Toplumun her kesimi ile, Cumhurbaşkanlığı makamı ile, yerel yönetim kadroları ile, Büyükşehir ve Menteşe Belediyesi siyasi iradesi ile, basın emekçileri ile, Türk aydını ile, Muğla ile, Muğla halkı ile kavga eden, cepheleşen, hor gören, tepeden bakan, tahakküm hakkı gören, kullandığı dil ve üslup ile de temsil iddiası içinde devlet erkanı ve adabını küçük düşüren bu sözde danışmanın; Sayın Aras’ın arkadaşı, özel danışmanı, iş ortağı, Muğla Büyükşehir Reklam A.Ş. Yöneticisi olarak anılması veya görevlendirilmesi kabul edilemez.”
*
İl Başkanı Av. Aykın açıklamasında, Levent Arkan’ın “Resmi görevlendirmesi olmadan” kendi ilanı ile, gündem konusu her alanda Menteşe ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlarının da önüne geçerek kendisini “Muğla’yı yöneten, kurtaran ve ilerleten” ve “dilediğinde de herkesten ve tüm idareden hesap sorabilen” makam olarak ilan eden bir kişi olduğuna dikkat çeken Av. Aykın sözlerini şöyle sürdürmüş:
“Açıkladığımız cepheleşme ve saldırıların içinde olması, yine, herkesin artık malumu olan üslubu ile ulu orta tüm anayasal ve demokratik unsurlara pervasızca saldırabilmesi; tüm bunlara da, bulunduğu konumda ve yetkiden yoksun olduğunu bilerek cesaret gösterebilmesi, cesaretini de Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına kamuoyu huzurunda ‘Ahmet’ diyerek hitap edebilecek gayri resmi bir yakınlıktan alması, bizde ve kamuoyunda Sözde Özel Danışman’ın olay ve olguları ayırt etme gücünden yani temyiz kudretinden yoksunluğuna kani olmamızı sağlamış; Muğla’mızın her yönden güvenliğini tehdit etmesi ve pervasız tasarrufları nedeniyle de hakkında kısıtlama kararı verilmesi ve vesayet altına alınması için yargıya başvuruda bulunmamıza neden olmuştur.”
*
LEVENT ARKAN’IN ADRESİ MAHKEME Mİ?
Vatan Partisi İl Başkanı Av. Emre Aykın “Bu doğrultuda; Vatan Partisi Muğla İl Başkanlığı olarak, Muğla Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne, tüm somut deliller eşliğinde, Levent Arkan hakkında kısıtlama kararı verilmesi ve vesayet altına alınarak vasi atanması için başvuruda bulunduklarını” belirtirken, “Mahkeme, kendisinin Muğla’da bir ikametgahı bulunmadığı gerekçesi ile dosyamızı ikametgâh adresine bağlı İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne göndermiştir.” ifadesini kullanmış. Çok şaşırdım…
Çünkü Sayın Arkan Menteşe’de İsmet Çatak Caddesi’nde üç kişinin fiziki saldırısına uğrayıp darp edildiğini” anlatırken “Olay sabahı evinden geldiğini” ifade etmişti!
Neyse, İl Başkanı Aykın şöyle devam etmiş:
“Muğla Halkı ve İdaresi’ni hedef alan huzursuzluk kaynağının meşru görülmesi, Hukuk Devleti çatısı altında himaye edilmesi söz konusu olamaz. Belediye iştirakinde verilen görevler de bugüne değin ortaya konulan haksız söz ve davranışları meşrulaştıramaz. Kimse, gözlerimizin önünde Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni ve Başkanlık Makamını küçük düşüremez. Kimse Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın nezaket ve sabır sınırına sığınarak böyle hesapsız şekilde demokratik irade üzerinde tahakküm kuramaz. Cumhurbaşkanlığı Makamına hakaret edip meydan okuyan kimse, yerel yönetim gücünden kendine pay biçemez. Buna izin vermeyiz.”
*
KRİTİK İDDİALAR
Muğla siyaseti, eşine ender rastlanacak bir "yetki gaspı" ve "vesayet" tartışmasıyla sarsıldığına dikkat çeken ve MBB Başkanı Ahmet Aras’ın gayri resmi danışmanı Levent Arkan’ın yerel yönetim üzerinde kurduğu iddia edilen tahakkümü yargıya taşıyıp, Arkan’ın “temyiz kudretinden yoksun olduğunu” öne süren Vatan Partisi İl Başkanı Av. Emre Aykın, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi önünde ellerinde “Halk iradesi gasp edilemez”, “Levent Arkan görevden alınsın” yazılı pankartlar taşıyan partilileriyle birlikte gerçekleştirdiği oldukça sert basın açıklamasında, Muğla halkı ile birlikte canları pahasına demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceklerini vurgulamış. Aykın, 2024 yerel seçimlerinde Muğla halkının Başkan Ahmet Aras ve meclisine güvenerek yetki verdiğini hatırlatarak, gelinen süreçte ilin eşi benzeri görülmemiş bir yetki gaspı ve halk iradesini tahakküm altına alan bir meydan okuma ile karşı karşıya kaldığını ifade etmiş. Bu demokrasi ayıbının mimarının ise kendisini Başkan Aras'ın sözde özel danışmanı ve çalışma arkadaşı olarak ilan eden Levent Arkan olduğunu savunmuş.
Hukuki süreçte öne çıkan kritik iddialar ise şunlar olmuş:
“Arkan’ın olayları ve olguları algılama ile sebep-sonuç ilişkilerini idrak etme (temyiz kudreti) yoksunluğu içinde olduğu iddia edilmektedir. Kendisinin kamuoyu önünde idari yapı içindeki yöneticileri azarladığı belirtilmektedir. Belediyenin kurumsal yapısına yönelen eleştirilere karşı saldırgan bir tavır alarak gazetecilere saldırdığı ifade edilmiştir. Kamu düzeni ve hukuk devleti ilkesi gereği, gecikilmeksizin kan tahlilleri dahil sağlık durumuna ilişkin tüm incelemelerin yapılması talep edilmiştir.”
*
AYKIN SANKİ TOPLUMSAL VEKALET ALMIŞ
Basın açıklamasında ve dava dosyasında Levent Arkan’ın gazetecilere, siyasilere ve Türk aydınlarına yönelik üslubu sert bir dille eleştirilmiş. Bu konuda dava dilekçesine giren iddialar ise şöyle sıralanmış:
“Anayasal basın özgürlüğü koruması altındaki gazetecilere ve basın kuruluşlarına hakaretler ederek tehditler savurduğu belirtilmiştir. Gazeteci Özcan Özgür'ün “engelli” durumu ile kamuoyu önünde alay ettiği de dava dosyasına yansımış… Ünlü tarihçi, Türk aydını Prof. Dr. İlber Ortaylı'yı bir siyasi ile ilgili tarafsız eleştirisi nedeniyle “vicdansız” ilan ettiğinin altı çizilmiş. Muğla'ya Kent Belleğini bırakan ünlü Ozan, Y. Mimar ve Yazar Cengiz Bektaş'ı kamuoyu huzurunda küçümsediği vurgulanmış…”
Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Av. Emre Aykın, bu meselenin kişisel bir tartışma olmadığını, Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsallığını zedeleyen bir vesayet sorunu olduğunun altını çizerek “Hiç kimsenin basın mensuplarına veya Muğla idaresine kamuoyu önünde ayar veremeyeceğini” belirten Av. Emre Aykın, Başkan Ahmet Aras'ı kendi makamının ciddiyetine ve halkın iradesine sahip çıkmaya davet etmiş. Yetkinin halktan, gücün ise Cumhuriyet'in kurumsallığından alındığını hatırlatarak, Başkan Aras'ın bu güveni korumakla mesul olduğunu da dile getirmiş.
Doğrusu Vatan Partisi İl Başkanı Av. Emre Aykın partisini temsilen yaptığı açıklamada, adeta “toplumsal bir vekalet almış” gibi davranarak, Muğlalılar adına “Levent Arkan vesayetine” karşı çıkmış ve son verilmesi çağrısında bulunmuş.
Ahmet Aras Başkan bu çağrıya nasıl yanıt verir, Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı “isteme” nasıl karşılık verir bilemiyoruz. Bekleyip göreceğiz…
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ: Dünya, başkalarının acılarına kayıtsız kalanlar yüzünden daha tehlikeli bir yerdir. --Amin Maalouf