Başlık Bodrum Gündem’den Gazeteci Yazar Tandoğan Uysal’a ait.

Ramazan ayında ilginç yazılara imza attı arkadaşımız Tandoğan Uysal

Onlardan biri de AK Parti’nin 27. Dönem Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ile ilgili. O “Yelda Erol Gökcan’ın Koltuğu Parti İçinde Tartışma Yarattı” başlığını taşıyan yazısında Tandoğan Uysal üstat ilginç şeyler anlatıyor. Hele “Muğla AK Parti’de Protokol Savaşı” başlıklı yazısı çok daha dikkat çekici. Tandoğan Uysal orada “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın ziyaretinde yaşandığı söylenen bir diyalog” ile ilgili söz ediyor.

O diyaloğa göre, 27. Dönem Milletvekili Gökcan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yaklaşarak, “Efendim bana bir görev verin” dediği iddia ediliyor. Biz rivayet diyelim.

Sonra ne mi oluyor. Onu bir başka yazıda anlatalım. Bugünlük “Görev alınmaz, ihtiyaç varsa verilir” diyelim ve bugün yarışa bakalım…

*

Tandoğan Uysal’ın “AK Parti Muğla’da Milletvekilliği Yarışı Erken Başladı” başlığını görünce aklıma ilk gelen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu “Cumhurbaşkanı adayı” ilan etmesi oldu.

Ekrem İmamoğlu, yeniden İBB Başkanı seçildikten sonra 24 Mart 2025’te CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edildi. 21 Şubat 2025’e kadar aday adaylığı başvuruları yapıldı. 23 Mart 2025’te parti içinde ön seçim gerçekleştirildi. Bu ön seçim sürecinin ardından 24 Mart 2025’te resmi adaylık ilanı yapıldı.

Süreç kısaca böyle ilerledi… Sonrası malum…

Ancak genel seçime daha 3 sene vardı ve ortada ilan edilmiş bir erken seçimde yoktu!

Tandoğan Uysal’a bakılırsa, AK Parti’de “milletvekili yarışı” başladığına göre, CHP’lilerin meydanlarda zorlamaya çalıştığı erken seçim ile ilgili AK Parti de bir beklenti oluşmaya başlamış gibi de görünüyor. Ne dersiniz sizce de mi öyle?

*

Aslına bakılırsa siyaset giderek “vatana millete hizmet” için değil de gerek parti içinde bir yerlere gelmek gerekse milletvekili veya belediye başkanı gibi sıfatlara ulaşmak için yapılır oldu...

O yüzden herkes siyasette bir yerlere gelmek için yol yürüyor.

Sanırım bu yarış da “görünür halde” en çok AK Parti’de yaşanıyor.

Sanki herkes nöbetçi aday…

Nöbetçi aday” aranırsa elbette CHP’de de AK Parti’de de bolca ve az da olsa MHP’de de bulursunuz, ama AK Parti’de özellikle Yelda Erol Gökcan’ın ve ardından Yakup Otgöz ile Kadem Mete’den sonra herkes “ben de yapabilirim” havasına girdi.

Şu anda AK Parti’de bir şekilde “adı geçen” herkes ya aday ya da aday olması bekleniyor…

*

Yazısında tamamen katılamadığım “İl Başkanı Cengizhan Güngör dahil olmak üzere, teşkilatta yetkili, yetkisiz herkes ve de Milletvekilliğini hayal edenler hakkında sahadaki çalışmalarının yetersiz olduğu yönünde eleştiriler var. Yaptıkları tek şeyin, makam kabullerinin sosyal medyada paylaşmak, kurum müdürlerine talimat vermek olduğu yönünde çok fazla dönüş oluyor.” ifadesinde bulunan Gazeteci Yazar Uysal şöyle devam etmiş:

Milletvekilliği seçimlerinin tam olarak ne zaman yapılacağı kesin olmamakla beraber, iki yıla yakın zaman var. Muğla AK Parti’de milletvekilliği aday adayları şimdiden kendilerini belli etmeye başladı. İsimleri siyasi kulislerde dolaşmaya başladı bile. Yüzde yüz aday adayı olacaklardan bazılarını saymaya başlayabiliriz: İl Başkanı Cengizhan Güngör, mevcut milletvekillerinden Kadem Mete, eski milletvekillerinden Yelda Erol Gökcan, Yavuz Demir ve Nihat Öztürk’ün adı banko aday adayları arasında geçiyor. Eski İl Başkanları Haluk Laçin ve Gültekin Akça’nın da isimleri hemen ardından listeyi takip ediyor.

Olmaz öyle şey diyemiyorum. AK Parti de her şey olur, ama 26. Dönem Milletvekili Nihat Öztürk Ankara’dan “gel aday ol” denilmedikçe olmaz… Ötekileri için bir şey diyemem. Mesela Gültekin Akça için artık “Nöbetçi milletvekili adayı ve nöbetçi il başkanı” deniyor… İl Başkanı Cengizhan Güngör ise pek öyle aday olabileceğini hissettirmedi daha, ama artık Muğla AK Parti’de il başkanlarının milletvekili adayı, hatta Gültekin Akça’yı saymazsak milletvekili olmaları bir gelenek halini aldı…

*

Tandoğan Uysal arkadaşımız bu yazısı ile dalga mı geçiyor onu da anlayabilmiş değilim, ama “Uzun Liste, Kısa Performans” ara başlığı altında “Bunların dışında aday adayı olacak isimlerden bir başka demet de ben ekleyeyim” demiş ve yazısını şöyle sürdürmüş:

Menteşe İlçe Başkanı Mustafa Algan, Marmaris İlçe Başkanı Muzaffer Aravi, Fethiye İlçe Başkanı Kadir Saruhan, Hikmet Selçuk, Keramettin Yılmaz, Turgay Öztürk, Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli, Bodrum’dan Ceylan Koca, Hacı Dalda, Mehmet Tosun, Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, Milas eski ilçe başkanlarından Duygu Pınar Marçalı Doğru, Emin Çelik, Fahri Acar, Rüştü Yiğitkaya, İl Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Sıdra, Emre Güçlü, Ümmühan Toksöz veya eşi Mustafa Toksöz, Armağan Erol, Ahmet Sakıcı, Gökhan Güneş, Kadir Dağlı, eski İl Yönetim Kurulu Üyelerinden Ozan Balcı, Elvan Göçer, Mustafa Çelebi, Bülent Demir, Ercan Torunoğulları, Ejder Üstek, Ayşegül Mungan, Şafak Uysal, Tuğçe Kandemir, Onat Akdu, Uğur Şahin Akalın, Ali Tekin, Halime Kaya’yı da pas geçmeyelim.

Bu isimlerden hangisi AK Parti için sahada? Ben şahsen birkaç kişi dışında sahada fazla isim görmedim.

Tandoğan Efem hem yakıyor hem söndürüyor… Haksızlık etmemek lazım… Bir kere ilçe başkanları Ramazan’da evlerinin yolunu unuttular. Hepsi sahadaydı… Özellikle Ümmühan Toksöz olmak üzere Toksözler de öyle…

Mesela Ercan Torunoğulları daha yeni Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyesi seçilirken, Av. Ayşegül Mungan da daha yeni Muğla’dan Aktivist Yazar Ayçin Kantoğlu ile yeniden yola çıkmaya hazırlanan “Özgürlük ve Smud Filosu”nda (Freedom and Sumud Flotilla) yönetimde yer alırken Yürütme Kurulu'nda görev aldı... Yakında Gazze yolcusu… Elvan Göçer deseniz her yerde, girmediği fotoğraf karesi yok…

*

Tandoğan Uysal anlayana mesaj “Siyaset Araçtır, Amaç Değil” ara başlığı altında da özetle “Siyaset amaç değil araç olmalı. Siyaseti kişisel rant veya güç için beklemek ne mensubu olduğu partiye ne de ülkeye hiçbir şey kazandırmaz. Ancak siyaseti araç olarak kullananlar, eğer çevresine ve vatandaşa hizmet amacıyla yapıyorsa, işte o zaman takdir toplar. Daha önce milletvekilliği yapan Hasan Özyer’den başlayıp, Nihat Öztürk, Yavuz Demir, Yelda Erol Gökcan ve Kadem Mete’nin kalıcı eser bırakmak ve sorunlara köklü çözüm bulmak adına Muğla için yaptıkları bir şey varsa sizler ekleyin.” ifadelerinde bulunmuş.

İlahi Tandoğan Üstadım, koskoca Muğla Eğitim Araştırma Hastanesini, MUÇEV sayesinde patlayan turizmi görmüyor musun? Yakında ‘sağlık turizmine’ başlayacağız!

*

Gazeteci Yazar Tandoğan Uysal bir de “Teşkilat Nerede?” sorusunu sorarken yazısına adaylara tavsiyelerde de bulunan şu ifadelerle nokta koymuş;

Her şeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bekliyorlar. Erdoğan çalışacak, bunlar meyveyi toplayacak. Peki bu doğru mu? Asıl olması gereken; teşkilatın çalışması, halkın gönlünü kazanması ve siyasi karşılığında lider tarafından alınması değil mi?

Milletvekili aday adaylarına ve özellikle İl Başkanı Cengizhan Güngör’e açık bir tavsiyem var: Milletvekili adayı olmak istiyorsan; Halkın içinde olacaksın Halkın sorunlarına çözüm üreteceksin Kendi çıkarını değil, halkı ve partini düşüneceksin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret edenlerin karşısında olacaksın Partinin aleyhine çalışanlara karşı duracaksın Partiye emek verenlerin kıymetini bileceksin. Erdoğan Her Şeyin Farkında

Evet Sayın İl Başkanı ve milletvekili aday adayları… Bunları yapıyorsanız adaylığı düşünün.

Yapmıyorsanız hiç düşünmeyin. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muğla’da olup biten her şeyin farkında. İnanmıyorsanız… Deneyin.

*

Bunlar Tandoğan Uysal arkadaşımızın düşünceleri… Katılıp katılmamak adaylara kalmış. Ben de önemli vurgulamalar yaparak noktalayayım. Gazeteci Yazar Tandoğan Uysal’ın aradığı profile en uygun isim bence Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir’dir, ama listelerde yok. Gözden kaçmış olmalı. Önceki Tarım Orman İl Müdürü Barış Saylak nasıl gözden kaçmış anlayamadım. Galiba AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya da gözden kaçtı. Kendisi Ramazan’da iki milletvekili dururken, AK Gençliğinİftara 5 Kala” programında Muğla’nın caddelerinde araç trafiğinde iftariyelik dağıtıyordu. Son zamanlar da hep buralarda, Erdoğan’ın gözünden kaçacağını sanmıyorum…

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Yüzü güzel olana kırk günde doyarsın da, Gönlü güzel olana kırk yılda doyamazsın… --Aşık Veysel