"Ve beklemek.. İnsana özgü bir beklemek.İçindeki tüm senaryoların girdabından çıkıp tüm inancını ortaya koyacağın birgüçle. Bekleyen insan kendini dinlemeyi de öğrenmiyor mu bir bakıma. Bekleyeninsan sabrın kilitlerini açmıyor mu? Bekleyen insan olgunlaşmıyor mu? Vebekleyen insan o kadar çaresizken, o kadar pamuk iplikleriyle bağlıyken hayatabir o kadar güçlü bir kadar her şeyi değiştirecek güçte olduğunu anlamıyor mu?"
Yolunuz hastaneye düştüğü an, artık sıradanzaman çerçevesinin dışına çıkmışsınız demektir. Burada ister hasta olun isterhasta yakını uzun bir bekleyiş sizi bekler. Bu bekleyiş sizi alıştığınız herşeyden uzaklaştırır. An'a dayalı bütün işler gözünüzdeki değerini ve anlamınıkaybeder hatta sıradanlaştırır. Önceliklerini değişmiştir.
Bir nefeslik sıhhat ne kadar kıymetlidir.
Dünyanın merkezine aldığımız bütün hevesler,hayaller, istekler yerini her şeyden kıymetli can özge cana bırakır. İyi ya dakötü, olumlu ya da olumsuz, hayır ya da şer, doğru ya da yanlış bütün zıtlıklarsağlığın alarm verdiği anlarda birbiriyle tamamlanır.
Bekleyişe geçer beden ve ruh. Bedenin bütünbekleyişi tamamen ruhun yönetimindedir. Ten kafesi cam kafesine teslim olur.Bütün heva ve hevesler toz olur savrulur gider. Bu anlarda bir umut eşiğibelirir, bekleyiş!.
Umut eşiğinde beklemek ne kadar zordur. Sağlıken kıymetli mücevherdir. Sağlığına rehberlik edenlerin ağzından çıkacak birsözcük ne kadar Hayati yet taşır. Gelecek habere göre ak günlerde misiniz,yoksa gri tonlarında bir belirsizliğe mi yolculuktasınız belli olur. Hayat herzerresiyle o kadar tanımlanabilir bir hal alır ki. Neler yaşanır neler obekleyişte.
Ve beklemel o umut eşiğinde. Saatlerce birşifacının ağzından çıkacak kelimelere bağlanıp kalmak. Ya ellerinden uçurtmanınipi kayıp giderse. Ya bütün güzellikler bir kelebeğin kanatlarında sırlandıysa.Aman aynalar kırılmasın.
Lime lime edilmiş ümit kırıntılarının peşisıra gidilebilir mi?
Ve beklemek arayışların bir başka safhasında,belki de en zor olanında. İnsana özgü bir beklemek. İçindeki tüm senaryolarıngirdabından çıkıp tüm inancını ortaya koyacağın bir güçle beklemek.
Bekleyen insan kendini dinlemeyi öğrenmiyor mu bir bakıma. Bekleyen insansabrın kilitlerini açmıyor mu? Bekleyen insan olgunlaşmıyor mu? Ve bekleyeninsan o kadar çaresizken, o kadar pamuk iplikleriyle bağlıyken hayata bir okadar güçlü bir kadar her şeyi değiştirecek güçte olduğunu anlamıyor mu?Anlamaktan kastım idrak etmek.
Ve beklemek dinleyen, sabreden ve idrak edeninsan hakikate engel bütün perdeleri sıyırıp sadece kendine has aydınlığıgörmüyor mu?
Gel de yaşanmış ve de yaşanacak tüm sözlerinhakkını ver şimdi. Şu anki sıkıntıların, sınavların, bekleyişlerin gözün umuduneşiğinde olduğu müddetçe seni haksız çıkarmaz.
Bak beklerken inanmaya durdun değil mi? Türkünehirleri aktı geçti içinden. Deryasına kavuşmayı beklerken hayata dair heryaşanan timsal oldu sana. Hem de bütün gizemiyle. Beklerken gücünü nereden,kimden buldun? Gölgesine sığınacağın yaprakları sevgi ve merhamet gönüllerkucaklamadı mı seni? Bunca yalnızlığında, kimsesizliğinde ne kimsesiz ne deçaresiz olmadığını hatırlatmadılar mı? Ruhen, bedenen sevgi dilinde bütünçıkmazlardan çıkmana güç vermediler mi?
Halbuki insan bir suret, insan bir gölge budünyada. Hakikatin kaynağında bütün huzur, bütün teslimiyet, bütün güzellik.Hakk'a teslim olduğun vakittir sen ne yalnızsın ne kimsesizsin ne de çaresizsin.
Bekleyişin eşiğinden umutla geçerken hakikattene kadar güçlüsün, ne kadar kıymetlisin; öğreniyorsun değil mi? Her yaşanan biröğrenmektir ve aslında bilmektir. Söz sağlık olunca cümle kapıları başka başkaaçılıyor. Perdeler, sırlar kalkıyor. Hakikat gerçek yüzüyle çıkıyor karşına.
Elhamdülillah, demek zamanıdır şimdi. Yolarevan olmak zamanı. Hepimiz bir yolcu olduğumuzu unutmadan yola çıktıysak,yolcu olduğumuzu ne zaman unutmaya kalksak bir hatırlatanımız çıkıyor. O anumut eşikleri bizi bekliyor.