TURİZM DİYE YAZILIR, TALAN DİYE OKUNUR

Doğa kendini mühürleyemez. Kendi yasasını koyamaz, dilekçeler yazamaz, mahkeme kapılarında sürünemez. Ama ona sahip çıkan vicdanlı insanlar vardır. İşte onların mücadelesi, Marmaris’in yeşiline düşen beton gölgelerinin altında yankılanıyor.

Muğla’nın cennet köşelerinden Marmaris’te, Sinpaş Kızılbük turizm tesisi... Adı turizm, özü talan. Milli Park sınırları içinde, hukuka rağmen yükselen inşaatlar, mahkeme kararlarıyla durdurulmuş, ruhsatları iptal edilmiş, mühürlenmişti. Ancak rantın vicdanı yoktur, sınır tanımaz, mühür dinlemez. Belediye ekiplerinin mühürlediği inşaat, doğanın sesini duymayan ellerle büyümeye devam etti. Çünkü doğayı savunanların mühürleri var ama rantın kazması, betonu, dozeri...

HalkTV yazarlarından Gazeteci Yazar Sedat Kaya “Turizm Diye Yazılır, Talan Diye Okunur” başlıklı paylaşımında bu ifadelerde bulunmuş.

Aslında paylaşımın başlığı turizm adına yapılan talanı, turizmimizin dramatik biçimde geleceğini yok edişini o kadar güzel anlatmış ki başka söze gerek yok...

+

Antalya’ya lise öğrencisi iken gitmiştim. Orada bir yaz garsonluk yapmıştım. Muğla kadar olmasa da çok güzeldi. Hala güzel mi bilmediğim gibi, “turizm adına yapılmakta olan talan” orada da yaşanıyor mu, yoksa bu sadece Muğla’nın ‘makus talihi’ mi çok merak ediyorum.

Sedat Kaya 9 Mart Pazar günü yaptığı paylaşımı noktalarken, doğanın mutlaka yapılan talanın intikamını alacağını vurgulayarak “Bugün göz yumulursa, yarın fırtına kopar.” ifadesinde bulunup, şöyle demiş:

Marmaris halkı mühür vurdu. Şimdi sıra devletin, hukukun, vicdanın mühründe. Betonun yeşili yuttuğu bu sistemin karşısında duracak mı, yoksa yeni bir rant hikayesi mi yazılacak?

Göreceğiz...

+

KAÇAK YAPIYLA MÜCADELEDE BAKANLIK KARARLI

Hafta sonunda sanki bir yerlerden düğmeye basıldı.

Yaygın basında sağlı sollu “Sinpaş Bakanlığın kıskacından kurtulamadı: Kaçak yapıya izin yok! Marmaris'teki inşaatın yıkılması istendi!” diyen ve benzeri başlıklar yer aldı.

Bazı gazetelerde de “yerseniz” dedirten “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kaçak yapılaşma ile mücadelede taviz vermiyor.” ifadeleri öne çıktı. Ben de kendimi “Sinpaş’a gösterilen hassasiyet inşallah kaçak yapılarla birlikte ‘turizmin canını okuyan, geleceğini talan eden’ ve kitabına uydurulan turizm yatırımlarına da gösterilse” demekten alamadım.

Ancak Sinpaş konusunda bir hassasiyet olduğu da gerçekten hissediliyor.

Malum Cumhurbaşkanı Erdoğan’da yerel seçimler sırasında Muğla il merkezinden Marmaris’e Prof. Dr. Aydın Ayaydın’la birlikte helikopterle giderken Sinpaş’ın hukuk tanımaz, doğal çevreyi talan eden ve deprem performansının düşük olduğu iddia edilen Kızılbük yatırımını havadan görmüş ve tepki göstermişti.

Bakanlığın Sinpaş konusundaki kararlılığı buradan kaynaklanıyor olabilir...

+

YA MARMARİSLİLERİN, YAŞAM SAVUNUCULARININ TEPKİSİ OLMASAYDI!

Gazeteler hafta sonunda aynen “Marmaris ilçesinde Sinpaş Kızılbük otelinin inşaatı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın baskısıyla yıkılma aşamasına geldi. Bakanlık, kaçak yapılaşmalarla mücadelede kararlı adımlar atmayı sürdürüyor ve Marmaris’teki bu inşaatın yıkılmasını talep etti.” diye yazdı.

Bu noktada Marmaris halkının baskıları ve özellikle yakın zamanda “Kent Politikaları Derneği” adını alan yaşam savunucularının hukuk mücadelesi olmasa, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tepkisi olmasa  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu noktaya gelir miydi?

Bu soruyu ben sormasam Marmarisliler sorar...

Muğla Çevre ve Ekoloji Politikaları Derneği’nin Sinpaş’ın otel inşaatının Milli Park sınırları içinde olmasına dikkat çekerek, Marmaris Belediye Başkanlığı’nın verdiği ruhsatların iptali için Muğla 3. İdare Mahkemesi'ne başvurusu sonucu Mahkemenin inşaat ruhsatlarını iptal ettiği anımsatılan haberlerde şu ifadelere yer verildi:

Ancak, mühürleme işlemi sonrasında da inşaat faaliyeti durmadı ve bu durum Muğla Valiliği tarafından 4 Şubat'ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne bildirildi. İl Müdürlüğü incelemelerinin ardından, 27 Şubat’ta Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Marmaris Belediyesi’ne uyarı yazısı gönderildi. Bakanlık, kaçak inşa faaliyetinin sonlandırılmasını ve hukuka aykırı olan bu yapının yıkılmasını talep etti. Yıkım işlemi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu doğrultusunda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na devredilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kaçak yapılaşma ile mücadelede taviz vermiyor. Sinpaş Kızılbük oteli, Bakanlığın bu kararlı mücadelesi sonucu kıskacına girdi ve yıkım talimatı alarak inşaat süreci sona erdirilmeye çalışılıyor.

+

BAŞKANLAR YIKMAYA HAZIR

Bu noktada Pazar günü önce Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sonra Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile görüştüm. Başkanların ifadelerine göre, basında yer alan haberlerde belirtilen Bakanlık kararı henüz her iki belediyeye de tebliğ edilmemişti.

Belki de tebliğ dün yapılmıştır.

Başkan Aras, görüşmemizde “O otelin yıkımını Marmaris Belediyesi yapar. Marmaris Belediyesi varken, bizden böyle bir şey istenmesi veya istenecek olması garip. Tabii o oteli yıkmak oldukça masraflıdır ve ciddi bir makine parkına sahip olmayı da gerektirir. Marmaris Belediyesi kamu yararına bunu yapar. Yetersiz kalır yıkamazsa, bizden yıkım istenebilir. İstenirse kimse merak etmesin yıkarız. Ayrıca belirtmek de yarar var, o kaçak hukuksuz yapının sorumlusu ben değilim. Acar Ünlü Başkan da değil. Biz hukukun gereğinin bir an önce yapılmasını isteriz.” ifadesinde bulundu.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de “Bize henüz bir tebliğ yok. Ayrıca mahkemenin yıkım kararına karşı proje sahiplerinin ‘yürütmenin durdurulması’ talebiyle açtıkları dava var. Bu dava sürüyor. Bu dava mahkeme kararının onaylanması ile sonuçlanırsa belediye olarak elbette gereğini yaparız.” dedi...

+

İSTERSE BAKANLIK KENDİSİ DE YIKAR

Aklıma geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019 da Bodrum’da yapılaşmayı denizden bir teknede gözlemlemiş ve ilgililere kaçak yapılar ile aykırı yapıların yıkılması talimatı vermişti. Bunun sonunda Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 20 Ağustos’ta Bodrum kıyılarını dolaşmış ve imara aykırı yapıların yıkımı ile ilgili 1 aylık bir süre tanımıştı.

Bakan Kurum, o zaman yaptığı incelemede, bin 611 konut ve 4 otel inşaatının imara aykırı bölümlerinin yıkılması için proje sahiplerine tebligat yapılmasını istemiş ve sürenin dolmasının ardından da yıkımlara geçilmiş, bazı binaları Bodrum Belediyesi bazı binaları da Bakanlık yıkmıştı.

Şunu söylemeye çalışıyorum. Gazeteler “Bakanlık kararlı” dediğine göre, isterse yıkımı ihale eder ve kendisi gerçekleştirir. Sonra da isterse yaptığı harcamayı yerel yönetime rücu ettirir...

Neyse girilen yol rahatlatıcı oldu... Darısı bütün kaçakların başına...

+

Yazılarıma bir süre ara veriyorum... Kısa zamanda selamlaşmak üzere...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Böylesine güzel bir gökyüzünün altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu? --Dostoyevski