MenteşeBelediye Başkanı Bahattin Gümüş , 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle il merkezindeki gazeteciler için yemek düzenledi. Sofrada biryanına Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Süleyman Akbulut 'u, bir yanına Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan 'ı alan BaşkanGümüş yaptığı konuşmada şu ifadelerde bulunmuş:

" 10Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle Menteşemizde görev yapan basınmensuplarımızla bir araya geldik. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adınamesai saati gözetmeden mesleğini yapmaya çalışan ilçemizdeki basınmensuplarının bu özel günlerini kutladık. Cumhuriyetimizin 100. Yılındagazetecilerin özlük haklarının daha iyi olduğu, mesleklerini daha özgür icraedeceği bir dönemin miladı olmasını diliyorum. "

Benibir gülmek aldı...

Böylebir yemekte akreditasyon uygulayacaksın, sonra Cumhuriyetimizin 100. Yılınıngazetecilerin mesleklerini daha özgür icra edeceği bir dönemin miladı olmasınıdileyeceksin...

Benve bazı arkadaşlarım önceki günkü yemekte yoktuk. Çağrılsam da gitmeyebilirdim,ama çağrılmadım. Çünkü muhalifim...! Bay Bahattin "gazeteci" muhaliftir...

xxxx xx

" ÇalışanGazeteciler Günü "nden bir gün önce sosyal medyada hemen herkes Türk şiirinde modernist bir hareket olan İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden Cemal Süreya 'yı andı, şiirlerinden dizeler paylaşarak...

Bendedillere pelesenk olmuş dizelerden birini; " Hayat kısa kuşlar uçuyor "dizesini paylaştım.

O 'nunkisiyokluklarla, acılarla, sürgünlerle geçen bir hayat! Tırnaklarla kazıla kazılaelde edilen, kıskandırırcasına başarılı ve Şiir dolu bir yaşam...

Benimdeşiir yazmışlığım vardır. Şairim demeye cesaret edemem, utanırım... Ki uzunzaman " Yazarım " demeye de dilim varmamıştır. Üstelik yazdığım biryazımdan ötürü 12 Eylül Cuntası'nın Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi 'ndeyargılanıp hapse girdiğim halde...

Rahmetli İlhan Selçuk , Saburhane ve Akyaka 'sıyla Muğla sevdalısıydı. Muğla 'ya gelişlerinden birinde Mimarlar Lokali 'nin(Şimdi kreş olmuş sanırım) bahçesinde, Muğla 'nın tek fındık ağacınınyanında anasonlu dostlar sofrasında sohbete dalmadan " Hadi tanışalım "dedi. Herkes sırayla kendisini tanıtmaya başladı. Sanki çok ünlüymüşüm gibi " ÖzcanÖzgür " dedim... İtiraz etti. " Gazeteci Özcan Özgür " dedim, yineitiraz etti. Ben de gözlerimde soru işareti kendisine bakınca " Sengazeteci yazar Özcan Özgür'sün " dedi ve ben de " İlhan abi benimromanım yok, öyküm yok. Ne yazarlığı... " demeye kalktım, O iseunutmak istemediğim sıcacık gülümsemesiyle " Her gün köşe yazmak kolay mı?Köşe yazarısın sen... " ifadesinde bulundu. O günden sonra kendimigerektiğinde " Gazeteci yazar " diye anmaya başladım. CumhuriyetGazetesi Muğla temsilciliğini bıraktıktan sonra " gazeteci " sıfatımıbıraktım, " Hamle Yazarıyım " demeye başladım... Şimdi " Kent Yazarı "olduğumu söylüyorum...

xxxx xx

CemalSüreya 'dannerelere gittim...

9Ocak günü Kürt kökenli Tük Şairi Cemal Süreya günüydü... Vikipedi " Doğum tarihi: 1931, Erzincan / Ölüm tarihi ve yeri: 9 Ocak 1990,İstanbul " diye yazmış olsa da " O gün öldü " de diyemiyorum. Nasılderim, hala yaşıyor... Biz de irtihal edeceğiz, ama o yaşamaya devam edecek...

Neden" Hayat kısa kuşlar uçuyor " dizesini paylaştım?

Ömrümüzünen güzel yıllarında, son demlerindeyiz... O dize bu zamanlarıma yakışıyor.

CemalSüreya yaşamadair başka şiirleri, hatta " 555K " adını taşıyan gibi politikşiirleri de olmakla birlikte bir aşk şairidir ... Nitekim " Hayatkısa kuşlar uçuyor " adını taşıyan şiiri de bir aşk şiiridir, ama adı " Nedense? "demiyorum, şiirinin önüne geçmiştir.

Bencebu " Hayat kısa kuşlar uçuyor " şiir adı dizesinde yer alan " kuşlar "sözcüğü zamanı simgeliyor. Şair, hayatın ne kadar hızla geçip gittiğini ve sonaerdiğini kuş imgesiyle anlatmış gibi geliyor bana...

Şiirininhiç bir yerinde geçmeyen " Hayat kısa kuşlar uçuyor " dizesiaslında " Üstü Kalsın " şiirine ad olarak daha çok yakışıyor. Oşiir de şöyledir:

" Ölüyorumtanrım, / Bu da oldu işte... / Her ölüm erken ölümdür, / Biliyorum tanrım... /Ama ayrıca, aldığın şu hayat, / Fena değildir... / Üstü kalsın... "

İşteo gün aramızdan ayrıldı, yani 9 Ocak 1990 'da...

xxxx xx

Aslındabu " Hayat kısa kuşlar uçuyor " dizesine felsefi olarak dabakabiliriz.

MevlütUyanık imzalı bir yazıda okumuştum, " Cemal Süreya'nın 'Hayat kısa, kuşlaruçuyor.' dizeleri çalışma masamda duruyor. 'Uçmak için kuş olmak gerekmiyor,Küçük sevinçler olsun yeter.'.. " diye başlayan yazı şöyle devamediyordu:

" İnsanbir sorunla karşılaştığı zamanda dinde tefakkuh etmiş kişilerin görüşlerinebakabilir, ama nihai kararı kalbine danışarak vermesi uygun olandır, çünküiçinde bulunduğu şartları, yaşadığı sorunu en iyi bilen odur. "

Buda bir bakış...

Buradayazar Hz. Muhammet (sav) efendimizden bir hikaye paylaşıyor, şöyle:

" ...yol başçımız Hz. Muhammed (sav) yoldaşına, sahâbîsine 'İyiliğin ne olduğunusormaya mı geldin?' der. Evet diye cevap alınca, 'Kalbine danış, nefsine sor.İyilik, nefsin uygun gördüğü ve yapılmasını kalbin onayladığı ve yaptığın zamanhuzur bulduğundur. Kötü (günah/yanlış) ise nefsi huzursuz eden ve göğüste(kalpte) tereddüde sebep olandır; insanlar sana fetva verseler de sen kalbininvereceği fetvaya uy!' demiştir. "

" Hayatkısa kuşlar uçuyor "

Nealaka, değil mi?

Belkide o kısa hayata sığdırdıklarımızda aklın yanında mutlaka kalbimize danışmamızve hatta kalbimizle karar vermemiz gereğinin altı çiziliyor... O kalpvicdanımızdan başka bir şey de değildir...

Gazetecilerde sözleri, eylemleri, durumları, hizmetleri, yönetenleri, politikacıları (sizçoğaltın) değerlendirirken "aidiyet duyguları", "dünya görüşleri" yanında sevgibağları veya nefretleriyle değil vicdanlarıyla, kalplerine sorarak hareketetmelidirler...

xxxx xx

Neyibilebiliriz, neyi yapabiliriz ve neyi umut edebiliriz bağlamında felsefesorularında iyi-doğru bilmek ve yapmanın kişiyi mutlu edeceği vurgusuönemlidir. Bu noktada İslam Ahlak Felsefesinde üç temel soru/n şöyleözetleniyor: Özgür irade, Doğru eylem, En yüce iyi...

Tamolarak böyle olmasa da meseleyi bu merkezli ele alıp şu önerme iletemellendirebiliriz:

Özgüriradeye sahip olan kişi, seçeneklerini rasyonel bir şekilde değerlendirir,(salih amel) dedikleri doğru bilgiye uygun davranır ve sorumluluğunu alır,bunun sonucunda iyi hisseder ve mutlu olur.

Öncekigece Bay Bahattin 'in basın yemeğinde olmadığım için mutluyum. Çünküçağrılsaydım, davete icabet gerekir ve orada mutsuz olabilirdim...

Mutluolabilmek için özgür iradeye sahip olmak gerekir ki bu, sorumluluk sahibi olmakdemektir. Şükürler olsun ki sorumluluklarımın ve kalbimin farkındayım.

xxxx xx

ÖzkanMert ...Ben O 'na " Bodrumlu hemşerimiz " diyorum. Günümüz edebiyat aleminde" Dünya Şairi " olarak anılıyor. Yazları Bodrum 'da, kışları Stockholm 'dayaşıyor. 9 Ocak 'ta O da bu paylaşımı yaptı:

" Birgün Cemal Süreya ile Çağaloğlu'nda bir meyhanede içerken:

-Kusura bakma Cemal, 60 kuşağı manifestomuzda sana en çoksaldıran ben oldum, dedim.

- Tabii saldıracaksın, sen devrimci şairsin, demiştigülerek.

Cemal'in bu bilge ve zeki yanıtının gerçek anlamını yıllarsonra anladım. Bu büyük şair kendisine ve kuşağına karşı yaptığım serteleştiriyi, hiç alınmadan Modern Türk Şiiri için büyük bir kazanç olarak görmüştü.

Sen çok yaşa Cemal! "

Keşkeben de " Sen çok yaşa bay Bahattin " diyebilseydim...

xxxx xx

10Ocak Gazeteciler Günü 'nde bana " GAZETECİLİK BİR 'MESLEKTİR' VE SAYGINLIĞIVARDIR... HERKESİN TAŞIYABİLECEĞİ BİR SIFAT DEĞİLDİR... " başlıklı paylaşımıyaptıran bir " manifesto " yayınlandı. Metni buraya alamıyorum, ogün Hamle 'de Kadir Tamer arkadaşımız yayımladı.

Meğer Muğla 'da bizim Kadir Tamer 'in de içinde olduğu, Menteşe 'degörev yapan ve çoğunluğu gençlerden oluşan meslektaşlarımız, iki gazetecilercemiyetimiz varken ' mesleki örgütlenme ' için " Muğla BasınEmekçileri Platformu " adında bir platform kurmuşlar. Geçmişte biz de " ÇalışanGazeteciler Platformu " kurmuştuk. Aynı yoldan geçmek zorunda mısınız?

Aralarındakurumlarda " Basın Halkla İlişkiler " görevlisi arkadaşlarımız da varmış.Onların " Çalışan Gazeteciler "le ilgisini anlayamadım, ama platform kurmagereksimi duyan meslektaşlarımızın haklı " isyanları " olmalı...Tepkilerine katılıyorum ve bu anlamda iki cemiyet başkanının kendilerinidinlemelerini yararlı buluyorum...

Öncekiakşam Bay Bahattin 'in yanında iki cemiyet başkanına yer verilirken, buyeni platformumuzun başkan veya sözcüsüne (kim olduğu da bilinmiyor) yerverilmemiş olması da bana manidar geldi... Gençler sorunlar böyle çözülmez,birleşin, birbirinizden önce mesleğinize sahip çıkın... Mesleğe sahip çıkanlarbirbirlerine de sahip çıkarlar...

- -------------------------------

GÜNÜNSÖZÜ: Beni komple alçıya alın, öyle kırgınım.

ÇİVİ

SemihYalçın, Ahmet Şık'a tipsiz demiş. Arkadaşım "Ama Ahmet Şık TİP'li." dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))