Ortalıktan bir hafta kadar kaybolduk, neler olmamış...

Dünkü yazıma bu satırla başladım. Bizim Hoca da Fethiye’de bir “iftar yemeği” düzenlemiş, olay olmuş.

Evet Prof. Dr. Aydın Ayaydın’dan söz ediyorum. AK Parti’de her türlü düzeni bozulanlar, çarklarına çomak sokulanlar AK Parti Muğla İl, İlçe Kongrelerinden beri ayaktalar. Onları anlamak mümkün de bizim CHP’lilere ne oluyor anlamakta güçlük çekiyorum.

Hani neredeyse iftar organize etmesi beklenirken etmeyenleri sorgulayacaklarına “Sen kim oluyor da iftar yemeği düzenliyorsun?” dercesine Ayaydın Hoca’yı sorgulayacaklar...

Gerçekten de “ağabeylik” dışında hiçbir siyasi sıfatı olmayan Prof. Dr. Aydın Ayaydın eski köye yeni adet de değil, adetler getiriyor. Ki buna Fatih Çekirge de “Hoca’dan siyasette hizmet dersi” demiş...

Bir de o dersi alması gerekenler alabilse...

Tabii Ayaydın Hoca’nın kimseye eyvallahı olmadığı gibi takıntısı da yok, söylentilerle meşgul olmuyor. Ayaydın Hoca duyumlarıma göre Fethiye ile yetinmeyip, başka yerlerde de iftar düzenlemesi yapacakmış. Duyunca “Eyvah” dedim, yandı... Durupdururken şimşekleri üzerine çekiyor...

+

Ben görmedim. Fethiye'de yaklaşık bin kişinin katıldığı iftar programına başta Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık olmak üzere devlet erkanı tam kadro yer alırken, basından da Fethiye Alternatif Bakış Yazarı Orhan Okutan ve OdaTV Muğla Temsilcisi Murat Sökdü ile Hürriyet Gazetesi yazarlarından Fatih Çekirge gibi isimlerin yer alması dikkatleri çekmiş.

İftar yemeğinde bir konuşma yapan  Aydın Ayaydın, “Bizler hep beraber dostça, kardeşçe huzur içerisinde olmak için iftar düzenledik. Birbirimizi kırmış olabiliriz. Birbirimize darılmış olabiliriz ama barışmayı da dostça birbirimize sarılmayı da unutmamamız gerekiyor. Kimseyi ötekileştirmeden kenetlenmeliyiz” demiş.

Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ise davetlilerle buluşmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, “Katılan herkese teşekkür ediyorum. Ramazan ayı birlik ve beraberliğimizi daim kılsın” ifadesinde bulunmuş.

Ayaydın Hoca iftara 750 kişi davet ederken, davetsiz gelenlerle sofraya oturan sayısı bini aşmış. Fethiye’den görüştüklerim de “Bu bir ilk” diyorlardı. Devlet erkanı ve siyasiler ile şehrin iş insanlarını buluşturan iftar yemeğinde Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Fethiye Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Muğla Adli Yargı Komisyonu Başkanı Ercan Arslan, İl Jandarma Komutanı Emrullah Büyük, Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli, AK Parti Muğla İl Başkanı Haluk Laçin, MHP Muğla İl Başkan Yardımcısı Emre Tekcan,  AK Parti Fethiye İlçe Başkanı Kadir Sarıhan ve Fethiyespor Başkanı Esat Bakırcı'da yer almış... 

+

Birilerini mutlu ederken birilerini gerçekten rahatsız ve huzursuz eden Fethiye İftar Yemeğine Fatih Çekirge’nin izlenimlerinden bakabiliriz. Fatih Çekirge “Aydın Hoca’dan siyasette hizmet dersi” başlığını taşıyan 12 Mart Cuma günlü yazısında “Bunca yıllık gazetecilik hayatımda; Benim bildiğim, seçimleri kaybeden belediye başkan adayı ortadan kaybolur. Pek sesi çıkmaz. Ancak bir dahaki seçimler yaklaşınca partisi aday göstersin diye yeniden ortaya çıkar. Yani 4 yıl yok olur. Tabii biraz da kabahat kimdeyse birlikte dedikodu yapılır. Verilen sözler bile hatırlanmaz. Genellikle milletvekilliği için de geçerlidir bu.” demiş.

Doğrusu bunca yıllık gazeteciyim, benim bildiğimde budur... Allah aşkına AK Parti’de Ali Boğa’yı, Prof. Dr. Yüksel Özden’i, Nihat Öztürk’ü, Mehmet Yavuz Demir’i gören var mı... Büyük Kongre’den buyana artık Hasan Özyer ve Yelda Erol Gökcan da eskisi gibi görünmüyorlar.

Milletvekili, belediye başkanı aday aday ve adaylarını hiç sormayın.

Gerçi TİP Milletvekili adayı Mehmet Aslantuğ da bir daha görünmedi, ama 27. Dönem Muğla Milletvekilleri Mürsel Alban, Av. Burak Erbay ve Süleyman Girgin’i tenzih ederim, Sosyalist Partilerin dışındaki partilerde de durum çok farklı değil... 

+

Fatih Çekirge, “Ben ilk kez AK Parti Muğla Belediye Başkan adayı olan Prof. Dr. Aydın Ayaydın’da böyle bir ‘söze bağlılık azmi’ gördüm. Çekilmedi. Küsmedi. Dedikodulara prim vermedi. Daha seçimler bittiğinde yeni başlamış gibi ilçeleri, köyleri, beldeleri gezmişti.” diye devam etmiş.

Ahh Fatih Çekirge ahhh, bir bilseniz bu Hoca bu ‘azmi’ ile nasıl da rahatsız edici, tepki çekici oluyor. Sonunda CHP’nin Fethiye İlçe Başkanı ile Muğla İl Başkanının da tepkilerini almayı başardı!

Nitekim CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı bir basın açıklaması yaparak Ayaydın Hoca’ya yüklendi. Şu ifadelerde bulundu:

AKP’nin yerel seçimleri kaybetmiş Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı, ‘hiçbir resmi sıfatı olmadığı halde’ kendisini kurumlar üstü bir noktaya yerleştirmeye çalışmaktadır. Partisinin seçilmiş milletvekillerini, seçilmiş il ve ilçe yöneticilerini yok sayarak, adeta siyasi şantaj diliyle ‘Bana bir adım atarsanız, devletin imkânlarını seferber ederim’ anlayışıyla CHP’li belediyelere baskı kurmaya çalışmaktadır. Devletin tarafsız ve bağımsız işleyişine zarar veren bu anlayış, demokrasinin temel ilkelerini de hiçe saymaktır.

Akıl alır gibi değil, ama Muğla’da bu da oldu... AK Parti içinde kongrelerde Ayaydın Hoca’nın karşısında kaybedenlerle, bir bakıma “Hoca’ya muhalif AK Partililer” ile  yan yana gelmiş duruma düştü.

Muğla’da ben bunca yıllık gazeteciyim, böylesini de görmüş değilim... Ki Ayaydın Hoca’nın Muğla’da baskı kurmaya çalıştığı bir belediye de yok. Ancak kendisinden ricası olanlara “Muğla” için yardımcı olmaya çalıştığı belediye başkanlarını tanıyoruz. Neyse bu konuya yarın bakarız...

+

Fatih Çekirge yazısında Aydın Hoca’yla çok eski bir dostluğu olduğunu, Hoca’nın kendisini arayıp, “Fatih sen de buralardasın. Bir dizi iftar verip vatandaşla dertleşeceğiz, seni de görmek isterim.” dediğini belirtirken, “Ve önceki gün (Çarşamba) Fethiye Körfezi’nin en güzel noktasındaki Big Chefs restoranında iftardayız. Mekânın sahibi AK Parti İl Yönetim Kurulu üyesi Ercan Torunoğulları o kadar titiz bir hazırlık yapmış ki...” diyerek şöyle devam etmiş:

Bir süre sonra salon tıklım tıklım doluyor. Gençler yandaki masalarda. Dışarıda bekleyenler. 700’ü aşkın bir davetli. Ve başta Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık olmak üzere bütün Muğla protokolü orada. İftar açılıyor, dualar ediliyor. İftara 36 muhtar gelmiş. 50 STK, iş insanları. Bir süre sonra Aydın Hoca muhtarların yanına gidiyor. Doğrusu merak ediyorum. Muhtarlar acaba ne istiyorlar? Ne konuşuyorlar?

Halı saha isteyen var. Engellilere destek. Su meselesi. Ve daha onlarca talep. Bir şey dikkatimi çekti. Aydın Hoca not alıp bırakmıyor. O anda ilgili bakanlığı arıyor. Talebi iletip sözünü alıyor. Yani öyle not al, sonraya bırak yok. Mesela halı saha için o dakika Gençlik Spor Bakanı Osman Bak’tan söz alınıyor.

Esnaf odası; ‘Fethiye içindeki bu sanayi mahallesi şehri çok bozuyor. Bir yer bulunup taşınsa’ diyor. Aydın Hoca o dakika Sanayi Bakanlığı’nı arıyor. Söz alınıyor. ‘Ben sözü aldım. Takibi sizde’ diyor.” 

+

Fatih Çekirge iftarda Vali Dr. Akbıyık ile de sohbet imkanı bulmuş. Önemli bir diyalogu şöyle aktarmış:

“Vali Akbıyık’la bir ara sohbet ediyoruz. Tabii bütün denizciler adına soruyorum:

‘Sayın Valim, bu yıl Göcek’te mapa şamandıra sistemi olacaktı. Durum nedir?’

Cevap:

‘Evet ciddi olarak çalışılıyor. Çalışmalar başlıyor. Demir atmanın önüne geçilecek. Deniz çayırları kurtulacak. Dünyada da böyle zaten.’

Soruyorum:

-Peki burada günübirlik gezi tekneleriyle geçinen çok ciddi bir nüfus var. Onların durumu...

Anında cevap:

-Evet bu da tespit edildi. O vatandaşlarımız için de özel bir hazırlık yapılıyor. Yakında detayları paylaşılır.

Bu noktada bir bilgiyi de paylaşayım. Yakında kaçak yapılarla ilgili de önemli bilgiler aktaracağım.”

+

Fatih Çekirge, Fethiye iftarında nabız da tutmuş. Okurlarıyla “Fethiye merkez ve Seydikemer başta olmak üzere çevre ilçelerden, beldelerden, köylerden gelen yüzlerce vatandaşa bakıyorum. Konuşuyorum.” diyerek şöyle paylaşmış:

Bekçiler köyünden gelmiş bir ailenin reisi bakın ne diyor:

- ‘Muğla AK Parti’den geçen gün geldiler. Bir engelli kızımız vardı. Birlikte iftar açtık. Sohbet ettik. İnsan kendisini sahiplenmiş hissediyor. Öyle mutlu olduk ki...’

Elbette her siyasi parti kendi programlarında bu tür faaliyetler yapıyordur. Halkla temas ediyordur. Ben birisini diğerine göre ölçmüyorum. Çünkü önemli olan sahiciliktir. İçtenliktir. Seçimden seçime değil, sürekli halkla birlikte olmaktır. Bizim insanımız gündelik siyasetin ayak oyunlarından çok uzakta yaşıyor. O yüzden hiç yanılmıyor. Mesajını en açık şekilde veriyor. O tertemiz kalbiyle doğruyu hissediyor. Kim sahici kim değil muazzam bir ‘kalp gözü’ var. Yavuz Donat’ın bizim meslekte yaptığı en muazzam şey; Yerel siyaseti, insan manzaralarını ve milletin o ‘kalp gözü’nü Türkiye ile paylaşmasıdır.

Bu iftardaki sohbetlerde Yavuz Abi’yi (Donat) bir kez daha anlıyorum. O kadar etkileyici insan hikâyeleri var ki... Dünyanın en sahici hikâyeleri. Türkiye ve dünya gündemlerinden fırsat buldukça bu sahici hikâyeleri ve milletteki bu ‘kalp gözü’nü paylaşacağım.

Peki, Aydın Hoca eleştirilere ve tepkilere ne diyor? Yarın bakalım...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bilginin en büyük düşmanı bilgisizlik değildir, bildiğini zannetmektir. --Stephen Hawking