Başlığı çok düşündüm. “Protokol krizi” yerine “Protokol tartışması” desem daha mı iyi olurdu bilemedim.

Aslında ortada bir kriz yok. Tartışma yaşanıyor. Tabii kriz de çıkabilirdi!

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde “Portakal Çiçeğim” dediği Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın Atatürk Stadyumu Şeref Tribününde önde değil de ikinci sırada oturmasına içerlemiş olmalı ki, bizim Ali Turbalıoğlu bir paylaşım yaparak olayı ayıplarken, CHP İl Başkanı Zekican Balcı ile Büyükşehir Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Başkanı Gonca Köksal’a ayar vermeye çalışmış.

Tabii Turbalıoğlu böyle bir şey yapmak istememiş de olabilir. Ancak böyle anlaşılıyor.

Ayrıca Ali Turbalıoğlu’nun bu protokol tepkisinde de bir kabahati yok...

xx xx xx

Ali Turbalıoğlu 19 Mayıs kutlamaları sırasında, saat 16.00 sularında şu paylaşımı yaptı:

Bir gün Mehmet Güven Menteşe Belediye Başkanı adına vekaleten bir etkinliğine gidiyor, herkes bilir bunları bir gram sevmem, protokolde yer vermiyorlar. Üstelik sandalye masa Menteşe Belediyesinin... Ogün de savundum, bugünde savunacağım. Bugün 19 Mayıs ATATÜRK’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerinde protokole baktım, Menteşe Belediye Başkanımıza yer verilmemiş. Ayıp değil mi? Menteşe Belediyesi AKP de olsaydı Belediye Başkanına bu saygısızlığı yapabilir miydiniz?

İl Başkanım Sayın #ZEKİCANBALCI, Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın #AHMETARAS, Menteşe Belediye Başkanım Sayın #GONCAKÖKSAL buna izin vermemeliydiniz. Gerekirse gider halkın içinde otururdum oradan izlerdim. Ağzımızı açtık mı Halkın İradesi diyoruz. O zaman herkes saygı gösterecek.

İyi ki CHP İl Başkanı Zekican Balcı (yapmayacağından eminim) gaza gelip Muğla Valisini veya Valilik Protokol Müdürünü kınamadı. İşte o zaman bir protokol krizi yaşanırdı...

xx xx xx

Turbalıoğlu’nun bu paylaşımına yapılan yorumlarda paylaşım kadar dikkat çekici oldu.

Murat Pehlivan “Zaten bu protokol hastalığı yüzünden iktidara gelemiyoruz. Keşke tüm belediye başkanları dediğiniz gibi halkın arasında oturacak nitelikte olabilseler.” derken, bizim Vatandaş Ahmet; Ahmet Tan Karaosmanoğlu da şöyle yazmış:

Ali kardeşim, biliyorsun ben doğruya doğru eğriye eğri derim. Sen bu serzenişinde sonuna kadar haklısın.Bir Belediye başkanı (Merkez ilçe belediye başkanı) Buna ben de ilave olarak bir şeyler ekleyeyim. Yelda hanım hangi vasıfla protokol 1. sırada oturtulmuş???? Yelda hanım bir siyasidir. Sadece siyasi bir partinin ilgilisidir. Bundan dolayı Yelda hanımı da suçlamayalım asıl suçlu Protokol sıralamasını belirleyen kişidir.

CHP önceki İl Kadın Kolları Başkanlarından Belkız Bozacı da “Keşke seçilmişlerimiz halkın arasında otursalardı... Menteşe Başkanımıza yapılanı kınıyorum.” derken Devrim Karakuş şöyle kaydetmiş:

Bana yine eğri oturmak doğru söylemek düştü Efe’m... Teknik olarak Menteşe Belediye Başkanımızın üstü olan Kaymakam bey ve vali yardımcısı da arka sırada, göreceğin gibi, o nedenle dizilimde hata yok. Ha protokolü 150 metre genişletirsen oturacak yerde sorun kalmaz... Teyzelerle amcalarla gençlerle otursaydı daha şık olurdu...

xx xx xx

Devrim Karakuş eğri oturup doğru konuşma işini halletmiş.

Ancak Ali Turbalıoğlu ne kadar anladı bilmiyorum, ama anlamayanlar olmuştur.

Bunu bir detaylandıralım.

Çünkü Muğla’da kimsenin protokolden haberi yok. Gerek dini, gerekse milli bayramlarımızda dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, Vali İdris Akbıyık’ın ve önceki valilerimizin çoğunun protokol masasında “A protokolde” yer almayanların da bulunduklarını görürsünüz. Hatta toplu fotoğraflarda da Valinin yanında olması gereken milletvekillerinin bu yüzden kıyıda köşede kaldıklarını görürsünüz...

19 Mayıs kutlamalarında Şeref Tribünün de Vali İdris Akbıyık’ın sağ yanında eşi otururken, eşinin yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve O’nun yanında da Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, Muğla Adalet Komisyonu Başkanı Ercan Aslan ve Muğla Barosu Başkanı Levent Akgün yer alırken, Vali İdris Akbıyık’ın sol yanında da Muğla Milletvekilleri Yakup Otgöz ve Cumhur Uzun ile geçen dönem Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ve O'nun yanında da Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar ve eşi yer almış.

Doğru bir dizilim...

Devrim Karakuş’un demek istediği gibi bütün protokolü tek sıraya ip gibi dizemezsiniz. Çünkü tribünü görmüş olanlar bilirler, “Şeref Tribünü” enine geniş bir tribün değildir.

Ancak o tribünün tamamı protokoldür...

Elbette sızmalar da vardır!

xx xx xx

Protokol Vali Dr. İdris Akbıyık ile birlikte şöyledir:

1- T.B.M.M Üyeleri; Milletvekili Kadem Mete, Milletvekili Yakup Otgöz, Milletvekili Cumhur Uzun, Milletvekili Gizem Özcan, Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Milletvekili Selçuk Özdağ, Milletvekili Metin Ergun... 2- Mahallin En Büyük Komutanı, General ve Amiralleri; Harp Filo Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Neslim Eski, Güney Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yusuf Akyüz... 3- Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras... Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Ercan Arslan, 1., 2., 3., ve 4. İdare Mahkemesi Başkanları... 4- Vergi Mahkemesi Başkanı Bayram Barış Özkanay, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Baro Başkanı Av. Levent Akgün...

Buraya kadar ilçe belediye başkanları yok... Çünkü bu isimler “A Protokolü” de denilen il protokolü...

Gonca Köksal hanım ise İlçe Protokolünde... Buraya kadar İl Emniyet Müdürümüz Ali Canbolat ve Muğla İl Jandarma Komutanımız Tuğgeneral Ali Gemalmaz beyefendiler de yok... Çünkü her ikisini de İçişleri Bakanlığının temsilcisi olarak Vali Akbıyık temsil ediyor...

Burada TSK’yı temsil eden komutanların A Protokolde olmalarına rağmen ikinci sırada yer almalarının nedeni sorulacak olursa tamamen fiziki koşullar yüzünden diyebiliriz...

xx xx xx

Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ile AK Parti 27. Dönem Muğla Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Yelda Erol Gökcan’ı kıyaslayanlar varsa yanlış yaparlar. Ki Gökcan’ın orada MKYK Üyesi olarak değil, bir TBMM eski Üyesi olarak olduğunu düşünüyorum. Gökcan’ın orada yeri vardır.

Nitekim aynı yerde ANAP ve CHP eski İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da Muğlaspor’un şampiyonluğunu ilan ettiği karşılaşmayı Vali İdris Akbıyık ile izledi. O gün Yelda Erol Gökcan da oradaydı... Ona kimse ses çıkarmaz iken Aydın Ayaydın’ın orada varlığını sorgulayanlar olmuştu...

Yanlış yapmışlardı...

Gerçekten o şeref tribünü enine oldukça dar... Ya 19 Mayıs kutlamalarına Muğla Milletvekilleri Kadem Mete, Gizem Sayar Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Metin Ergun ile Muğla’dan seçilip Muğla’nın kıyısından geçmeyen Milletvekili Selçuk Özdağ da gelmiş olsaydı, acaba o zaman ikinci sıraya kimler geçecekti?!

Tabii Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, Emniyet Müdürü Canbolat ve komutanlarımız ile birlikte siyasi parti il başkanlarının ve bazı daire müdürlerinin yan yana oturtulmaları şık olmamış...

Çünkü protokolde Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, İl Genel Kolluğun en Üst Amirleri ile ilçe belediye başkanları 5’nci, Rektör Yardımcıları, Fakülte Dekanları, Enstitü ve Yüksekokul Müdürleri 6’ncı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve MUSKİ Genel Müdürü 7’nci, Hakimler, Savcılar, Noter Odası Başkanları 8’nci sırada yer alırken, Mecliste Grubu Bulunan partilerin il başkanları AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve DEM sıralamasıyla 10’ncu, Resmi Kurumların İl Müdürleri 12’nci sırada yer alıyor...

xx xx xx

Aslında burada büyütülecek, dert edilecek bir şey de yok, ama protokolü bilmekte, saygı göstermekte yarar var. Protokolde ayrıca kişilere değil, Devletin temsilcileri ile milletin seçilmişlerine saygı gösteriliyor...

Onların orada protokol olmaları da millete saygısızlık değildir, ama orada olması gereken seçilmişlerin her ne için olursa olsun oradan kalkıp halka karışması da sadece “popülizm” olmakla kalmaz, aynı zaman da orada olan atanmış ve seçilmiş temsilcilere saygısızlık olacaktır.

Tabii burada başta da belirttiğim gibi, Ali Turbalıoğlu’nun bir kabahati yok... Protokolü bilmeyebilir, bilmek zorunda da değil... Ancak CHP İl Başkanı Zekican Balcı veya Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal protokolü biliyor olmalılar. Hatta bir kasıt olamayacağını da biliyorlardır. Keşke Ali kardeşimizi arayıp, aydınlatıp “paylaşımını kaldırmasını” rica etmiş olsalardı.

Ali kardeşim sen de dert etme, “portakal çiçeği” ikinci sırada solmaz...

--------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Ekmek hepimize yetmiyor, kitap da öyle ama keder... Alabildiği kadar.--Nazım Hikmet