Yerelve genel gündemde yazılacak pek çok konu var ama salgın her şeyin önüne geçtiğiiçin sık sık ondan bahsetmek gerekiyor. Keşke, başından beri bütün insanlıkgereken hassasiyeti gösterseydi de bugünlerde bu konuyu kapatmış olsaydım. Amaolmadı. Covid-19 hâlâ gündemde. 2021 Ocak ayından itibaren aşı uygulamasınabaşlandığı halde gündemde.
Covid-19'akarşı baştan itibaren "temizlik, maske ve mesafe (TMM) " uyarıları sürekliyapıldı. Bu konuda belirli bir aşama kaydedildi ama asıl olan aşı idi ve o dahalloldu. Çin, Almanya, Rusya, ABD aşılarını buldular; Türkiye'nin de elikulağında. Muhtemelen Eylül ayında yerli aşı uygulamasına da geçiyoruzinşallah.
Temizlik,maske ve mesafe ilkesi herkes için geçerliydi ama aşı uygulamasına esnaftanbaşlanması konusunda ikazlarımızı yapmıştık baştan beri ve Nisan başında busütunda yazımızı da neşretmiştik ama esnafa aşı konusu taa Mayıs'ın ortasındabaşladı. Biraz geç kalındı esnafa aşı uygulamasında. Sıcak parayı piyasadadolaştıran esnaf aşılanarak piyasa canlı tutulabilirdi; biraz geç kalındı.
Şimditek mesele aşı olup olmama.
Şuaşının bu özelliği varmış; öteki şöyleymiş; beriki böyleymiş" şeklindespekülatif konuşmalara şahit oluyoruz. Çin aşısı, çiçek, kızamık, sıtma aşısıgibi geleneksel aşı. Ben ilk aşımda Sinovac yaptırdım; üçüncü aşımı Biontech yaptırdım.
Aşılarlailgili pek çok şehir efsanesi dolaştı.
Saçma-sapanşehir efsaneleri ile ortalığı bulandıranlar var. Bu iddialar gerçekten saçmasapan iddialardı. Aşının kısırlaştırdığını hararetle savunanlar vardı. Dahabaşka neler duyduk neler!...
Biontechaşısı için de bazı şehir efsaneleri dolaştı ortalıkta. Ben sadece taşikardi veduş dahil suya girmemeyi ciddiye aldım ve ona dikkat ettim. İkinci gün sonundaAile Doktorumla konuşup normal hayata döndüm.
İmdiiii.
Konuüniversitelerin açılmasına geldi dayandı.
Yazınyaşanacak aşı uygulamasıyla, salgın kontrol altına alınabilirse üniversiteleraçılır mı?
Herkesaşı oluverse, mesele yok!...
Amakazın ayağı hiç de öyle değilmiş, gördük.
Aşıkarşıtlarının büyük çoğunluğun "sosyal medya esiri gençlik" olduğu anlaşılıyor.Saçma sapan iddialarla ortaya savrulan gençler "kimse aşıya zorlanamaz" diyerekgüya "demokratik hakları"ını savunuyor.
Hastalığıyaymak ile "demokratik hak" arasında hiçbir ilgi yoktur. Aşılananların hepsivirüs taşımıyor olabilir ama bunun tespiti imkânsızken, aşı tedbirinin en kısave kolay yol olduğu anlaşılıyor. Bu kolaylığı reddeden öğrencilerle üniversiteaçılır mı? Üniversiteler açılınca Türkiye bir şehirlerarası göç ve virüs taşımaherc ü mercine girer mi?
Girer!...
Ozaman gençlerin "demokratik hak fantazisi"ne teslim olmamak ve üniversitelerinkampüslerine girmek için aşı olmayı şart koymak lazım.
Aşıyoksa, ders de yok!...
Benaşılarımı oldum ve derslere hazırım. Aynı hassasiyeti öğrencilerden de beklemekhakkım!...
Haydi gençler, aşıya!...