BELDEN AŞAĞI VURMAK, ACİZ VE CAHİLLERİN İŞİDİR…
Gazeteci Yazar Sedat Kaya arkadaşımız önceki gün “Vurun Abalıya” başlığı altında Beyefendiyi eleştirenleri eleştirmiş.
Beyefendiyi ben de eleştirdim, ancak kendimi öteki eleştiri sahipleri ile aynı kefede görmüyorum, gerçi benim gibi şehri ve yerel yönetimi koruma güdüsüyle ve Kamu Gazetecisi sorumluluğu ile yazanlar da var ama herkesin niyeti başka. O yüzden yazıdan alınmadım da... Üstelik Beyefendiyi muhatap almayacağımı da deklere etmiş bulunuyorum. Kendisiyle konuşulmuyor. Gerek te yok…
Yani bu satırlarla Ona muhatap olmuş duruma düşmek istemem.
Sedat Kaya arkadaşımız yazısının girişinde “Ne danışmanmış be arkadaş. Günah keçisi mi, hedef tahtası mı belli değil. Gelen vuruyor, giden vuruyor. Üstelik mesele artık siyasi eleştiriyi de aşmış durumda. İşi annesinin etnik kimliğine kadar götüren seviyesiz bir linç dili bile üretildi. En kutsal değere bile saldırılıyorsa, işte orada durmak gerekiyor.” ifadesinde bulunmuş.
Beyefendi için inanın üzüldüm. Beyefendi ile ilgili eleştirilerim siyasi eleştiri olmadığı gibi “belden aşağı vurma” yazılarımda olmamıştır.
Şahsen ben her türlü eleştiriyi kabul ederim de belden aşağı vuruldu mu dellenirim… Eli kalem tutan klavye dokunan kişilerin muhatabına annesinin, eşinin, kızının üzerinden yürümesini zayıflık ve şerefsizlik olarak görürüm. “Biz Muğlalılar mübadeleye kadar Rumlarla kardeş gibi yaşadık, Muğla bir hoşgörü limanıdır” derken, kendini bilmez biri Beyefendiye ‘Yunan annesi’ üzerinden yüklenmiş. O kişiyi kınıyorum. Ne diyeceksen kendisine de “anasını” ne karıştırıyorsun…!
*
BELEDİYE İŞTİRAKLERİNE DİKKAT
Biz dünkü konuya dönelim.
Bilindiği gibi CHP'li Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yolsuzluk soruşturmasında dikkat çekici bir 'Muğla' detayı ortaya çıktı. Tutuklanan iş insanları C.M. ve H.V.'nin CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden 8 ayda 28 milyon liralık iş alması dikkati çekti.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca “ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve suçtan elde edilen gelirin aklanması” suçları kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ANSET'e yönelik yürütülen soruşturmada adliyeye sevk edilen 14 kişi tutuklanmıştı.
Tutuklananlar arasında Muğla merkezli iş insanları C.M. Bey ve H.V. Hanım da yer alıyordu. Tutuklanan 2 ismin, CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesi'nden de peş peşe orta ve büyük ölçekli işler aldığı ortaya çıktı.
Bütün gözler Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne çevrildi. Kulaklar Antalya’dan gelecek gelişmelere verildi…
*
10 MİLYONLUK ÇALIŞTAY
Prodüksiyon, menajerlik ve organizasyon sektöründe faaliyet yürüten ve ANSET soruşturması kapsamında tutuklanan şüpheli C.M. Beyin, özellikle Kasım 2024-Nisan 2025 tarihlerinde Belediyeden 8 ayrı iş alması dikkat çekiyor.
Bu etkinliklerin arasında yer alan “Kıyı Ege'de Deprem Gerçeği ve Afet Yönetimi Çalıştayı” organizasyon işinin yaklaşık 10 milyon liralık sözleşme bedeliyle C.M. Bey tarafından üstlenildiği görülüyor. C.M. Beyin ayrıca Belediyeden “Çin heyetinin Muğla Ziyareti Organizasyonu”, “Turizm Haftası Gala Yemeği Organizasyonu” ve “Türk Bayrağı Alım İşi” gibi çeşitli işleri de aldığı belirtiliyor.
Ben en çok bayrak alımına takıldım. Büyükşehir Belediyesi sanıyorum bir milli bayramımızda vatandaşlara dağıtılmak üzere Türk Bayrağı satın alıyor… İyi de ediyor… Ama koskoca belediye aracısız üretici firmalara teklif mektubu göndereceğine, belediyenin adeta kolaylaştırıcısı haline geldiği anlaşılan C.M. Beye “Hadi efem şu bayrakları sen alıver” deniliyor.
Yanlış anlaşılmasın C.M.’nin cebinden değil, belediyenin kasasından…
*
3 İŞE 12,8 MİLYON LİRA
Yine organizasyon sektöründe faaliyet yürüten ve ANSET soruşturması kapsamında tutuklanan şüpheli H.V. hanımın da Muğla Büyükşehir Belediyesinden peş peşe işler alması dikkatlerden kaçmadı.
H.V'ye ait organizasyon şirketinin, 2025 yılı mart-temmuz döneminde 3 farklı iş için toplam 12,8 milyon liralık sözleşme bedeliyle Belediyeye hizmet sağladığı kayıtlarda yer aldı. “2025 Rusya Moskova MITT Fuarı Organizasyon Hizmeti Alım İşi” için sözleşme bedeli yaklaşık 9 milyon lira olurken, “2025 Çin ITB Şangay Fuarı Organizasyonu Hizmet Alım İşi” için sözleşme bedeli de 3,4 milyon lira olarak dikkati çekmekte.
Benim anlayamadığım, Muğla Büyükşehir Belediyesi iştiraki M.K.S. (Muğla Kültür Sanat) Şirketi bu işler için kurulmuş bir şirket. İnsanın bari kendi şirketinizle çalışsaydınız diyesi geliyor…
Neyse inşallah bu yaz Rus ve Çinli turist patlaması yaşarız. Yoksa İngilizler gelmezse yandık…
*
KAMU PARASINDA ŞEFFAFLIK ZORUNLULUKTUR
Senelerdir aynı şirketlerle çalışmak belki “istikrarlılık” gibi görülebilir, ama sokaktaki insan hakkı olarak sorar:
-Başka firma yok mu? Bu bir tekelleşme değil mi?
-Bu firmalarla çalışmak belediyemiz menfaatlerine çok mu uygun?
-Uygunsa nereden belli? İhale mi yaptınız? Yaptıysanız ihale ilanı, şartname nerede? Hangi firmalar katıldı?
Ki kamu ihaleleri de yalnızca teknik işlem değildir. Belediyelerin yaptığı her ödeme, yurttaşın vergisiyle oluşan kamu kaynağından karşılanır. Bu nedenle milyonlarca liralık organizasyon, fuar, çalıştay ve tanıtım harcamalarında açıklık esastır.
Elbette ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı sürece herkes için masumiyet karinesi geçerlidir. Ancak masumiyet karinesi, kamu kurumlarının harcamalarıyla ilgili soruların sorulmasına engel değildir.
Aksine, böyle durumlarda şeffaflık daha da önem kazanır…
Muğla Büyükşehir Belediyesi Açıklama Yapmalıdır…
*
Muğla Büyükşehir Belediyesinin, sosyal medyada ve basında yer alan bu iddialar karşısında sessiz kalması tartışmayı büyütür. Belediyeden beklenen, genel bir siyasi açıklama değil, doğrudan ihale bilgilerine dayanan teknik bir açıklamadır;
-Hangi iş, hangi tarihte, hangi firmaya, hangi yöntemle, hangi bedelle verildi?
-Bu işlerde rekabet koşulları sağlandı mı?
-Kamu zararı oluşmaması için hangi denetimler yapıldı?
Bu soruların yanıtı verilmeden, Muğla ayağındaki tartışmanın kapanması mümkün görünmüyor.
Antalya’daki ANSET soruşturması yargının konusudur. Ancak aynı dosyada tutuklanan bazı isimlerin Muğla Büyükşehir Belediyesinden milyonluk işler aldığı iddiası, Muğla kamuoyunu doğrudan ilgilendirir. Bu noktada şu sorularda sorulabilir:
-Muğla’da kamu kaynakları kimlere, hangi yöntemle ve hangi gerekçeyle kullandırıldı, kullandırılıyor?
Bu sorunun cevabı siyasi polemikle değil, belgeyle verilmelidir. Kamu yönetiminde güven, ancak açık bilgiyle sağlanır. Belediyelerin görevi de kamuoyunu karanlıkta bırakmak değil, harcanan her liranın hesabını verebilmektir…
*
MUSKİ DENİZLİDE GÜNEŞ ENERJİSİ ÜRETİYOR
Evet yanlış okumadınız, MUSKİ Denizli’de güneş enerjisi üretecek.
Malum MUSKİ, Büyükşehir Beledisi içinde kamu kaynaklarını en çok kullanan şirkettir.
Haberi öğrenince aklıma ilk gelen Somali çıkartmamız oldu. Malum Türkiye’nin Somali'de 2026 yılı itibarıyla yürüttüğü petrol arama faaliyetleri, özellikle “Çağrı Bey” gemisinin bölgeye gönderilmesiyle hız kazanmış olup hem yerel hem de uluslararası alanda karmaşık tepkilerle karşılandı. Ülkemizde eleştirileri aşıp dalga geçenler bile çıktı. “Bizim Somali’de ne işimiz var?” denildi.
Bizim MUSKİ’nin Denizli’de ne işi var? Elektriği kime, Rodos’a mı Simi’ye mi satacağız?
Yok hayır MUSKİ’nin bu “güneş enerjisi aşkını” alkışlayarak karşılıyorum. Ki MUSKİ’nin bu alanda da faaliyet göstermesinin temellerini Osman Gürün Başkan attı…
Benim bu “Denizli Yatırımında TÜLOV, MUPA izleri ilgilendiriyor. Şu anda dosyayı hazırlıyorum. Tamam olunca paylaşırız…
*
Op. Dr. Osman Gürün Başkan’dan söz edince aklıma geldi. Sevgili doktorum beni yıllar sonra takibe almış... Görünce mutlu oldum…
Keşke Başkanlığı sırasında takipte olsaydı da bugün bizi tozkoparanlara muhatap etmeseydi…
--------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ: Küçük insanlarla hiçbir büyük bir amaç gerçekleştirilemez --John Stuart Mill